Sorun Cevaplayalım
PC FORUMLARI
Kullanıcı Adı
Parola
Video İzlemek, Albümlere Girmek, Resimleri ve Linkleri Görmek, Eklentileri İndirebilmek, Paylaşım Yapabilmek, Yorum Yazabilmek, Tüm Bölümlere Ulaşabilmek İçin Mutlaka Üye olmanız gerekmektedir.
Üye Olmak İçin Tıklayın.
Geri Dön   PC FORUMLARI > Türkiyem > Türkiye Gerçekleri > Ergenekon > TBMM Susurluk Komisyonu Raporu 2.Bölüm
Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri
Eski 18-09-2007, 12:11 PM   #1 (permalink)
Labradorr - ait Avatar
Mesajlar: 97 | Albüm: Labradorr'in Resim Albümü
Tecrübe Puanı: 110
Rep Puanı : 714
Rep Derecesi : Labradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to behold
İletişim:
TBMM Susurluk Komisyonu Raporu 2.Bölüm
C -SÖYLEMEZ KARDESLER ÇETESIYLE ILGILI INCELEME

1- T.C. T.B.M.M. Yasadisi örgütlerin devletle olan baglantilari ile Susurlukta meydana gelen kaza olayinin ve arkasindaki iliskilerin aydinliga kavusturulmasi amaci ile kurulan (10/89 110, 124, 125, 126) esas numarali Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca 29.11.1996 gün ve A.01.1.GEÇ/4 sayili yazi ile Içisleri Bakanligina yazilan yazida ``Yasadisi Örgütlerin Devletle Olan Baglantilari ve Susurlukta Meydana Gelen Kaza Olayinin ve Arkasindaki iliskilerin Aydinliga Kavusturmasi Amaciyla Meclis Arastirma Komisyonu Kuruldugu, Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü tarafindan simdiye kadar Mafia-Yasadisi Örgütler ile devlet iliskileri ve baglantilari, Susurlukta Meydana Gelen Kaza Olayi ve Arkasindaki Iliskiler konusunda herhangi bir rapor hazirlanmissa bu raporlarin ve varsa belgelerin incelenmek üzere Komisyona gönderilmesi talep edildigi, Komisyonun bu yazisina Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügünce ayri ayri cevap verildigi;

A- Jandarma Genel Komutanliginin 6 Aralik 1996 tarih ve HRK:2060-90- 96/Asys.Pl.(217053) sayili cevabi yazida: ``Söylemez Çetesi olarak anilan yaralama, adam kaçirma, alikoyma gibi organize suçlar isledigi belirlenen çetenin elemanlarindan evvelki astsubay Basçavus Mehmet Faysal Söylemez ve Fevzi Sahin, Adana-Pozanti TEM oto yolunda güvenlik kuvvetleri ile girdikleri silahli çatisma sonra ele geçirildigi saniklarin sorgulamalari sonucu elde edilen bilgiler dogrultusunda yapilan operasyonlarda olayla ilgisi oldugu tespit edilen (2)'si Kara Kuvvetleri Komutanligi Mensubu, (3)'ü Hava Kuvvetleri Komutanligi Mensubu, (1)'i 3. G.Kom.Mensubu olmak üzere toplam (6) Askeri personel, (3) Emniyet Mensubu ve (7) sivil sahis olmak üzere toplam (16) sanik, (7) tabanca, (14) Sarjör, (300) fisek, (50)gr (C-4) patlayicisi 2 parça C-3 TNT, 3 fünye, 186.900 DM Döviz ve 155.200.000 TL.si'nin ele geçirildigi, saniklari yargilanmalarinin devam ettigi, Jandarma üsttegmen Can Köksal'in Askeri Sura Karari ile Türk Silahli Kuvvetlerinden ilisiginin kesildigi'' bildirilmistir.

B- Emniyet Genel Müdürlügünün 8.12.1997 gün ve B.O5.1.EGM.0. 60.05. 03/2694-96 sayili cevabi yazilarinda: ``Konuya iliskin Emniyet Birimlerince düzenlenen evrakin bir dosya içerisinde gönderildigi ifade edilmistir.Adi geçen dosyanin incelenmesinde özetle: Adana'da yakalanan Faysal ve Mustafa Söylemez tarafindan olusturuldugu anlasilan organize suç örgütü ile bazi Emniyet Görevlileri arasinda iliskiler bulunduguna iliskin Sanliurfa Milletvekili Sedat Bucak tarafindan ortaya atilan iddialarin Mülkiye Müfettisleri ve Polis Müfettisleri tarafindan müstereken incelenmesi hakkinda Içisleri Bakanliginin 19.06.1996 tarihli onayinin oldugu, Emniyet Genel Müdürü Alattin Yüksel imzasi ile verilen 18.07.1996 tarihli sorusturma izin onayinda, Mehmet Sena, Faysal ve Mustafa Söylemez tarafindan olusturuldugu anlasilan organize suç örgütüne katildiklari anlasilan 58652 sayili Baskomiser Halim Apaydin, 122330 sayili Komiser Yardimcisi Nazif Yavuz ile 122184 sicil sayili Komiser Yardimcisi Mehmet Siddik Bakir haklarinda adli sorusturmanin Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Bassavciliginca yürütülmekte oldugu, disiplin mevzuati açisindan her üç sanik hakkinda sorusturma açilmasi gerektigi, Çankaya ilçesi eski Emniyet Müdürü Sedat Demir'in Söylemez Kardeslerce isletilen Ruwors Disko Bara Çankaya Emniyet Müdürlügünce mobilya alinmasi karsiliginda süresiz kapatilmis olmasina ragmen, barin yeniden açilmasina izin vererek görevini kötüye kullandiginin tespit edildigi, Sedat Demir'in mal varliginda izahi mümkün olmayan belirgin bir artisin görülmesi üzerine adi geçen hakkinda 3628 sayili kanuna göre islem yapilmak üzere düzenlenen tevdi raporunun Istanbul Cumhuriyet Bassavciligina intikal ettirildigi, Sedat Demir hakkinda M.M.H. Kanun ve disiplin mevzuati uyarinca sorusturma açildigi, Söylemez Kardeslerin Istanbul Kiziltoprakta bulunan yazihanelerine 26.02.1996 tarihinde silahli baskin düzenlenmesi olayinda sorusturmanin Söylemez kardesler lehine yürütülmesi ve saniklara baski ve kötülük yapilmamasi karsiliginda Istanbul Emniyet Müdürlügü Cinayet Büro eski Amiri Erdal Durmaz'in rüsvet aldiginin tanik beyani ile tespit edildigi, bu nedenle düzenlenen dosyanin Istanbul Cumhuriyet Savcisi Sezgin ÖZDEMIR'in yazili talebi üzerine elden teslim edildigi, Erdal Durmaz hakkinda disiplin mevzuati açisindan da sorusturma açilmasi gerektigi, Içisleri Bakanligi Yüksek Disiplin Kurulunun 24.10.1996 tarih ve 1996/44 sayili karari ile Baskomiser Halim Apaydin, Komiser Yardimcisi M.Siddik Bakir, Komiser Yardimcisi Nazif Yavuz'un Devlet Memurlugundan çikarilmalarina karar verildigi, Emniyet Genel Müdürlügü Yüksek Disiplin Kurulunun ise 26.11.1996 tarih ve 199/308 sayili karari ile yukarida adi geçen Emniyet Mensuplarinin meslekten çikarilmalarina karar verildiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:103)

2- Komisyon Baskani Mehmet Elkatmis'in imzasi ile Adalet Bakanligina gönderilen 29.11.1996 tarih ve A.01.1.GEÇ/3 sayili yazida; Komisyonun görev alanina giren Ömer Lütfi Topal Söylemezler Çetesi, Tevfik Agansoy, Susurluk Olayi, 1978 Bahçelievler Katliami, Abdi Ipekçinin öldürülmesi ile ilgili tahkikat dosyalarinin komisyona acilen gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:74)

3- Adalet Bakanliginin 13.12.1996 tarih ve 031114 sayili cevabi yazilarinda; Susurluk, Ömer Lütfi Topal ve Bahçelievler Katliami ile ilgili dosyalarin fotokopilerinin sunuldugu diger sorusturma ve kogusturmalarla ilgili dosyalarin daha sonra gönderileceginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:74)

4- Komisyon Baskanliginca Istanbul Cumhuriyet Bassavciligina yazilan 10.01.1997 tarih ve A.1.01.GEÇ.10/89-117 sayili yazi ile kamuoyunda Söylemez Kardesler Çetesi olarak bilinen kisilerden rüsvet aldiklari bahis ile haklarinda dava açilan Halim Apaydin ve diger Emniyet görevlileri hakkindaki dava dosyalarinin onayli birer örneginin komisyon görevlisi Akman Akyürek'e elden teslim edilmelerinin istenildigi. incelenmistir.(Ek:104)

5- Adalet Bakanliginca Komisyona gönderilen 8.01.1997 tarih ve 763 sayili yazi ile de; Söylemez Çetesi hakkinda Istanbul (6) No'lu DGM'e açilan kamu davasina ait evraklarin onayli fotokopi suretleri gönderilmistir.Buna göre;

Gerek Adalet Bakanligi gerekse Istanbul (6) No'lu DGM Bassavciligindan komisyonumuza intikal eden bilgi ve belgeler ile Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca hazirlanmis olan 27.12.1996 tarih ve Hazirlik: 1996/1321 Esas: 1996/1711 Iddia: 1996/1584 sayili iddianamenin incelenmesinde: Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez, Mustafa Söylemez, Can Köksal, Mehmet Siddik Bakir, Nazif Yavuz, Fevzi Sahin, Nihat Koç, Ümit Atay, Zeki Atay, Davut Sahin, Halim Apaydin, Cevdet Kocak, Kamil Türk, Numan Okman, oktay Saglam, Muhsin Çayar, Cafer Engin, Mehmet Sükrü Engin, Sevki Anlar, Metin Savci Felmi Uzal, Çerkes Gebeloglu, abdullah Alaca, Süleyman Sahin'in sanik oldugu, Saniklardan, Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa Söylemez ile Can Köksal, Mehmet Siddik Bakir, Nazif Yavuz, Fevzi Sahin, Nihat Koç ve Ümit Atay haklarinda Cürüm islemek için tesekkül olusturmak, diger saniklar hakkinda ise cürüm islemek için olusturulan tesekküllerin üyelerine bilerek ve isteyerek yardim etmek suçlarindan dava açildigi,

- iddianamede, saniklarin isledikleri suçlar ile ilgili olarak:

Saniklardan Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez ve Mustafa Söylemez'in kardes bulunduklari, 1993 yili Kasim ayinda Sason Ilçe Emniyet Müdürlügünde komiser yardimcisi olarak görevli bulunan sanik Mustafa'nin istifa ederek Ankara'ya geldigi ve birlikte Ankara'da oturan, Ankara Numune Hastanesinde görevli doktor olan sanik Mehmet Sena ile birlikte ayni evde kaldiklari, 1994 yili Ocak ayi içinde sanik Mehmet Faysal'in Ankara'da bulunan ``Romors Disko'' isimli bara ortak oldugunu, 02.04.1994 tarihinde bu yerde meydana gelen olay sonucunda ``Bucak'' asiretinde Memduh Sultan Bucak ve arkadaslari Ahmet Oynak ve Vahap Akpinar'in sanik Mustafa Söylemez ve anilan barda çalisan Sait Aydin tarafindan silah ile ates edilerek öldürüldükleri, olay sirasinda Mehmet Sena'nin yaralandigi, olaydan sonra kaçan sanik Mustafa'nin, kendisini daha önce tanidigi Samsun ilinde komiser yardimcisi olarak görevli bulunan sanik Mehmet Siddik Bakir'in evinde bir süre kaldigi, daha sonra Istanbul'a gelerek degisik yerlerde kaldigi ve 1994 Aralik ayinda görevinden emekli olarak ayrildigi, sanik Mehmet Sena'nin 1994 Agustos ayinda Paris'e gittigini, 1994 Aralik ayi içinde Ankara'da bulunan ``Time Out'' isimli sirketin ortaklarindan Aykut isimli sahis ile sanik Mehmet Faysal'in görüstügü, 1995 yili baslarinda sanik Mehmet Sena'nin Paris'ten döndügü, 1995 Subat ayi sonlarinda saniklar Mehmet Sena ve Mehmet Faysal'in anilan sirkete birlikte gittikleri, bu yerde görevlilerce tabancalari ile birlikte yakalandiklari, hakkinda yasal islem yapildigi, Sanik Mehmet Ankara'da Halil Kaya isimli kisiyi tehdit ile alikoydugu ve kendisinden para aldigi,

1995 yili baslarinda sanik Mehmet Faysal'in talimati ile sanik Mehmet Siddik Bakir'in Mehmet Faysal ile birlikte çalisan sanik Sahin ile birlikte Siirt iline giderek, bu yerde görev yapan Üsttegmen Can Köksal'dan Ikiyüzmilyon lira karsiliginda, bir adet G-3 marka tüfek ve dürbün satin aldiklari ve ayrica satin almak istedikleri diger silahlari da siparis verdikleri, sanik Mehmet Faysal'in talimati üzerine anilan silah ve dürbünü Istanbul'a getirdikleri ve sanik Mehmet Faysal'a teslim ettikleri, daha sonra siparis edilen silahlarin sanik Mehmet Faysal tarafindan, para karsiliginda sanik Can'dan alindigi, sanik Mehmet Sena'nin talimati üzerine, sanik Can'in bir adet Kalashinikov marka tüfek ve bir adet tabanca temin ettigi ve Siirt Iline gelen sanik Fevzi Sahin'e teslim ederek, birlikte Ankara'ya geldikleri, sanik Can'in sanik Mehmet Sena ile tanistigi, sanik Mehmet Sena'nin kendisinden plastik patlayici madde, fünye ve saniyeli fitil temin etmesini istegi, Siirt iline dönen sanik Can'in, istenilen patlayici maddeleri görev yaptigi askeri birliginden temin ettigi, sanik Mehmet Sena'nin talimati üzerine Ankara'ya gittigi ve sanik Fevzi Sahin ile bulusarak, sanik Fevzi'nin kullandigi oto ile Iskanbul'a geldikleri, saniklar Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez ve yakalanamayan sanik Cazim Koç ile bulustulari, sanik Mehmet Sena'nin, sanik Can'a birlikte çalismayi önerdigi, hasimlari bulunan bir sahsi öldüreceklerini, olaydan sonra kaçmak için kendilerine yardimci olmasi gerektigini açikladigi, sanik Can'in bu öneriyi kabul ettigi;

10/10/1995 tarihinde, Istanbul 1.Nolu DGM'nin 1996/125 Esas sayili davasinda cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçundan yargilanmakta bulunan saniklar Mehmet Faysal Söylemez, Arif Yanik ve Abdülhalim Kahraman ile sanik Mehmet Sena Söylemez'in Tonguz Kazim Çagatan'a ait, Muhittin Yurtseven adina tapuda kayitli, Ilimiz Kadiköy Erenköy'de bulunan arsayi, Muhittin Yurtseven'i silah ile tehdit ederek, sanik Mehmet Sena Söylemez adina, Kadiköy Tapu Sicil Müdürlügünde kayit ettirdikleri ve anilan arsanin Abdurrahman Gölbasi isimli kisiye, yetmismilyar lirasi pesin olmak üzere, yüzaltmismilyar liraya satildigi, bu satisa aracilik yapan sanik Çerkes Gebologlu ve yakalanamayan sanik Selahattin Can'a birer milyar lira verildigi, olay ile ilgili sorusturmanin Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin 1996/7394 Hazirlik sayili dosyasi üzerinden yürütüldügü;

1995 yili sonlarinda, saniklar Mehmet Faysal ve Mehmet sena Söylemez'in, Istanbul 1. No'lu DGM.'nin 1996/125 Esas sayili davasinda cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçundan yargilanmakta bulunan Ahmet Söylemez ve Arif Yanik ile birlikte, magdur Osman Aydin'i, Ilimiz Küçükcekmece Ilçesinde silah ile tehdit ederek korkuttuklari ve bu sekilde magdurun kendilerine ikiyüzbin dolar vermesini sagladiklari;

10/02/1996 tarihinde, Istanbul 1. No'lu DGM.'nin 1996/125 Esas sayili davasinda, cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçundan yargilanmakta bulunan Mehmet Faysal Söylemez, Ahmet Söylemez, Abdülhalim Kahraman ve Arif Yanik ile birlikte, sanik Mehmet Sena Söylemez'in, Ömer Çetinsaya ve Selçuk Hüryasar isimli kisileri silah ile tehdit ederek alikoyduklari, Ömer Çetinsaya'nin isyerindeki hissesini kendisini tehdit ederek, sanik Ümit Atay adina Kadiköy 12. Noterliginde devir islemini yaptirdiklari, saniklarin yakalanmasindan sonra, Istanbul Maltepe Ilçesinde yapilan aramada, Ömer Çetinsaya'dan alinan, Ümit Atay adina, düzenlenmis vekaletnamenin ve Ömer Çetinsaya'ya imzalatilan iki adet kagidin ele geçirildigi, olaya iliskin Kadiköy 2. Agir Ceza Mahkemesinin 1996/85 Esas sayili davasindaki yargilamanin sürdürüldügü;

12/02/1996 tarihinde, saniklar Mehmet Faysal ve Mehmet Sena'nin, sanik Sevki Anlar'a ait isyerinde, Yalçin ve Bülent Kiliç isimli kisileri silah ile tehdit ederek, yirmibes adet oto ve iki adet üçmilyar liralik çek aldiklari, iki otonun giyabi tutuklu sanik Davut Sahin adina kayit ettirildigi, alinan üç milyar liralik çeklerden birinin sanik Sevki Anlar'a, digerinin ise sanik Halim Apaydin'a verildigi, olay ile ilgili sorusturmanin Beyoglu Cumhuriyet Bassavciliginin 1996/7693 Hazirlik sayili dosyasi üzerinden yürütüldügü;

26/02/1996 tarihinde, Istanbul 1. Nolu DGM.'nin 1996/125 Esas sayili davasinda, cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçundan yargilanmakta bulunan saniklar Mehmet Faysal Söylemez, Baris Bedirhan Çinar, Abdülhalim Kahraman, Arif Yanik, Ahmet Söylemez ve 12/03/1996 tarihinde Inegöl Ilçesinde öldürülen Ibrahim Yüce ile sanik Mehmet Sena'nin, Ilimiz Kadiköy Ilçesi Kiziltoprak'ta bulunan isyerinde birlikte bulunduklari sirada meydana gelen olayda, Komiser Yardimcisi Mehmet Hakan Findik ve Polis Memuru Ragip Lale'nin tabancalarinin, saniklar Mehmet Faysal ve Mehmet Sena tarafindan alindigi, Sait Aydin isimli kisinin, Ömer Çetinsaya tarafindan öldürüldügü, Seref Aydin isimli kisinin yaralandigi, Komiser yardimcisi Mehmet Hakan Findik'tan alinan 9 mm. çapli CZ 75 model tabancanin, saniklar yakalandiktan sonra Ankara, Eryaman semtindeki evde yapilan aramada ele geçirildigi, olaya iliskin Kadiköy 2. Agir Ceza Mahkemesinin 1996/82 Esas sayili davasindaki yargilamanin sürdürüldügü;

12/03/1996 tarihinde, Eskisehir Cezaevinde tutuklu bulunan Ahmet Söylemez'i ziyaretten dönen Mehmet Nasir Söylemez ve Resul Söylemez'in öldürülmesinden sorumlu tutuklulari Ibrahim Yüce ile saniklar Mehmet Faysal ve Mehmet Sena'nin Yalova'da bulustuklari, saniklarin otosuna binen Ibrahim Yüce'nin, Inegöl Ilçesinde otodan indirildigi ve sanik Mehmet Sena tarafindan tabanca ile ates edilerek öldürüldügü, olaya iliskin sorusturmanin Inegöl Cumhuriyet Bassavciliginin 1996/489 Hazirlik sayili dosyasi üzerinden yürütüldügü;

04/04/1996 tarihinde, Kadiköy Kiziltoprak'taki isyerinde Sait Aydin'in öldürülmesi, Seref Aydin'in yaralanmasindan sorumlu tuttuklari Ömer Çetinsaya nedeniyle, ``Çetinsaya'' ailesine karsi eylem yapmaya karar veren saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa Söylemez'in, bu konuda hazirlik yaptiklari, Silopi Ilçesinde Astegmen olarak görevli bulunan sanik Mehmet Siddik Bakir ve Emniyet Genel Müdürlügü Bilgi Islem Dairesinde görevli bulunan komiser yardimcisi Nazif Yavuz'u Istanbul'a çagirdiklari, Ilimiz Bakirköy, Ataköy'de oturdugunu belirledikleri Ahmet Çetinsaya'yi öldürmeye karar verdikleri, saniklar Davut Sahin ve Nazif Yavuz'un, Ahmet Çetinsaya'nin evden çikisini bildirmek için sanik Davut'a ait oto ile Ahmet Çetinsaya'nin evinin önüne gittikleri, saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal, Mustafa ve Mehmet Siddik'in, sanik Mehmet Faysal'in kullandigi, olaydan bir ay kadar önce Ankara'da sanik Halim Apaydin tarafindan, kullanilmasi için sanik Mehmet Faysal'a verilen 06 VAM 11 plaka sayili beyaz renkli, Tempra marka oto ile eylem yerine gittikleri, sanik Mehmet Faysal'in otoda bekledigi, diger saniklarin lav silahlari ve Kalashinikov marka silah ile olay yerinde bekledikleri, sanik Mehmet Siddik'in komiser yardimcisi rütbeli üniformayi, sanik Mustafa'nin polis üniformasini giydigi, sanik Nazif Yavuz'un, evinden çikan ve zirhli otosuna binen Ahmet Çetinsaya'nin evinden ayrildigini cep telefonu ile sanik Mehmet Faysal'a bildirdigi, sanik Mehmet Faysal'in bekledikleri yerde polis otosu görmesi üzerine, diger saniklari da otosuna alarak eylemi gerçeklestiremeden olay yerinden ayrildiklari, olay yerinde yapilan aramada, olayda kullanilacak lav silahlarina ait kapak ve kayislarinin bulundugu, olayda kullanilmak istenilen silahlarin da saniklara ait evlerde yapilan aramalarda ele geçirildigi;

20/04/1996 günü, saniklar Mehmet Sükrü Engin ve Fehmi Uzal'in topladigi bilgiler ve saniklar Can ve Ümit Atay'in arastirmalari sonucu ``Çetinsaya'' ailesinden intikam almak amaciyla, Söylemez kardeslerin öldürmeye karar verdikleri Hakan Çetinsaya'nin isyeri ve evini belirledikleri, 34 MBM 67 sahte plakali Mercedes marka oto ile, Ilimiz Kadiköy Göztepe'de oturan Hakan Çetinsaya'nin evinin önünde saniklar Mehmet Sena, Mustafa, Mehmet Faysal ve Can'in bekledikleri, toplanan bilgilerden 34 VP 555 plaka sayili beyaz renkli Mercedes marka otoyu kullandigini belirledikleri Hakan Çetinsaya'nin, anilan oto ile geldigini gördükleri, saniklar Mehmet Sena ve Mustafa Söylemez'in otodan inerek, anilan otoya tabancalari ile ates ederek oto içinde bulunan Hakan Çetinsaya ve Halit Piskinbas'i öldürdükleri, sanik Mehmet Faysal'in kullandigi ve sanik Can'in da içinde bulundugu 34 MBM 67 sahte plakali otoya binerek, birlikte olay yerinden kaçtiklari, olaya iliskin Kadiköy 2. Agir Ceza Mahkemesinin 1996/183 Esas sayili davasindaki yargilamanin sürdürüldügü;

22/04/1996 tarihinde, sanik Nihat Koç'un, saniklar Mustafa ve Mehmet Sena'nin talimatlari uyarinca, sanik Can Köksal tarafindan kendisine verilen el bombasini Ilimiz Sisli Ilçesinde bulunan Bülent Kiliç'a ait oto galerisine atarak, patlattigi, olay ile ilgili sorusturmanin Sisli Cumhuriyet Bassavciliginin 1996/12814 Hazirlik sayili dosyasi üzerinden yürütüldügü;

12/03/1996 tarihinde meydana gelen Eskisehir Ilindeki öldürme olayindan sonra, saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa'nin Ankara'da oturan Dogru Yol Partisi Sanliurfa Milletvekili Edip Sedat Bucak'a karsi eylem yapmaya karar verdikleri, kendisini izlemek için Ankara Bahçelievler semtindeki Bucak'in isyeri karsisinda bulunan bir daireyi, sanik Süleyman Sahin adina satin aldiklari, ancak Bucak'in isyerini bu yerden tasidigini ögrenen saniklarin, satin aldiklari evi tekrar sattiklari, saniklarin TBMM binasi çikisinda adi geçene eylem yapmaya karar verdikleri, ancak bu yerde bulamadiklari ve bu nedenle bu eylemden vazgeçtikleri;

Sanik Söylemez kardeslerin, Siverek Ilçesinde bulunan Edip Sedat Bucak'in oturdugu eve yönelik, kiralayacaklari bir helikopter ile gerçeklestirmeyi düsündükleri eylem için silah temin etmeye karar verdikleri, 1996 Mayis ayi içinde sanik Mehmet Faysal'in 1. Ordu Hava Alay'inda görevli Astsubay arkadasi sanik Numan Okman ve onun araciligi ile ayni yerde görevli Astsubay sanik Oktay Saglam ile iliski kurdugu ``Lancer'' isimli silahi kendilerine vermesini, anilan silahin örnegini yaptiracaklarini ve iade edeceklerini açikladigi, saniklar Mehmet Sena ve Can'in bu sekilde anilan silahi sanik Astsubay Oktay Saglam'dan aldiklari ve Ankara'ya getirdikleri, sanik Mehmet Faysal'in Erzincan Ilinde görev yapan arkadasi Astsubay sanik Kamil Türk ile de iliski kurdugu ve kendisinden roket mermisi ve roket motoru istedigi, sanik Kamil Türk'ün öneriyi kabul ettigi ve sanik Mehmet Faysal'in Ankara'da birlikte oturduklari Astsubay arkadasi sanik Cevdet Kocak ve sanik Ümit Atay'in babasi olan emekli Astsubay Zeki Atay'i Erzincan'a gönderdigi, sanik Cevdet'in, sanik Kamil türk'ten görevli oldugu askeri birlige ait dört adet roket mermisi ve dört adet roket motorunu alarak, sanik Zeki Atay ile birlikte Ankara'ya getirdikleri, bir kisim saniklar yakalandiktan sonra Ankara Ümitköy semtinde bulunan evde yapilan aramada anilan Lancer silahinin ve roket mermileri ile motorlarinin ele geçirildigi, sanik Mehmet Faysal'in sanik Cevdet kocak ile birlikte kaldigi Ankara Eryaman Demirer Sitesindeki evde yapilan aramada ele geçirilen iki adet, helikopterler de kullanilan makineli tüfek mermilerinin de sanik Cevdet Kocak tarafindan temin edildigi,

Sanik Söylemez kardeslerin Mersin ilinde oturan, adresini belirledikleri ``Bucak'' asiretinden Osman Bucak'i öldürmeye karar verdikleri, sanik Mehmet Faysal'in talimati ile sanik Ümit Atay'in Mersin'e gittigi ve Osman Bucak'in evine yakin Soli Sitesinde ev kiraladigi ve babasi sanik Zeki Atay'in çikardigi ikametgah belgeleri ile üç adep cep telefonu satin aldtigi, saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa Söylemez ve Fevzi Sahin'in de Mersin'e gittikleri, bu yerde bekleyen sanik Ümit Atay ile bulustuklari, kiralanan ve Osman Bucak'a ait evleri ve çevrelerini inceledikleri, sanik Mustafa'nin Mersin ilinde kaldigi, saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Fevzi Sahin'in Pozanti Ilçesinde sanik Can ile bulustuklari, sanik Can'a ait 56 G 0008 plaka sayili otoyu sanik Ümit Atay ve sanik Ümit'in Adana'dan çagirdigi ve bu yere gelen babasi sanik Zeki Atay ile Mersin'e gönderdikleri, sanik Mustafa'nin siparisi üzerine sanik Can'in getirdigi bir adet B47728Z seri sayili Baretta marka tabanca ile, bir adet G-3 tüfegine ait dipçigin, Tarsus ilçesinde arama yapan görevlilerce bu otoda bulundugu ve alikonuldugu, saniklar Ümit ve Zeki Atay'in, sanik Can'a ait anilan otoyu Mersin'e götürdükleri, anahtarlarini bu evde bulunan sanik Mustafa'ya teslim ederek Adana'ya döndükleri, Istanbul'a gelen saniklardan Mehmet Faysal ve Can'in eylemde kullanilmak üzere, iki adet cep telefonnu bomba haline getirmesi için, Ilimiz Kartal Ilçesinde oturan Astsubay olarak görevli sanik Muhsin Çayan'in evine götürdükleri, sanik Muhsin Çayan'in sanik Can ile birlikte cep telefonlarini patlayici madde patlatmaya yarar hale getirdikleri, saniklar Mehmet Faysal ve Can tarafindan hazirlanan cep telefonlarindan bir tanesinin fünye patlatilarak denendigi ve kullanilmaya elverisli oldugunun belirlendigi, saniklar Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal, Can ve Fevzi'nin 06 VVS 45 plaka sayili Mercedes marka oto ile Istanbul'dan Ankara'ya gittikleri, Ankara Ümitköy'de bulunan evde gizledikleri, sanik Can'in görevli oldugu askeri birlikten temin ettigi plastik patlayicilari ve fünyeleri ve silahlari alarak otoya yerlestirdikleri ve Mersin iline hareket ettikleri, saniklari izleyen ve Mersin iline gitmekte bulunduklarini ögrenen Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Sube Cinayet Bürosu görevlilerinin 11/06/1996 günü Pozanti ilçesi girisinde Adana ve Pozanti Emniyet Müdürlügü görevlileri ile birlikte, saniklari yakalamak için önlem aldiklari, saat:01.15 siralarinda saniklara ait 06 VVS 45 plaka sayili otonun turnikeler girisinde görevlilerce durduruldugu, görevlilerce saniklardan, otodan inmeleri ve kimliklerini göstermeleri istenildigi, otodan inen saniklar Fevzi Sahin ve Mehmet Sena Söylemez'in tabancalari ile görevlilere ates ettikleri, görevli polis memurlari Murat Uzun ve Ziyaettin Ferman'in yaralandigi, görevlilerin karsilik verdikleri ve çatisma sonucunda saniklar Fevzi Sahin ve Mehmet Sena Söylemez'in yarali olarak, saniklar Mehmet Faysal Söylemez ve Can Köksal ile birlikte yakalandiklari, sanik Fevzi Sahin'den Browning marka L.41666 seri sayili 9 mm. çapli tabanca, sanik Mehmet Sena Söylemezden Baretta marka B.45067.Z seri sayili 9 mm. çapli tabanca, sanik Can Köksal'dan Baretta marka B.44702.Z seri sayili 9 mm. çapli tabanca, sanik Mehmet Faysal Söylemez'den Browning marka 72145 seri sayili 9 mm. çapli ve Browning marka L.39903 seri sayili 9 mm. çapli tabancalar ve mermilerinin ele geçirildigi, anilan otonun bagajinda yapilan aramada, çanta içerisinde Baretta marka L.11728 seri sayili 9 mm. çapli otomatik tabanca, bu tabancaya ait sarjörler ve altmis adet mermi, anilan tabancaya ait susturucu, bir adet kelepçe ve anahtari, yirmi adet 9 mm. çapli mermiler, iki adet 16 mermi kapasiteli bos sarjörler, iki parça halinde 485 ve 566 gram agirliginda C-3 tabir edilen TNT patlayici, 23 gram agirliginda C-4 plastik patlayici, üç adet elektrikli fünye, iki adet uzaktan kumanda ile patlayici madde patlatmaya elverisli hale getirilen Ericson marka cep telefonlari, otonun içinde bulunan el çantasi içerisinde, bir adet SHE marka 5191V seri sayili, 7.65 mm. çapli otomatik tabanca, bu tabancaya ait sarjör ve ondört adet mermi, 14 ve 16 mermi kapasiteli, içlerinde otuz adet 9 mm çapli dolu mermi bulunan sarjörler, 150.000 (Yüzellibin) Alman marki, 62.000.000 TL. (Altmisikimilyon) para ele geçirildigi, sanik Fevzi Sahin'in üzerinde yapilan aramada, 28.500.000 TL (Yirmisekizmilyonbesyüzbin) 900 (dokuzyüz) Alman marki para ve 06 VVS 45 plaka sayili otonun yakalanamayan sanik Casim Koç adina kayitli bulundugunu gösterir Trafik Tescil belgesi, sanik Mehmet Sena Söylemez'in üzerinde yapilan aramada ``Samih Tosunoglu'' adina düzenlenmis, kendi fotografi yapistirilmis sahte sürücü belgesi, 3.750.000 TL. (Üçmilyonyediyüzellibin) para, sanik Mehmet Faysal Söylemez'in üzerinde yapilan aramada 23.060.000 TL (Yirmiüçmilyonaltmisbin) ve 36.000 (Otuzaltibin) Alman marki paranin ele geçirildigi, ele geçirilen suç esyalarina ve suçta kullanilan 06 VVS 45 plaka sayili otoya, 11/06/1996 günlü ``Olay, yakalama, tesbit ve zaptetme tutanagi''nda görüldügü gibi elkonuldugu;

Yakalanan saniklari Mersin'de bekleyen sanik Mustafa'nin, daha önce kararlastirilan sekilde 11/06/1996 günü Mersin'e gelmemeleri üzerine, Adana'da bulunan sanik Ümit'i Mersin'e çagirdigi, birlikte gelecek olan saniklari arastirdiklari, isimleri geçen saniklarin Pozanti Ilçesinde yakalandiklarini ögrendikleri, sanik Mustafa'nin, Ankara'da bulunan evlerindeki silahlar ve patlayici maddeleri almak için, sanik Mehmet Siddik Bakir üzerine kayitli bulunan 34 MBM 27 plaka sayili Mercedes oto ile Ankara'ya geldigi, Ankara'da oturan komiser yardimcisi sanik Nazif Yavuz'un evine gittigi, görüstükleri ve evlerde bulunan silahlari Istanbul'a tasimaya karar verdikleri, 12/06/1996 günü saat 11.00 siralarinda saniklar Mustafa ve Nazif Yavuz'un, sanik Nazif'e ait 06 VNR 05 plaka sayili otosu ile Ankara, Eryaman Demirer Sitesi A-3/5 Kat: 11.45 sayili eve geldikleri, yakalanan sanik Mehmet Faysal'in, açiklamalari üzerine Emniyet görevlilerinin 11/06/1996 günü anilan eve geldikleri ve arama yaptiklari ve bu evde bekledikleri, eve gelen saniklar Mustafa ve Nazif'in görevlileri gördükleri ve silah ile ates ederek kaçtiklari, sanik Mustafa'nin evin önünde yakalandigi, üzerinde yapilan aramada, ``Abdullah Altiok'' adina düzenlenmis, kendi fotografi yapistirilmis sahte sürücü belgesi, 9 mm. çapinda 245 PZ 26350 seri sayili Browning marka tabanca ve mermileri, bir adet cep telefonu, 34 MBM 27 plaka sayili otoya ait motorlu araç trafik ve motorlu araç tescil belgeleri, üzerinde eylem yapmayi düsündükleri sahislara ait isim, adres, telefon ve oto plaka numaralari yazili bulunan liste, telsiz ile iliski kurmaya yarayan üzerinde sifreli numaralarin yazili oldugu liste, 76.000 (Yetmisaltibin) Alman marki ve 5.000.000 (Besmilyon) TL. para ele geçirildigi ve 12/06/1996 günlü ``Olay-yakalama ve zaptetme tutanagi''nda görüldügü gibi bu esyalara elkonuldugu sanigin gösterdigi 34 MBM 27 plaka sayili otoda yapilan aramada, 308 ve 27191777 seri sayili iki adet Salashinikov marka makinali tüfekler, on adet sarjör, yüz adet mermi, iki adet elbombasi, bir adet el telsizi, tapu senetleri, ev anahtarlari ve oto tescil belgelerinin ele geçirildigi;

Sanik Mustafa'nin yakalandigi Ankara, Eryaman Demirer Sitesindeki evde yapilan aramada iki alet Lav silahi, bir adet ``kanas'' tipi 53406 seri sayili Dragunov marka suikast silahi ve üç adet sarjörü, bir adet Kalashinikov marka 56/12717644/38541/3008399 seri sayili makinali tüfek ve dört adet sarjörü, bir adet SHE marka, numarasiz makinali tabanca, iki adet sarjörü, 9mm. çapli Ceska marka, numarasi kazinmak suretiyle yokedilmis tabanca ve sarjörü ``komiser yardimcisi M.Hakan Findik'tan alinan tabanca'', bir adet dürbün, üç adet savunma tipi el bombasi, bes adet MKE yapisi ses bombasi, on adet fünye, üç adet kelepçe, bir adet askeri çelik yelek, bir adet pasaport, mermiler, onbir adet askeri rütbe apoletleri, 06 ND 777 sayili oto plakalari, sanik Mehmet Sena'ya ait sürücü belgesi, Yusuf Yetis Kalyoncu isimli kisiye ait nüfus cüzdani, sekiz adet sanik Mustafa'ya ait polis koleji ve akademisinden verilen kimlikler, sanik Cevdet Kocak'a ait Astsubay kimligi, sanik Mehmet Sena'ya ait Tegmen kimligi, sanik Mustafa'ya ait nüfus cüzdani, anilan evin sanik Cevdet Kocak ve hakkinda ekli takipsizlik karari verilen Oktay Karagöz tarafindan 15 Subat 1994 tarihinde kiralandigini gösterir kira kontratosu, sanik Mehmet Sena'ya ait nüfus cüzdani, Ahmet Çelikhan adina düzenlenmis pasaport, sanik Mehmet Sena'ya ait TTBO tarafindan verilen kimlik ve banka kartlari, 7.65 mm. çapli tabancalara ait bos sarjör, iki adet uçaksavar mermisi, çok sayida polis ve asker üniformasi ele geçirildigi ve 11/06/1996 günlü ``Kapi açma tesbit ve zaptetme tutanagi''nda görüldügü gibi elkonuldugu;

Sanik Mehmet Sena'nin talimati ile, sanik Nazif Yavuz tarafindan kiralanan Ankara Ümitköy Korukent Gülbeyaz Sitesi 40 sayili evde yapilan aramada, bir adet Lancer, iki adet lav silahi, dört adet roket mermisi, dört adet roket motoru, yirmisekiz adet elektrikli fünye, bir adet 65444116 seri sayili G-3 piyade tüfegi, tüfege ait bes adet sarjör ve seksensekiz adet mermi ve bir adet dürbünü, 7.60 metre saniyeli fitil ele geçirildigi;

Sanik Mustafa'nin yerini gösterdigi, Ankara, Eryaman semtinde bulunan, suçta kullanilmak amaciyla satin alinan ve sanik Fevzi Sahin adina kayitli 06 VNR 50 plaka sayili Mithsubishi marka minibüse de elkonuldugu;

Ilimiz Maltepe Ilçesi Zümrütevler Kamyoncular Sitesi B.Blok 27 sayili, sanik Mehmet Faysal'in gösterdigi evde yapilan aramada, bir adet pompali tüfek ve mermisi, askeri elbiseler, Ömer Çetinsaya'dan, sanik Ümit Atay adina alinan vekaletname, Ömer Çetinsaya tarafindan imzalanan iki adet bos kagit, çesitli arsalara ait projelerin ele geçirildigi;

Sanik Çerkes Gebologlu'na ait Ilimiz Üsküdar Selimiye Serifkuyu Sokak 17/2 sayili evde yapilan aramada, 9 mm. çapli Tariq marka 31322389 seri sayili tabanca, 38 kalibre Cap Mauser marka 05716 seri sayili toplu tabanca, 8 mm. çapli gaz tabancasi, yirmibes adet 7.65 mm. çapli mermiler, 357 Cal çapli bir adet mermi ele geçirildigi;

Sanik Mustafa'nin, 12/06/1996 günü Ankara, Eryaman Demirer Sitesindeki evin önünde yakalandigi sirada silahli çatismaya girerek, yaninda bulunan ve kaçan kisinin sanik Nazif Yavuz oldugunu açiklamasi üzerine 14/06/1996 günü Ankara Emniyet Genel Müdürlügü Bilgi Islemleri Daire Baskanliginda görevli komiser yardimcisi sanik Nazif Yavuz'un yakalandigi, 06 VNR 05 plakali Broadway marka otosuna elkonuldugu, sanik Nazif'in yukarida açiklanan 04/04/1996 tarihinde Ilimiz Bakirköy Ilçesinde meydana gelen taammüden adam öldürmeye eksik kalkisma suçuna istirak ettigi, sanik Mehmet Sena tarafindan kendisine verilen 400.000 (Dörtyüzbin) Alman markini Ankara Ilinde Sümerbank Yenisehir Subesine Türk Lirasi ve döviz hesabi olarak yatirdigi, 1996 Nisan ayi sonlarinda, sanik Mehmet Sena'nin talimati ile anilan hesaptan 100.000 (Yüzbin) mark alarak, sanik Mehmet Sena'ya verdigi, sanik Mehmet Sena'nin talimati ile Ankara Ümitköy Korukent'te bulunan evi kiraladigi, anahtarlarini sanik Mehmet Faysal tarafindan satin alinarak, sanik Nazif adina kayit ettirildigi ve kendisine verildigi, sanik Mehmet Sena'nin talimati ile görevli bulundugu yerdeki bilgisayar kayitlarindan, sanik Mehmet Sena tarafindan kendisine verilen Istanbul ve Ankara plakali otolarin sahiplerini ve adreslerini belirledigi ve sanik Mehmet Sena'ya verdigi, alinan bilgilerin bir kisminin sanik Mustafa Söylemez'in üzerinde yapilan aramada, kagida yazili olarak ele geçirildigi;

Saniklar Ümit Atay ve Zeki Atay'in 04/07/1996 tarihinde yakalandiklari, sanik Ümit Atay'dan, sanik Mehmet Faysal tarafindan verilen 9 mm. çapli L-42246 seri sayili Browning marka tabancanin ele geçirildigi ve hakkinda Tarsus Cumhuriyet Bassavciliginca islem yapildigi, sanik Ümit'in açiklamasi üzerine Adana'da bulunan evinde 9 mm. çapli 39279 seri sayili Cz 75 model tabancanin da ele geçirildigi;

Sanik Halim Apaydin'in, sanik Söylemez kardesler ile 02/04/1994 tarihinde Ankara'da meydana gelen üç kisinin öldürülmesi olayinin sorusturmasi sirasinda, görevi nedeniyle tanistigi, 25/02/1996 tarihinde sanik Söylemez kardeslerin karistigi Ilimiz Kadiköy Ilçesinde meydana gelen ve Sait aydin'in öldürülmesiyle sonuçlanan olaydan sonra, sanik Mehmet Faysal'in Ankara'da görevli bulunan sanik Halim'i aradigi, bu olay nedeniyle kendilerine yardimci olmasi için Istanbul'a çagirdigi, Istanbul'a gelen sanik Halim'e 25/02/1996 günlü olayi anlattigi ve kendilerine yardim etmesini istedigi, sanik Halim'in, suç tarihinde Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi olarak görevli bulunan Deniz Gökçetin ve suç tarihinde Istanbul Asayis Sube Müdürlügü Cinayet Bürosu amiri olarak görevli bulunan erdal Durmaz ile görüstügünü ve kendilerine 5.000.000.000 (Besmilyar) TL. verilmesi halinde yardimci olacaklarini sanik Mehmet Faysal'a açikladigi, 12/03/1996 tarihinde Eskisehir'de öldürülen Resul Söylemez ve Mehmet Faysal'in Yalçin Kiliç'tan almis olduklari 3.000.000.000 TL (Üçmilyar) bedelli çeki teminat olarak sanik Halim'e verdikleri, bir süre sonra sanik Halim'in tanistirdigi, Halim Karatas isimli kisinin sanik Mehmet Faysal ve ölen Resul Söylemez ile bulustugu ve kendilerine, büro amiri Erdal Durmaz'in 1.250.000.000 (Birmilyarikiyüzellimilyon) istedigini söyledigi, sanik Mehmet Faysal'in 1.000.000.000 TL (Birmilyar) verdigi, sanik Halim Apaydin'in talimati ile Istanbul'a gelen, sanik Halim'in arkadasi Muzaffer Fidan isimli kisiden 7.500 (Yedibinbesyüz) mark borç aldiklari ve ölen Resul Söylemez ile Halim Karatas'in 1.000.000.000 TL (Birmilyar) ve 7.500 (Yedibinbesyüz) mark parayi büro amiri Erdal Durmaz'a verdikleri, sanik Halim tarafindan tahsil edilmek istenilen 3.000.000.000 TL (Üçmilyar) bedelli çekin daha sonra ele geçirildigi ve bu konuda sorusturma yapildigi, olayda isimleri geçen saniklar Halim Apaydin, Mehmet Faysal Söylemez ile Deniz Gökçetin, Erdal Durmaz, Halim Karatas haklarinda Istanbul Cumhuriyet Bassavciliginca açilan 1996/29831 Hazirlik sayili sorusturma sonucunda, cebri irtikap, rüsvet almak, rüsvet vermek ve 3628 S.K. aykirilik suçlarindan 05/09/1996 günlü iddianeme ile görevli Istanbul Agir Ceza Mahkemesi Baskanligina kamu davasi açildigi;

Saniklardan Cafer Engin'in, sanik Mehmet Sükrü Engin'in kardesi olup, suç tarihinde, Eminönü Belediye Baskani olan Ahmet Çetinsaya'nin korumaligini yaptigi, sanik Mehmet Sükrü'nün, sanik Cafer'den, Ahmet Çetinsaya hakkinda aldigi bilgileri, sanik Söylemez kardeslere ulastirdigi;

Sanik Metin Savci'nin, sanik Davut Sahin'in arkadasi oldugu, sanik Davut'un kendisinden, Ahmet Çetinsaya hakkinda bilgi toplayabilecek bir sahsi bulmasini istedigi, sanik Metin'in, arkadasi sanik Mehmet Sükrü engin i, bu nedenle sanik Davut ile tanistirdigi, birlikte saniklar Mehmet Sena, Mehmet Faysal ve Mustafa Söylemez ile bulustuklari, sanik Mehmet Sükrü'nün, Ahmet Çetinsaya hakkinda bilgi toplayarak sanik Söylemez kardeslere ulastirmasinda yardimci oldugu;

Sanik Abdullah Alaca'nin, sanik Mehmet faysal'in talimati ile, 26/02/1996 günlü ilimiz Kadiköy'de meydana gelen olayda yaralanan, saniklar Söylemez kardeslerin yakini bulunan Seref Aydin ile tedavi gördügü Istanbul Numune Hastanesinde görüstügü, sanik Fevzi Sahin'in talimati ile, üç adet cep telefonu alarak kendisine teslim ettigi;

Açiklanan sekilde saniklar Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez, Mustafa Söylemez, Can Köksal, Mehmet Siddik Bakir, Nazif Yavuz, Fevzi Sahin, Nihat Küç ve Ümit Atay'in kasten adam öldürmek, adam kaldirmak cürümlerini islemek için silahli olarak tesekkül olusturmak, saniklar Zeki Atay, Davut Sahin, Halim Apaydin, Cevdet Kocak, Kamil Türk, Numan Okman, Oktay Saglam, Muhsin Çayan, Cafer Engin, Mehmet Sükrü Engin, Sevki Anlar, Metin Savci, Fehmi Uzal, Çerkes Gebologlu, Abdullah Alaca ve Süleyman Sahin'in, cürüm islemek için olusturulan tesekküllerin üyelerine bilerek ve isteyerek yardim etmek suçlarini islemis bulunduklari ``Deliller'' bölümünde açiklanan, birbirini dogrulayan ve tamamlayan delillerle anlasilmis bulundugundan;

Anilan tesekkülün yöneticileri durumunda bulunan saniklar Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez ve Mustafa Söylemez'in hareketlerine uyan TCK.313/2-34,31,33,40 Maddeleri;

Saniklar Can Köksal, Mehmet Siddik Bakir, Nazif Yavuz, Fevzi Sahin, Nihat Koç ve Ümit Atay'in hareketlerine uyan TCK.313/2-3,31,40 Maddeleri;

Saniklar Zeki Atay, Davut Sahin, Halim Apaydin, Cevdet kocak, Kamil Türk, Numan Okman, Oktay Saglam, Muhsin Çayan, Cafer Engin, Mehmet Sükrü Engin, Sevki Anlar, Metin Savci, Fehmi Uzal, Çerkes Gebologlu, Abdullah Alaca ve Süleyman Sahin'in hareketlerine uyan TCK.314/1,40 maddeleri;

Geregince ayri ayri cezalandirilmalarina karar verilmesinin talep edildigi,'' incelenmistir (Ek:105) 6- Meclis Arastirma Komisyonunca Basbakanliga gönderilen 10.1.1997 tarih 10/89-118 sayili yazi ile Susurluk olayina iliskin sorusturma raporu ve eklerinin talep edildigi,

Basbakanlikça Meclis Arastirma Komisyonumuza 6.3.1997 tarih ve 25.8... sayili yazi ekinde gönderilen 9.1.1997 tarih ve 258 sayili yazi ekinde gönderilen 9.1.1997 tarihli Basbakanlik Teftis Kurulu Baskanliginca hazirlatilmis olan raporun Söylemez Kardesler Çetesi ile ilgili bölümünde: Söylemez Kardesler Çetesi ile ilgisi olan emniyet görevlileri hakkinda Mülkiye ve Polis Müfettislerince yapilan sorusturmalar sonucunda:

a- Istanbul Emniyet Müdürlügü kadrosunda görevli iken Kars ili emniyet kadrosuna atanan ve 11.11.1996 tarihli Içisleri Bakanligi onayi ile müstafi addedilen Sedat Demir'in irtikap, rüsvet, yetki ve nüfuzunu kendisine ve baskasina çikar saglamak amaciyle kötüye kullanmak suçlarindan dolayi 657 sayili kanunun 125/E-g maddesine göre memuriyetten, Emniyet Örgütü Disiplin tüzügünün 8/6,7 maddelerine göre meslekten çikarma; hizmet içinde resmi sifatinin gerektirdigi sayginligi ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranislarda bulunmak suçundan 16 ay süreli kademe ilerlemesinin durdurulmasi cezasi ile tecziye edilmesi talep edildigi, firarda oldugu için savunmasi alinamadigindan henüz bu cezasi verilemedigi;

Mal varliginda 1990 yilindan sonra meydana gelen fahis artis nedeniyle 3628 sayili Mal Bildiriminde Bulunulmasi, Rüsvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu geregince dogrudan sorusturma yapilmasi için Istanbul Cumhuriyet Bassavciligina konunun tevdi edildigi,

Görevini kötüye kullanma suçunu isledigi sonucuna varildigindan düzenlenen fezlekenin de Ankara Valiligi Memurun Muhakemati Komisyonuna gönderildigi,

b- Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi iken Nigde Emniyet Müdürlügü kadrosuna atanip, 7.11.1996 tarihli Içisleri Bakanligi onayi ile müstafi addedilen 2. sinif Emniyet Müdürü Deniz Gökçetin'in rüsvet almak, yaptiklari sorusturmanin Söylemezler lehine yürütülmesini saglamak suçlarindan dolayi 657 sayili Devlet Memurlari Kanununun 125/E-g maddesine göre devlet memurlugundan, Emniyet örgütü Disiplin Tüzügünün 8/6. maddesine göre de meslekten çikarma cezasi ile tecziye edilmesinin gerektiginin taleb edildigi, ancak firarda olmasi nedeniyle henüz savunmasi alinamadigindan cezanin verilemedigi,

c- Istanbul Emniyet Müdürlügü kadrosunda görevli iken görevden uzaklastirilan ve Devlet Güvenlik Mahkemesince tutuklanan Baskomiser Halim Ayapdin. Genel Müdürlügün Bilgi Islem Daire Baskanliginda görevli iken görevden uzaklastirilan ve tutuklanan Komiser Yardimcisi Nazif Yavuz, Samsun Emniyet Müdürlügü kadrosunda görevli iken askere giden ve tutuklanan Komiser Yardimcisi Mehmet Siddik Bakir'in Söylemezler Çetesi ile iliski kurmak, yardim ve yataklik yapmak suretiyle Memuriyet sifati ile bagdasmayacak nitelik ve derecede yüz kizartici ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçlarindan 657 sayili Devlet Memurlari Kanununun 125/E-g maddesi geregince de meslekten çikarma cezasi ile tecziye edilmelerinin teklif edildigi, Içisleri Bakanligi Yüksek Disiplin Kurulunun 24.10.1996 gün ve 1996/44 sayili karari ile teklif maddesine istinaden devlet memurlugundan çikarma cezasi ile tecziye edildikleri, Emniyet Genel Müdürlügü Yüksek Disiplin Kurulunun 26.11.1996 gün ve 1996/308 sayili karari ile de teklif maddeleri dogrultusunda emniyet mesleginden çikarma cezasi ile tecziye edildikleri, saniklarin isledikleri suçun 2845 sayili Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kurulus ve Yargilama Usulleri Hakkinda Kanun kapsamina girdigi ve ilgili Mahkemece tutuklandiklarindan haklarinda ayrica fezleke düzenlenmedigi,

d- Istanbul Emniyet Müdürlügünde görevli iken 11.11.1996 tarihli Içisleri Bakanligi onayi ile müstafi sayilip, halen firarda bulunan Emniyet Amiri Erdal Durmaz'in sorusturmalari Söylemez Çetesi Lehine yönlendirmek suretiyle görevini kötüye kullanmak ve rüsvet almak suçlarindan 657 sayili Devlet Memurlari Kanununun 125/E-g maddesi geregince devlet memurlugundan çikarilmasi ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzügünün 8/6. maddesi geregince de emniyet mesleginden çikarma cezasi ile tecziyesi talebiyle rapor düzenlendigi, ilgilinin firarda olmasi nedeniyle savunmasi alinamadigindan yetkili disiplin kurullarinca henüz ceza verilemedigi, ayrica suçun dogrudan adli takibinin gerektiginden konunun Istanbul C.Savciligina da intikal ettirildigi,

e- Istanbul Emniyet Müdürlügü kadrosunda iken önce Bursa, daha sonra Tokat Emniyet Müdürlügü emrine atanip, görevden uzaklastirilan ve halen firarda bulunan Emniyet Amiri Mehmet Aslan Ünal ile Istanbul Emniyet Müdürlügü kadrosunda görevli iken emekli olan Polis Memuru Abdülkadir Eren'in memuriyet nüfuzunu ve yetkisini kötüye kullanmak suretiyle kendilerine ve baskalarina menfaat sagladiklari suçundan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzügünün 8/7. maddesi geregince Emniyet mesleginden çikarma cezasi ile tecziye edilmelerini havi rapor düzenlendigi, savunmalarin alinamamasi nedeniyle nihai disiplin kurulu karainin henüz verilemedigi, ayrica ilgili kisiler hakkinda bahsekonu suçlardan dolayi fezleke düzenlenerek T.C.K.'nun 240.maddesine göre cezalandirilmalarini temin için Istanbul Valiligi Memurin Muhakemat Komisyonuna gönderildigi,

f- Emniyet Genel Müdürlügü Personel Daire Baskani iken APK Uzmanligina atanan L. Sinif Emniyet Müdürü Tugay Turan'in kaldigi otelin masraflarini kumarla ugrasan ve polisçe iyi taninmayan kisilere ödettigi, Ankara'da porno film gösteren bir sinema sahibi ile siki dostluk ve karsilikli menfaat iliskisi içinde bulundugunun hizmet disinda resmi sifatinin gerektirdigi sayginligi ve güven duygusunu sarsici eylem ve davranislarda bulunmak fiilini olusturdugundan Emniyet Örgütü Disiplin tüzügünün 6/B-5 maddesi geregince 6 ay kisa süreli durdurma cezasi ile tecziyesinin gerektigini havi rapor üzerine henüz bir islemin yapilmadigi ve disiplin cezasinin verilmedigi,

g-12/02/1996 tarihleri arasinda Istanbul Etiler'de Don Petro barini çalistiran Ömer Çetinsaya ve arkadasi Selçuk Hüryasar sonradan saniklar arasinda oldugu saptanan Baris Bedrettin Çinar ile birlikte barin güvenlik sorunu görüsmek üzere Mehmet Faysal Söylemez'in Kiziltoprak'ta (Kadiköy) olan bürosuna gittikleri, M.Faysal ve Söylemez ile arkadaslarinin anilan üç kisiyi silah zoru ile ellerinden kelepçeleyip ayri ayri odalara kapattiklari, kendi adamlari olan Baris Bedirhan Çinar'i serbest birakip, barin kendilerine devir edilmesi için Ömer Çetinsaya'ya baski yaptiklari, Ömer Çetinsaya'nin teklifi kabul etmek zorunda kalmasi üzerine, Selçuk Hüryasar'i yanlarinda alikoyup, Ömer Çetinsaya ile birlikte Kadiköy 12. noterligine giderek, devir islemlerini tamamladiklari ve Selçuk Hüryasar'i (E-5) karayolu üzerindeki Kayalar petrole getirmesi için Baris Bedirhan Çinar'a talimat verdikleri, Kayalar petrole getirilen Selçuk Hüryasar'da bulunan çek defterinden bir yapraga 20 milyar liralik çek yazip, Ömer Çetinsaya'ya ciro yaptirdiklari,

Konunun Emniyet'e intikal etmesi üzerine 26.2.1996 tarihinde Ömer Çetinsaya yanindaki iki polis memuru oldugu halde, M.Faysal Söylemez'in bürosuna gittigi, içeriye giren iki polis memuru oturduklari sirada saniklarin üzerlerine atilarak ellerindeki tabancalari gasp ettikleri, olayi gören Ömer Çetinsaya'nin tabanca ile ates ederek Sait Aydin'i öldürüp, Seref Aydin'i yaraladigi, adam kaldirma ve 6136 sayili yasaya muhalefet eyleminin Istanbul devlet Güvenlik Mahkemesi C.Bassavciliginca sorusturmasina baslandigi ve 27.3.1996 gün 1996/170 sayili görevsizlik karari ile evrakin Kadiköy C.Bassavciligina gönderildigi ve olayla ilgili olarak Kadiköy C.Bassavciligi tarafindan 10.4.1996 tarihinde 1996/4303 hz ve 1996/85 sayili iddianame ile 8.10.1996 tarihinde 1996/85 sayili ek iddianame düzenlenmis ve ayrica Ömer Çetinsaya hakkinda adam öldürmek suçundan Kadiköy C.Savciligi tarafindan sorusturma yapildigi,

Polislerin ellerinden zorla silahlarinin gasp edilmesi olayi için Emniyet Yetkilileri ile M.Faysal Söylemez arasinda lehte tutanak düzenlenmesini teminen anlasma yapildigi, Baskomiser Halim Apaydin ile M.Faysal Söylemez arasinda yapildigi belirtilen mutabakata göre, Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi ve Asayis Müdürü Deniz Gökçetin ile Cinayet Masasi Amiri Erdal Durmaz'a verilmek üzere 5 milyar liraya anlastiklari, bu meblagdan 3 milyar lirasinin galerici Yalçin Kiliç'tan gasp edilen 3.000.000.000 liralik çek ile halim Karatas ve M.Faysal Söylemez tarafindan temin edilen 1.000.000.000 liranin Halim Karatas tarafindan Amir Erdal Durmaz'a verildigi, 3 milyar liralik çekin Halim Karatas ve Baskomiser Halim Apaydin tarafindan Toprakbank Bakirköy Subesinden tahsiline çalisildigi, ancak hesabin müsait olmamasindan ötürü basarilamadigi, çekin tahsil için Av.I.Turan Karatas'a verildigi, bu arada o tarihte Istanbul Asayis Sube Müdürü olan Sedat Demir'in döviz ticareti ile istigal eden Ibrahim Genç'in ortagi Ziya Aycan'i Asayis Subesine aldirip, paranin ödenmesi için iskence yaptigi, Ibrahim Genç Sedat demir'in odasina alinarak, Anilan Sahsin Izmirde bulunan bir dairesi ile Yesil Vadi Kooperatifinde bulunan hissesini almasi için teklifte bulundugu, onun da korkarak görmedigi bu iki yeri 265.000 dolar karsiligi almayi kabul ettigi ve Bünyamin Tastan ismindeki arkadasindan aldigi 12 milyar 882 milyon lira meblagi içeren çeki Sedat Demir'e ciro ettigi gibi Kent Bank'a ait 5 milyar degerindeki sahsi çekini de verdigi ve ayrica bir milyari asan bir miktari Sedat Demir ve ailesi için harcadigi,

Bundan baska Cengiz Akgül'ün isletmekte oldugu kumkapi otelinin kapanmamasina karsilik Halim Karatas ve Halim Apaydin tarafindan alinan 450 milyon liranin Halim Apaydin tarafindan 10.000 mark olarak Deniz Gökçetin'e verildigi, Deniz Gökçetin'in Kiziltoprak'ta husule gelen olay için rüsvet aldigi ve geliri ile mütenasip olmayacak derecede mal varligina sahip oldugu,Emniyet Amiri Mehmet Aslan Ünal'in Emniyet Teskilati mensuplari arasinda rüsvete aracilik yaptigi,

Parlament Oteli sahibi Gazi Doymaz ile Eskort-Gözde Oteli sahibi Levent Seker'in Halim Karatas Araciligi ile Emniyet Yetkililerine verilmek üzere Baskomiser Halim Apaydin'a 1450.000.000 lira rüsvet verildigi ileri sürülmektedir.

Saniklar Emniyetteki ifadelerinin baski ile alindigini ileri sürerek olaylari kabul etmemektedir.

Jandarma Genel Komutanliginca yapilan çalismalar;

Jandarma Genel komutanligindan 11.12.1996 gün ve 1283 sayili yazi ile konuya iliskin olarak bilgi istenilmistir.

Jandarma Genel Komutanligindan alinan 13.12.1996 gün ve 223/83 sayili cevabi yazida; basinda Söylemezler Çetesi olarak yer alan ve içinde Silahli Kuvvetler ve Polis Teskilati mensubu bazi kisilerin de bulundugu ileri sürülen örgüt ile ilgili olarak adli islemlere paralel sekilde ayrica detayli bir idari tahkikat yapilarak ihmali görülenler hakkinda kanuni takibat baslatilmistir. Idari tahkikata ait fezleke ekte sunulmustur. Yapilan adli ve idari tahkikat dogrultusunda yasadisi örgütsel faaliyet içerisinde yer aldigi degerlendirilen J.Ütgm. Can Köksal ve böyle bir örgütsel faaliyet içerisinde bulunmadiklari halde J.Ütgm. Can Köksal'in kendilerinden birer silah temin ettigi anlasilan Uzm.J.Çvs. Hasan Yildiz ile Uzm.J.Çvs.Ali Delen'in disiplin yoluyla Türk Silahli Kuvvetlerinden ilisikleri kesilmis olup, buna dair Komisyon kararlari ekte sunulmustur. davalari ilgili Mahkemelerde devam etmektedir." denildigi incelenmistir.
__________________



Eğer ki göğsünde çarpan yürek bu vatan için çarpmıyorsa...
Bilesin ki o sefil bedenin günün birinde layik olduğu yere gidecektir...
Ama bağrında binlerce asil ruhu taşıyan bu topraklar sana kucak açmıcaktır...
Cehennemin en derin kuyuları senin gibi hainlerle doludur...
Ve sen ebediyen orda kalacaksın...


Labradorr Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Eski 18-09-2007, 12:11 PM   #2 (permalink)
Labradorr - ait Avatar
Mesajlar: 97 | Albüm: Labradorr'in Resim Albümü
Tecrübe Puanı: 110
Rep Puanı : 714
Rep Derecesi : Labradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to behold
İletişim:
D-MEHMET HADI ÖZCAN - (KOCAELI ) ÇETESI ILE ILGILI INCELEME

1- Arastirma Komisyonumuzca Içisleri Bakanligina hitaben yazilan 29.11.1996 tarih ve A.01.1.GEÇ/4 sayili yazi ile Içisleri Bakanligi, Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü tarafindan simdiye kadar Mafya-Yasadisi Örgütler ile Devlet iliskileri ve baglantilari, ayrica Susurluk'ta meydana gelen kaza olayi ve arkasindaki iliskiler konusunda herhangi bir rapor hazirlanip hazirlanmadigi, hazirlanmis ise bu raporlar ile varsa belgelerin incelenmek üzere Komisyona gönderilmesinin talep edildigi incelenmistir. (Ek: 106)

2- Içisleri Bakanliginca Meclis Arastirma Komisyonumuza gönderilen 9.12.1996 tarih ve B.05.1.EGM.0.60.05.03/2694-96 sayili cevabi yazida, istenilen konularda Emniyet birimlerince düzenlenen evrakin tasdikli birer örneginin bir klasör içinde sunuldugu,

Dosya muhteviyatinin incelenmesinde ise; Içisleri Bakanliginin 12.9.1996 tarih ve 41-2062-275 sayili sorusturma onaylarinda; Cürüm islemek için tesekkül meydana getirme vb. suçlamalar ile Kocaeli Cumhuriyet Bassavciligina tevdi edilen Mehmet Hadi ÖZCAN ve oniki arkadasindan onbirinin tutuklandigi, konu ile ilgili olarak yürütülen sorusturma sonucunda adi geçen tutuklu saniklar ile ilgili ve irtibatlari bulundugu iddiasi ile görevini kötüye kullanmakla suçlanan Kocaeli Emniyet eski Müdürü Nihat CAMADAN hakkinda sorusturma izni verildigi,

Konu ile baglantili olarak Kocaeli Emniyet Müdürlügü personelinden Emniyet Müdürü Cemal SENCAN, Emniyet Amiri Sezai KONUKLAR, Baskomiser Oktay DURMUS ve polis memuru Kemal KARA ile Emniyet Genel Müdürlügü Özel Harekat Daire Baskanligi personelinden polis memuru Alper TEKDEMIR ve Ankara Emniyet Müdürlügü personelinden polis memuru Latif ÖZDEMIR hakkinda vazifei suistimal suçlamasi ile 7.8.1996 gün ve 1996/5304 sayili iddianame düzenlenip Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde dava açildigi, ayrica adi geçen emniyet mensuplari hakkinda Disiplin Sorusturmasi yapilmasi için izin verildigi incelenmistir. (Ek:107)

3- Meclis Arastirma Komisyonunca Istanbul 3 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi Baskanligina hitaben yazilan 25.12.1996 tarih ve A.01.1.GEÇ/86 sayili yazi ile sanik Mehmet Hadi ÖZCAN'in emniyette alinan ifadesinin 28,29,30,31,32,33,34,35,36 ve 37.ci sahifelerinin eksik oldugunu ve bunlarin da tamamlanarak Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:108)

4- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginin 26.12.1996 tarih ve 1996/3600 sayili yazilari ile Mehmet Hadi ÖZCAN'in Emniyette alinan ifadelerinden noksan olan sahifelerin Meclis Arastirma Komisyonu Baskani sn. Mehmet ELKATMIS'a gönderilmis oldugu incelenmistir. (Ek:109)

5- Meclis Arastirma Komisyonunca Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligina hitaben yazilan 10.1.1997 tarih ve A.1.01.GEÇ.10/89-123 sayili yazi ile, Kamuoyunda Kocaeli Çetesi olarak bilinen Hadi ÖZCAN ve arkadaslari hakkinda yargilamasi devam eden dava dosyasinin bir örneginin Komisyon uzmanina elden teslim edilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:110)

6- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavcisi Erdal GÖKÇEN imzasi ile Arastirma Komisyonu Baskani Mehmet ELKATMIS'a Hadi ÖZCAN ve arkadaslarina ait Istanbul 3 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1996/364 Esas sayili dava dosyasinin bir örneginin klasör içinde gönderilmis oldugu,

Dava dosyasinin incelenmesinde, Mehmet Hadi ÖZCAN ile birlikte Metin Ali BAGDAT, Savas UZUN, Ismail HALIL, Muzaffer OSMANLI, Yilmaz KAYA, Seyfettin AYDIN, Metin ÇEPNI, Hacer AGCAN, Alaattin KESKIN, Mehmet KUTLUFAN, Selim GÖKKAYA, Mehmet Ilker KAYIS, Sahin TEKDEMIR, Ramazan ÖZTÜRK, Tuncay ÇORA, Sahit SEKANLI, Servet SAVAS ve Sabahattin YAVAS isimli sahislarin Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca hazirlanan 4.9.1996 tarih ve Hazirlik 1996/1734, Esas 1996/1158, Iddianame 1996/1078 sayili iddianamede sanik olarak gösterildikleri, bu sahislarin bir kisminin cürüm islemek için tesekkül olusturmak, bir kisminin da cürüm islemek için olusturulan tesekküle yardim etmekle suçlandigi,

Tesekkülün isledigi cürümler arasinda oto hirsizligi, adam kaldirma ve fidye isteme, silahla yaralama, silahla adam öldürme, adam öldürme, adam öldürmeye kalkisma, tehditle para isteme, silahla ev taramak, tehditle para tahsil etmek, silahla oto tarama, tehditle senet tahsil etmeye kalkismak gibi suçlar bulundugu,

Sanik Mehmet Hadi ÖZCAN'in kendi yönetiminde ``HADI ÖZCAN MAFYASI'' adi altinda cürüm islemek için 1993 yili içinde tesekkül meydana getirdigi, Sanik Mehmet ÖZCAN'in (Orhan CAN) isimli sahte nüfus cüzdani ve (Turan SENTÜRK) adi ile düzenlenmis sahte sürücü belgesi kullandigi, sahte nüfus cüzdanini sanik Savas UZUN'un temin ettigi, Sanik Mehmet ÖZCAN'in yönettigi ``HADI ÖZCAN MAFYASI'' adi altinda olusturulan bu tesekkül içinde yer alan saniklar Metin Ali BAGDAT, Savas UZUN, Yilmaz KAYA, Seyfettin AYDIN, Ismail HALIL, Metin ÇEPNI, Muzaffer OSMANLI, Hacer (Hazel) AGCAN ve Alaattin KESKIN'in halk arasinda korku, endise ve panik yaratmak, sosyal ve ekonomik nedenlerden kaynaklanan amaçla, kasten adam öldürmek, kasten adam öldürmeye kalkismak, yagma ve adam kaldirmak cürümlerini islemek için fikir ve eymek birligi yaptiklari, Saniklardan Selim GÖKKAYA, Serkan DEMIRCI ve Mehmet KUTLUFAN'in cürüm islemek için olusturulan bu tesekküle katildiklari, Saniklar Mehmet Ilker KAYIS, Ramazan ÖZTÜRK, Sahin TEKDEMIR, Tuncay ÇORA, Sahit SEKANLI, Servet SAVAS ve Sebahattin YAVAS'in bilerek ve isteyerek tesekkül mensuplarini barindirmak, erzak, silah ve sahte kimlik temin etmek suretiyle yardim ettikleri, Sanik Mehmet KULTUFAN'in bu tesekküle katilarak, sanik Mehmet ÖZCAN'in bilgisi altinda tesekkülle anlasmazliga düsen magdur Talat CESUROGLU'nun evini silahla taradigi ve tesekkül içinde faaliyet gösterdigi,

Sanik Serkan DEMIRCI'nin ``HADI ÖZCAN MAFYASI'' olarak anilan tesekkülün lideri konusundaki Mehmet ÖZCAN ile tanisarak, tesekküle katildigi, sanigin Mehmet ÖZCAN'in da yaninda yer alarak, Mehmet ÖZCAN'in ev esyalarini Gölcük'ten alip Bursa Iline naklini sagladigi, tesekkülün sürdürdügü faaliyetlerde ve yapilan görüsmelere katildigi, bu nedenle yapilan eylemlerden bilgisi oldugu, Mehmet ÖZCAN'in talimati ile Ardesen'e gittigi, burada Mehmet ÖZCAN ve Selim GÖKKAYA ile bulustugu, daha sonra da Muzaffer OSMANLI'nin geldigi, birlikte bulunduklari Çamlihemsin Ilçesinde bir lokantada yakalandigi,

Sanik Selim GÖKKAYA'nin tesekkülün lideri Mehmet ÖZCAN ve tesekkül elemanlari ile tanisarak, bu topluluk içinde yer alip faaliyet gösterdigi Tesekkülün toplanti ve görüsmelerine katildigi, Saniklar Metin Ali BAGDAT, Ismail HALIL, Savas UZUN, Serkan DEMIRCI, Muzaffer OSMANLI, Mehmet Ilker KAYIS ve Sahit SEKANLI ile birlikte hareket ettigi,

Kamuoyunda Hadi ÖZCAN Çetesi olarak taninan ve sanik Mehmet Hadi ÖZCAN'in yönettigi tesekküle saniklar Metin Ali BAGDAT, Savas UZUN, Ismail HALIL, Muzaffer OSMANLI, Yilmaz KAYA, Seyfettin AYDIN, Metin ÇEPNI, Hacer AGCAN, Alaattin KESKIN, Mehmet KUTLUFAN, Serkan DEMIRCI ve Selim GÖKKAYA'nin katildiklari,

Saniklardan Mehmet Ilker KAYIS, Sahin TEKDEMIR, Ramazan ÖZTÜRK, Tuncer ÇORA, Sahit SEKANLI, Servet SAVAS ve Sebahattin YAVAS'in ise bu tesekküle bilerek ve isteyerek yardim ettiklerinin anlasildigi ve saniklarin cezalandirilmalarinin talep edildigi, incelenmistir.
Labradorr Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Eski 18-09-2007, 12:12 PM   #3 (permalink)
Labradorr - ait Avatar
Mesajlar: 97 | Albüm: Labradorr'in Resim Albümü
Tecrübe Puanı: 110
Rep Puanı : 714
Rep Derecesi : Labradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to behold
İletişim:
E-YASAR ÖZ ILE ILGILI INCELEME

1- Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca 15.1.1997 tarih ve 10/89-/154 sayili yazi ile Emniyet Genel Müdürlügünden, Yasar Öz isimli sahsin Istanbul Emniyet Müdürlügü görevlileri tarafindan yakalanmasini müteakip, bu sahsin üzerinde çikan belgelerin bir sureti ile yapilan islemlere dair tahkikat evraklarinin çok acele olarak Arastirma Komisyonuna elden gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:112)

2- Içisleri Bakanligi, Emniyet Genel Müdürlügünün 28.1.1997 tarih ve 28286 sayili cevabi yazilarinda:

``Ilgi yazinizda talep edilen Yasar Öz'le ilgili bilgiler 2.1.1997 günü Show TV'de objektif programinda yayinlanmasi üzerine, arsiv kayitlarinin incelenmesi neticesinde Yasar Öz hakkinda Emniyet Genel Müdürlügüne herhangibir bilgi intikal etmediginin anlasilmasi üzerine Emniyet Genel Müdürlügünün 3.1.1997 gün ve 10855 sayili faks yazilari ile gerekli bilgi ve belgelerin Istanbul Emniyet Müdürlügünden istenilmis oldugu ve tanzim edilen tahkikat evraki fotokopilerinin bir suretinin yaziya ekli bir dosya ile birlikte gönderildigi,

Dosya muhteviyatinin incelenmesinde ise:

a- Yasar Öz'ün evinin aranmasi ile ilgili olarak 31.1.1994 tarihinde geçici zaptetme tutanagi düzenlendigi, tutanakta:

Adana Emniyet Müdürlügünce Istanbul Emniyet Müdürlügüne gönderilen 3.1.1994 gün ve 94/C-14 sayili yazida 12.1.1994 günü saat 10.40 siralarinda Sakirpasa Havalimanindan Kolonya Baskonsoloslugunca Hakki Mercan adina düzenlenmis TRD-356520 seri no.lu pasaportu sahte olarak kullanan Ali Riza oglu 1961 dogumlu Metin Bozdag'in yakalandigi ve bu sahsin ifadesinde sözkonusu pasaportu Istanbul Ataköy 7-8 Kisim 30/A-15 Blokta oturan Yasar Öz isimli sahistan temin ettigi ve verilen adreste yapilan aramada: (1) adet Smith Vesson marka 9 mm. çapli Seri nosu silinmis olan Parabellum tipli MOT 5904, Amerikan yapisi tabanca; MKE yapisi 9 mm çapli 43 adet mermi, bir adet 30 Calibre markasi ve numarasi belirsiz toplu tabanca, (1) adet silah tasima izin belgesi, üzerinde adi geçenin fotografi bulunan Esref Çuldar adina düzenlenmis 2.3.1993 tarih ve 018680 nolu B sinifi sürücü belgesi, Yasar Öz adina Içisleri Bakanliginca düzenlenmis olan 27.12.1993 tarih ve TRA-220307 seri nolu Hususi Pasaport'un elde edildiginin bir tutanakla belirtilmis oldugu,

b- Evinde yapilan aramadan sonra Yasar Öz'ün poliste ifadesinin alindigi ve ifadesinde: ``Metin Bozdag'in esinin, yaninda konfeksiyon isçisi olarak çalistigini, kendisinin 1989-1991 yillari arasinda Londra'da konfeksiyon imalati yaptigini, Metin Bozdag'in esinin kendisine gelerek esinin yasal yollardan Londra'ya gitmek istedigini söyledigini, kendisinin de Kibrista narenciye isleriyle ugrasan dostlari oldugunu, bunlarin yaninda çalisarak Ingiltere'ye gidebilecegiri söyledigini; kendisinin ismini vermesinin bir anlami olmadigini ve iddiayi kabul etmedigini'' beyan ettigi,

c- Yasar Öz'ün evinde yapilan aramada: üzerinde fotografi ve mühür bulunan ve ``Belge hamili Yasar Öz, Genel Müdürlügümüzde bulundugu süre içerisinde Silah Tasimaya izinlidir. Yardimci olunmasini rica ederim'' yazisi ile Mehmet Agar, Vali, Emniyet Genel Müdürü yazili ve imzali bir belgenin bulundugu,

d- Yine Yasar Öz'ün evinde elde edilen bir Hususi Pasaportun 35156.93 sayili ve Tarik Ümit adina mühendis sifati ile alinmis oldugu, TR-A No:228576 nolu oldugu, 28 Aralik 1993 tarihinde Içisleri Bakanliginca verildigi,

e- Yasar Öz'ün evinde ele geçirilen bir diger pasaportun ise Yasar Öz adina ve Daire Baskani sifati ile alinmis oldugu, TRA No: 220307 numarali bu pasaportun da 20 Aralik 1993 tarihinde Içisleri Bakanliginca verilmis oldugu,

f- Üzerinde Yasar Öz'ün fotografi bulunan 16997/30.11.1976 No'lu bir adet sürücü belgesinin oldugu ve Bolu ilinden aldigi .Yine üzerinde Yasar Öz'ün fotografi bulunan ancak Esref Çugdar adina Ankaradan alinan 2.3.1993 tarih ve 018680 nolu sürücü belgesi oldugu,

g- Yasar Öz'ün evinin aranmasinda elde edilen bir diger belgenin de Yasar Öz'e ait olan Seri L05 No:86810 nolu, zayiinden dolayi Bakirköy Nüfus Müdürlügünde 9.3.1993 tarih ve 1-50 kayit no ile verildigi anlasilan nüfus cüzdani oldugu,

h- Yasar Öz ile ilgili olarak, belgelerin geçici zapt edilmesi ve Yasar Öz'ün ifadesinin alinmasindan sonra ayni gün, 31.1.1994 tarihinde Yasar Öz'ün serbest birakildigi ve 31.1.1994 tarihli Saliverme Tutanagi düzenlendikten sonra adi geçenin serbest birakildigi ,

i- Yasar Öz'ün serbest birakilmasindan sonra ayni gün 31.1.1994 tarihinde B.05.1.EGM.4.34.00.18.04.Id.194-49/94 sayili yazi ile Istanbul Emniyet Müdürlügünce, Emniyet Genel Müdürlügüne Yasar Öz hakkinda yapilan islemlerle ilgili olarak bilgi verildigi ve degerlendirmeye alinmak amaciyla aramada elde edilen silah ve belgelerin gönderilmis oldugu,

j- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavcisi Aykut Cengiz Engin imzasi ile Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Subesi Müdürlügüne hitaben yazilan 24.12.1996 tarih ve 1996/2303 Hazirlik sayili yazi ile ``Yasar Öz ile ilgili olarak düzenlenmis olan Geçici Zaptetme Tutanagi'nin hangi karakol amirligi tarafindan düzenlendiginin tesbit edilmesi, tutanaga esas teskil eden tahkikat evraklarinin tümünün Savciliga teslim ve tevdi edilmesi, Yasar Öz'ün herhangibir suçtan dolayi emniyete intikal eden bir kaydinin olup olmadigi'' hususlarinin soruldugu,

k- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesince Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Subesi Müdürlügünden Yasar Öz'le ilgili olarak istenilen bilgi ve belgelerin 24.12.1996 tarihinde Baskomiser Adnan Sahin, Komiser Levent Sevinç ve polis memuru Ali Alkan tarafindan bir tutanaga baglanarak dökümünün yapilmis oldugu,incelenmistir.(Ek:113)

3- Yasar Öz'le ilgili olarak Basbakanlik'ça hazirlatilan 9.1.1997 tarih ve 12-1, 17-1, 97-1, 97-2 sayili raporda ise:

12.1.1994 günü Adana Havalimaninda yapilan Pasaport kontrolü sirasinda Metin Bozdag isimli kisinin Hakki Mercan adina düzenlenmis olan TRD 356520 nolu pasaportu ibraz etmesi ve pasayortun sahte oldugunun anlasilmasi üzerine adi geçenin pasaportu Istanbul Ataköy'de ikamet eden Yasar Öz'den aldigini söylemesini takiben Adana Emniyet Müdürlügünce durum 13.1.1994 gün ve C-14 sayili faks ile Istanbul Emniyet Müdürlügüne bildirilmis, Istanbul Emniyet Müdürlügünce Yasar Öz'ün ikametgahinda yapilan aramada ruhsatsiz silahlar, mermiler, biri Tarik Ümit adina, digeri kendi adina düzenlenmis hususi pasaport, Esref Cugdar adina düzenlenmis sürücü belgesi bulunarak degerlendirilmek üzere 31.1.1994 gün ve Id.194-49/94 sayili yazi ekinde Emniyet Genel Müdürlügüne gönderilmistir.

Olayla ilgili ifadelerine basvurulan 3 emniyet mensubunun beyanlarina göre sözkonusu belge ve silahlarin Emniyet Genel Müdürüne gönderilmesi ve Yasar Öz'ün serbest birakilmasi isleminin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'in telefon talimati üzerine yapildigi, Istanbul Emniyet Müdürlügünün yazisi ve eklerinin elden adi geçen Emniyet Genel Müdürüne teslim edildigi anlasilmaktadir, denildigi, (Ek:82)

4- Yasar Öz ile ilgili olarak Meclis Arastirma Komisyonuna Eyüp Asik, Meral Çatli, Hande Birinci, Necdet Menzir, Emin Aslan, Tuncay Yilmaz ve Metin Günyol'un bilgi verdikleri,

29.1.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonuna bilgi veren Trabzon Milletvekili Eyüp Asik ``Yasar Öz ile Mehmet Agar'in, ele geçirilen ilgili belgeler dolayisiyle, iliskisinin ortaya çiktigini, hukuk nizaminda böyle seylerin olamiyacagini ve hesabinin sorulmasi gerektigini'' söyledigi, 7.1.1997 tarihinde bilgisine basvurulan Hande Birinci, Yasar Öz'ün ``uyusturucu ticareti ile ilgisinin olup olmadigini bilmedigini'', 22.1.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonunca bilgisine basvurulan Meral Çatli'nin Yasar Öz'ü tanimadigi,

23.1.1997 tarihinde bilgisine basvurulan Necdet Menzir'in ise: ``Istanbul Emniyet Müdürlügü yaptigi sirada Emniyet Müdür Yardimcisi Mestan Sener'in telefon ederek bir evde yapilan aramada iki yesil pasaport, iki silah ve bu silahlarin ilgili tarafindan tasinabilecegini ifade eden yazili emir bulundugunu, daha sonra da Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'in bunlarin Emniyet Genel Müdürlügüne gönderilmesi talimatini verdigini bildirdigini., kendisinin de ``madem talep ediliyor, sahsin aranip aranmadigini, silahlarin bir olayda kullanilip kullanilmadigina bakin ve mutlaka bu evraklari kurye marifetiyle gönderin'' dedigini, iddialarin kendisine bildirildigine göre pasaportlarin devlet tarafindan verildigini ve belgelerin de devlet tarafindan düzenlendigini, sahte evrak düzenlenmesinin sözkonusu oldugunu, Yasar Öz ile ilgili olarak yakalanan silah, pasaport, sürücü belgesi vs. belgelerin Emniyet Genel Müdürlügüne gönderildigi,i Yasar Öz'ün yapilacak bir istihbarat operasyonunda devlet tarafindan kullanilacaginin Mehmet Agar tarafindan kendisine ifade edildigini, 30.1.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonuna bilgi veren Emin Arslan, ``Yasar Öz'ün pasaport islemlerinin çabuklastirilmasi için zamanin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'in kendisine talimat verdigini, Yasar Öz ve Tarik Ümit'i Emniyet Genel Müdürmügü Özel Kaleminde gördügünü, 4.2.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonuna bilgi veren Emniyet Genel Müdürlügü istihbarat ve Harekat Dairesi Eski Baskani Tuncay Yilmaz'in ``Yasar Öz'ün uyusturucu ticareti yaptigina dair herhangi bir kayit olmadigini'',

2.3.1997 tarihinde Meclis Arastirma Komisyonuna bilgi veren Metin Günyol, ``Abdullah Çatli, Oral Çelik, Haluk Kirci, Yasar Öz, Tarik Ümit gibi kisilerin yurt disina çikista kullandiklari pasaportalrin sahte oldugu hususunda bilgilerin intikal etmesi üzerine tahkiki için yazilar geldiginde tahkik ettirilerek Bölge Müdürlükleri vasitasiyla arsiv arastirmasi yapilip kaldirildigini, MIT'in bu tip insanlari operasyonlarda kullandigini tahmin etmedigini'' belirttigi incelenmistir.(Ek:176;190;193;200;201;209;219)

5- (10/89, 110, 124, 125, 126) Esas numarali Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca 28.3.1997 tarih ve 10/89-319 sayi ile Bakirköy Cumhuriyet Bassavciligina bir yazi yazilarak Yasar Öz hakkinda 1997/822 Hazirlik numarasina kayden 6136 sayili Kanuna muhalefet suçundan, 1997/362 hazirlik numarasina kayden sahtecilik suçundan kamu davasi açildigi tesbitle hazirlik numaralari belirtilen evraklarin birer suretinin çok acele olarak Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:114)

6- Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin 28.3.1997 tarih ve ceza M.1997/40 sayili cevabi yazilari ekinde Yasar Öz hakkinda C.Bassavciligina ait 1997/362 ve 822 sayili hazirlik evraklarin birer suretinin çikarilarak ekli 2 dosya ile birlikte gönderildigi, ( Bakirköy C.Bassavciliginin 1997/362 Hazirlik Dosyasinin tetkikinde: Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginca 22.1.1997 tarih ve Hz 1997/362, Esas 1997/1075, iddianame 1997/659 sayili iddianame düzenlenerek Sanik Esref oglu 1959 dogumlu, Bolu-Düzce ilçesi Dolay Köyü nüfusuna kayitli olup halen firarda bulunan Yasar Öz hakkinda, sahte pasaport ve sürücü belgesi Tanzim etmek ve bu sekilde tanzim edilmip pasaport ve sürücü belgelirini kullanmak ve kullanmak maksadiyla baskalarina teslim etmek suçundan Bakirköy 3. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde dava açilmis oldugu, Yasar Öz hakkinda 21.1.1997 tarihinde giyabi tutuklama karari verildigi ve davanin halen Bakirköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinde derdest oldugu Bakirköy Cumhuriyet Bassavciliginin yukarida tarih ve numarasi belirtilen iddianamesinden anlasildigi,

1997/822 Hz. Sayili dosyanin tetkikinde ise; Yasar Öz'ün 31.1.1994 tarihinde Ataköy 7-8 Kisim 30/A-15 Bloktaki evinde yapilan aramada (1) adet Simithwesson marka 9 mm çapli seri numarasi silinmis olan Barabellum tipli Amerikan yapisi tabanca, MKE yapisi, 9 mm çapinda 43 adet mermi, bir adet 30 calibrelik markasi ve seri numarasi belirsiz toplu tabanca elde edildiginden bahisle Yasar Öz hakkinda 6136 sayili kanuna muhalefet suçundan Bakirköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açildigi ve davanin derdest oldugu, Bakirköy C.Bassavciliginin 22.1.1997 tarih ve Hz.1997/822, Esas 1997/1076 ve iddianame 1997/660 sayili iddianamesinden anlasildigi,

Dosya içerisinde bulunan ve Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Hz. 1996/2303 sayili Hazirlik Numarali Istanbul Emniyet Müdürlügü Mali Sube Müdürlügü Pasaport ve Vize Sahtecilik Büro Amirliginde görevli Komiser Levent Sevinç'in 25.12.1996 tarihli ifadesinde, Yasar Öz'ün evine polis memurlar Mustafa Nazli Öz ve Ali Gökçe ile birlikte gittiklerini ve 31.1.1994 tarihli Geçici Zaptetme Tutanagini düzenlediklerini, Yasar Öz'ün de kendisine ``Bu belgelerin hepsi normal ve dogrudur, üzerindeki imza Genel Müdür tarafindan atilmistir. Ancak bunun haricinde sana birsey söyleyemem. Beni yetkili amirlerinle görüstür'' dedigini, Yasar Öz konusu ile ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlügü ile görüsmeler yapildigini ve Emniyet Genel Müdürlügünün emri ile Yasar Öz'ün serbest birakildigini, Yasar Öz'den zaptedilen silahlar ve esyalari kapali bir zarf içerisinde Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'a elden bizzat kendisinin teslim ettigini, ancak kendisine teslim-tesellüm belgesi verilmedigi, silahlar ve belgelerin de C.Savciligina intikal ettirilmedigi,

Yine tetkik edilen dosya içerisinde bulunan ve Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcisi Aykut Cengiz Engin tarafindan alindigi anlasilan ve Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi Mestan Sener'in 27.12.1996 tarihli ifadesinde: ``Emniyet Müdürü Mehmet Agar'in kendisini aradigini, Yasar Öz ve Tarik Ümit isimli kisilerin yurtdisinda PKK ile ilgili bir çalisma yapmak üzere görevlendirdiklerini, bu nedenle üzerinden ve evinden çikan her türlü belgenin ve silahlarin kendisine gönderilmesini emrettigini söyledigi,

Kendisinin de durumu Istanbul Il Emniyet Müdürü Necdet Menzir'e ilettigini ve Necdet Menzir'in de talimati ile Yasar Öz'e ait silah ve belgelerin Ankara'ya Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'a bir yazi ile elden bir zarf içerisinde Komiser Yardimcisi Levent Sevinç vasitasiyla gönderdiklerini, Yasar Öz'e ait Silah Tasima izin belgesi üzerindeki imzanin bizzat Emniyet Genel Müdürü Mehmet Agar'a ait oldugunu belirttigi,

Dosya içerisinde bulunan bir 25.12.1996 tarih ve C/407520 sayili belgede de Yasar Öz'ün 22.9.1992 tarihinde Mali Sube Müdürlügünde ``Pasaport tahribati ve yurt disina adam kaçirmak'' suçundan gelis kaydi bulundugu incelenmistir.(Ek:115)

7- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca Sedat Edip BUCAK ve Mehmet AGAR haklarinda hazirlanmis olan 30.1.1997 tarih ve 1997/221 Hazirlik ve 1997/1 sayili Fezleke'de Yasar ÖZ olayi ile ilgili bölümde aynen su ifadelere yer verilmistir:

Yasar ÖZ Olayi:

Adana Sakirpasa Havaalaninda sahte pasaport ile yakalanan Metin BOZDOGAN isimli bir sahsin bu sahte pasaportu kendisine Istanbul Ataköy adresinde oturan Yasar ÖZ isimli bir kisinin temin ettigini ifade etmesi üzerine, Adana Emniyet Müdürlügünden Istanbul Emniyet Müdürlügüne müzekkere yazilarak, ihbar mahiyetinin arastirilmasi ve Yasar ÖZ'ün suç delilleri ile yakalanmasi ve sonucunun Adana Emniyet Müdürlügüne bildirilmesi istenmistir. Bu yazi üzerine Istanbul Emniyet Müdürlügü Mali Sube Müdürlügü tarafindan 03.01.1994 tarihinde Yasar ÖZ'ün ikamet ettigi Ataköy 7-8 Kisim L-9 A Blok D 6 adresinde arama yapilmistir.

Yapilan bu aramada, dosyada mübrez 31.01.1994 tarihli arama ve zapt etme tutanaginda belirtildigi üzere;

- Yasar ÖZ adina düzenlenmis 28.12.1993 tarih ve TRA-228576 seri numarali hususi (Yesil) pasaport.

- Tarik ÜMIT adina düzenlenmis 20.12.1993 tarih ve TRA-220307 seri numarali hususi (Yesil) pasaport.

- Üzerinde Yasar ÖZ'ün fotografi yapisik ve hüviyeti yazili silah tasima izin belgesi (belge hamili Yasar ÖZ, Genel Müdürlügümüzde teknik danismanlik hizmeti yürüttügünden bahisle, ülkemizde bulundugu süre içerisinde silah tasimaya izinlidir. Yardimci olunmasini rica ederim. Mehmet AGAR. Vali. Emniyet Genel Müdürü-imza- mühür, yazilari bulunmaktadir)

- Bir adet Smith Wesson marka 9 mm. çapli seri numarasi silinmis Parabellum tipli tabanca.

- Bir adet 30 calimbre, markasi ve seru numarasi belirsiz toplu tabanca.

- MKE yapisi 9 mm. çapinda 43 adet mermi ele geçirilmistir.

Bu belgelerin asillari ve silahlar ile birlikte Yasar ÖZ Istanbul Emniyet Müdürlügü Mali Sube Müdürlügüne teslim edilmistir.

Olay sirasinda arama yapan ve yukarida zikredilen silah ve belgeler ile Yasar ÖZ'ü yakalayan görevliler ile bu olayin vukuu buldugu tarihte Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi olan ve Mali Sube Müdürlügüne vekalet eden Mestan SENER ve Mali Sube Müdürlügünde görevli Emniyet Amiri Osman Yildirim ÖZKARACA, Büro Amiri Nihat YÜRÜTEN'in Istanbul DGM.C.Bassavciliginda alinan ifadelerine göre: Yasar ÖZ ile ikametgahinda ele geçirilen silahlar ve belgeler henüz Emniyet Müd. Mali Sube Müd.ne intikal etmeden bu olaydan haberdar olan ve o tarihte Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet AGAR, Mestan SENER'i arayarak, Yasar ÖZ isimli kiside yakalanan silahlar ve belgelerin bir kurye ile Ankara Emniyet Genel Müdürlügüne getirilerek kendisine teslim edilmesi ve Yasar ÖZ'ün de serbest birakilmasi hususunda emir ve talimat vermistir. Mestan SENER'in, bu olayi ve talimatlari, olay tarihinde Istanbul Il Emniyet Müdürü olan Necdet MENZIR'i intikal ettirmesi üzerine, Necdet MENZIR'de silahlar üzerinde inceleme yapildiktan sonra, Emniyet Genel Müdürünün emirleri dogrultusunda islem yapilmasi hususunda talimat vermistir. Emniyet Genel Müdürü Mehmet AGAR'in bu emir ve talimati geregince, Yasar ÖZ Istanbul Emniyet Müdürlügünden serbest birakilmis, ikametgahinda ele geçirilen silahlar ile belge asillari bir zarfa konularak Levent SEVINÇ isimli Komiser Yardimcisi (aramayi yapan, silah ve belgeleri bulan ekip amiri) kurye olarak görevlendirilmis ve emniyet Genel Müdürlügüne hitaben yazilan 31 Ocak 1994 tarih ve 194-49/94 sayili yazi ile silah ve belgeler Ankara emniyet Genel Müdürlügüne gönderilmistir. Kurye olarak görevlendirilen komiser yardimcisi Levent SEVINÇ'in ifadesinde belirttigi üzere, bu silahlar ve belgeleri kendisi Emniyet Genel Müdürlügüne götürmüs ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet AGAR'a bizzat teslim etmistir. Bu teslimden sonra Emniyet Genel Müdürü Özel Kaleminden tesellüm belgesi istenmis ``Biz teslim alindigini faksla Istanbul Emniyet Müdürlügüne bildirecegiz'' denilerek tesellüm belgesi verilmemistir.

Susurluk Olayi ile ilgili olarak Istanbul DGM.C.Bassavciliginca yapilan hazirlik tahkikati sirasinda bu olayin savciligimiza ihbar ve intikal ettirilmesini müteakip, iddialarin müstenidati olan evraklar ilgili Sube Müdürlügünden celp edilmis ve evrak münderecati nazara alinarak Ankara Emniyet Genel müdürlügüne yazilan 26.12.1996 tarih ve 1996/2303 Hazirlik sayili müzekkeremiz ile, Emniyet Genel Müdürüne teslim edilen belge ve silahlarin akibeti sorulmus ve Emniyet Genel Müdürlügünde bulunuyorsa Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmesi istenmistir. Emniyet Genel Müdürlügünün 03.01.1997 tarih ve 010990 sayili cevabi yazisinda...mezkür belge, silah ve mermilerin baskanliklarinda bulunmadigi, akibetleri hakkinda bilgi sahibi olmadiklari ve ayrica Istanbul Emniyet Müdürlügü yazisinin da arsiv kayitlarina girmedigi bildirilmistir.

Ayrica, Yasar ÖZ ve Tarik ÜMIT adlarina düzenlenen hususi (Yesil) pasaportlarinin müstenidati olan belgeler istenmistir. Emniyet Genel Müdürlügünün 27.12.1996 tarih ve 290979 sayili cevabi yazisi ve ekindeki belgelere göre; Yasar ÖZ'ün görev ünvani Turizm Bakanliginda Daire Baskani olarak gösterilmis bir talep formu ve ekinde de Turizm Bakanliginda görevli iki kisinin imza sirküleri oldugu görülmüstür. Tarik ÜMIT adina düzenlenen hususi pasaportun mühendis ünvani ile düzenlendigi ancak bahse konu pasaportun düzenlenmesine iliskin talep formunun bulunmadigi bildirilmistir.

Yapilan arastirmada, Yasar ÖZ adina düzenlenen silah tasima izin belgesinde belirtilen ünvan ve görev ile hususi pasaport verilmesine esas teskil eden ünvan ve görevinde gerçek olmadiklari tesbit edilmistir. Aksine Ist.Emn.Md.Asayis Subesi Infaz Büro Amirliginin 25.12.1996 tarih ve I/94.020773 sayili bilgi formuna göre, muhtelif suçlardan giyabi tutuklama kararlari ile arandigi, müteakip arastirmalarda da yurtdisinda uyusturucu ticareti ve kaçakçiligi ile iliskili bulundugu anlasilmistir.

Bu olay ile fezlekenin yukaridaki bölümlerinde izah ve ifade edilen (silah tasima ve hususi pasaportlar ile ilgili) olaylarda benzerlik dikkat çekicidir. Söyleki; Mehmet ÖZBAY sahte kimlikli Abdullah ÇATLI'ya verilen silah tasima belgesi ile Yasar ÖZ'e verilen silah tasima izin belgesi ayni niteliktedir, bu belgeler ile her ikisine de, istedigi yerde istedigi sayida ve nitelikte silah tasima imtiyazi tanimakta ve güvenlik görevlileri tarafindan yakalandiklarinda, haklarinda yasal islem yapilmasini önleme imkâni vermektedir. Nitekim, silahlar ve sahte belgelerle yakalanan Yasar ÖZ, bu belge dikkate alanirak Istanbul Emniyet Müdürlügünden serbest birakilmis, hakkinda herhangi bir yasal islem yapilmamis ve durumu ilgili C.Bassavciligina da intikal ettirilmemistir.

Yasar ÖZ adina düzenlenen ve üzerinde Emniyet Genel Müdürü olarak isim ve imzasi bulunan Mehmet AGAR'a (silahlar ve diger belgelerle birlikte) bu belge bizzat teslim edilmis olmasina ragmen, belgenin mahiyeti ve üzerindeki isim ve imza hakkinda herhangi bir sekilde sahtecilik veya gerçege aykirilik beyan ve iddiasinda bulunulmamistir. Bu durum bu belgenin altinda imzasi bulunanin bilgisi ve istemi dogrultusunda düzenlendigi sonuç ve kanaatini olusturmustur. Keza Yasar ÖZ adina düzenlenen hususi pasaport evrakinin incelenmesinde, Mehmet ÖZBAY sahte kimligi ile Abdulah ÇATLI'ya verilen hususi pasaportta oldugu gibi. Çok basit bir inceleme ile sahteligi kolayca belirlenecek imza sirküleri yeterli görülerek, baskaca hiçbir arastirma ve inceleme yapilmadan hususi pasaport düzenlendigi görülmüstür. Bu hususta yukaridaki fiil ve hareketler ile birlikte degerlendirildiginde, bu kisiler adina hususi pasaport düzenlenmesinde de, o tarihte Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet AGAR'in bilgi ve talimati bulundugu sonucu dogmaktadir.

Abdullah ÇATLI'nin esi Meral ÇATLI'nin Istanbul DGM.C.Bassavciligindaki ifadesinde belirttigi üzere Yasar ÖZ'ün Meral ÇATLI ile yakin akraba oldugu belirlenmistir. Ayrica, Tarik ÜMIT'le Yasar ÖZ arasinda, Yasar ÖZ'ün bir eroin olayinda Almanya'da yakalanmasinda ihbarci olarak Tarik ÜMIT'ten süphelenmesi sebebiyle aralarinda ihtilaf bulundugu ve Tarik ÜMIT'in kaybolmasi olayinda Yasar ÖZ'ün de adinin geçtigi ve hakkinda süpheler bulundugu, -Tarik ÜMIT olayinin arastirmasini yapan Jn.Ast.Sb. Ahmet ALTINTAS'in çalismalari sirasinda- bu hususun da iddia ve ifade edildigi anlasilmistir. Nitekim, Yasar ÖZ'ün ikametgahinda yapilan aramada ele geçirilen belgeler arasinda Tarik ÜMIT adina düzenlenmis hususi (Yesil) pasaportta bulunmus ancak, o olay sebebiyle Yasar ÖZ hakkinda herhangi bir yasal islem yapilmadigindan ve halen de Yasar ÖZ yakalanamadigindan, bu pasaportun Yasar ÖZ'ün evinde bulunma sebebi tesbit edilememistir. Hakkindaki bu belge ve delillerle Yasar ÖZ'ün de, yukarida isimleri geçen kisiler arasindaki yasaya aykiri iliskiler aginda yeraldigi anlasilmistir.

Yasar ÖZ halen yakalanamamis olup hakkinda, cürüm islemek için tesekkül olusturmak suçundan Istanbul DGM.C.Bassavciligi'nca tahkikati sürdürülmektedir. Yasar ÖZ hakkinda ayrica sahtecilik ve 6136 Sayili Kanuna muhalefet suçlarindan evrak tefrik edilerek, kanuni gereginin takdir ve ifasi için, görevsizlik karari ile Bakirköy C.Bassavciligi'na gönderilmistir'' denildigi incelenmistir. (Ek: 44)

8- Ayni fezlekenin ekinde bulunan ``Hazirlik evraki üzerinde yapilan diger islemler'' basligini tasiyan bölümde: Yasar ÖZ ile ilgili olarak:

a) Yasar ÖZ isimli kisi hakkinda Emniyet Genel Müdürlügü'nde Teknik Danismanlik yürüttügünden bahisle düzenlenen evrakta sahtecilik bulundugu nazara alinarak Mehmet AGAR hakkindaki evrak tefrik edilerek 1997/9-1 sayili görevsizlik karari ile Ankara Cumhuriyet Bassavciligina gönderilmistir.

b) Yasar ÖZ'de yakalanan silahlar, sahte belgeler ve pasaportlar ile ilgili evrak tefrik edilerek, Yasar ÖZ hakkinda evrakta sahtecilik, 6136 sayili Kanuna muhalefet olay tarihinde Istanbul Emniyet Müdürlügünde görevli olanlar hakkinda da Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligi'nin 1997/10-2 sayili görevsizlik karari ile evrak Bakirköy Cumhuriyet Bassavciligi'na gönderilmistir'' denildigi incelenmistir. (Ek:44)

9- Yasar ÖZ'ün muhtelif suçlardan dolayi hakkinda giyabi tutuklama kararlarinin bulundugu, bunun Istanbul Emniyet Müdürlügü Asayis Sube Müdürlügünün 25.12.1996 tarih ve 1/94.020773 sayili yazilarindan anlasildigi incelenmistir. (Ek: 116)

10- 10/89 Sayili Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca 2.4.1997 tarih ve 10/89-335 sayili yazi ile Emniyet Genel Müdürlügü Interpol Daire Baskanligina Yasar ÖZ'ün 12.12.1995 tarihinde Amerika Birlesik Devletlerinde yakalanan 2 kg. eroinle ilgisi olup olmadigi hususlarinin acele olarak bildirilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek: 117)

11- Emniyet Genel Müdürlügünce Yasar ÖZ'le ilgili olarak Meclis Arastirma Komisyonuna sunulan 2.4.1997 tarih ve 2513 sayili cevabi yazi ekinde özetle:

``1995 yili Kasim ayi süresince, DEA ve A.B.D. Gümrük yetkilileri, Denya Mehmet Organizasyonu tarafindan yapilan uyusturucu madde kaçakçiligi ile ilgili bir sorusturma baslatmistir. Müteakip görüsmeler, Türk uyruklu Erdal AYDIN'in, ABD'ye 10 kg. Eroin maddesi getirmesiyle sonuçlanmistir.

AYDIN, 06.12.1995 tarihinde, ABD, New Jersey kentindeki Newark Uluslararasi Havaalaninda Metin DOKUR, Mehmet ERCENGIZ ve Yasar ÖZ tarafindan karsilanmistir. AYDIN, gizli görevlilere bir eroin örnegi saglamistir ve buna bagli olarak, ERCENGIZ'den eroin maddesini temin etmistir.

12.12.1995 tarihinde, Mehmet ERCENGIZ, New York'taki Erdal AYDIN'in kendisini bekledigi yer olan GRAND HYATT Oteline gelmistir. Bir süre sonra, AYDIN 2 Kg. Eroin teslimati için parayi teslim almak amaciyla otelden disari çikarken yakalanmistir.

Daha sonra Mehmet ERCENGIZ, yapilan sorgulamasinda 2 Kg.lik Eroin teslimatindaki rolünü kabul ederek, o gün önceden Yasar ÖZ'ün talimatiyla, Virginia, Arlington kentindeki THE HOLIDAY INN Otelinde Metin DOKUR isimli kuryeden eroini aldigini belirtmistir.

13.12.1995 tarihinde, HOLIDAY INN Otelinde, Metin DOKUR yakalandiktan sonra verdigi ifadesinde, 29.11.1995 günü (veya yakin bir tarihte) Türkiye'den ABD'ye kaçirdigi 2 Kg. eroini korumak ve tasimaktan dolayi kendisine ödeme yapilmasini bekledigini ve ABD'ye gelmeden önce, Yasar ÖZ ile Istanbul'da saklandigi valizi gözetim altinda bulundurdugunu, sözkonusu eroini valize Yasar ÖZ'ün yerlestirdigini belirtmis ve Washington Interpolü de Yasar ÖZ'ün ABD'ye giris-çikis yaptigini teyid etmistir.Bu olayda, Yasar ÖZ yakalanamamistir.'' denildigi incelenmistir.
Labradorr Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Eski 18-09-2007, 12:12 PM   #4 (permalink)
Labradorr - ait Avatar
Mesajlar: 97 | Albüm: Labradorr'in Resim Albümü
Tecrübe Puanı: 110
Rep Puanı : 714
Rep Derecesi : Labradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to behold
İletişim:
F- TEVFIK NURULLAH AGANSOY CINAYETI ILE ILGILI INCELEME :

1- 29.11.1996 tarih ve A.01.1.GEÇ/4 sayi ile Meclis Arastirma Komisyonumuzca Içisleri Bakanligina bir yazi yazilarak, Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügünce Mafya-Yasadisi Örgütler ile Devlet iliskileri ve baglantilari, ayrica Susurluk'ta meydana gelen kaza olayi ve arkasindaki iliskiler konusunda herhangi bir rapor hazirlanip hazirlanmadigi, varsa bu raporlarin ve belgelerin incelenmek üzere acele talep edildigi incelenmistir. Içisleri Bakanliginca (10/89,110,124,125,126) esas numarali Meclis Arastirma Komisyonumuza gönderilen 9.12.1996 tarih ve B.05.1.IGM.0.60.05.03/2694-96 sayili cevabi yazida konuya iliskin Emniyet Birimlerince düzenlenen evrakin tastikli birer örneginin bir dosya içinde ve yazi ekinde gönderildigi, dosya muhteviyatinin incelenmesinde;

Istanbul-Bebek taksi duragi önünde bulunan çay bahçesinde plakasi belirlenemeyen otodan inen sahislarca 28.8.1996 günü saat 01.00 sularinda açilan ates sonucu çatisma çiktigi, karsilikli ates sonucu Tevfik Nurullah AGANSOY, Basbakanlik Koruma Müdürlügünde görevli 73880 sicil sayili polis memuru Celal BABÜR'ün agir yaralanarak kaldirildigi hastanede öldügü, yine Basbakanlik Koruma Müdürlügünde görevli 102228 sicil sayili polis memuru Ferda TEMEL'in yaralanmis oldugu ve Sisli Etfal Hastanesinde tedavisinin yapildigi,adi geçen polis memurlarinin, Basbakanlik Koruma Müdürlügü emrinde olduklari ve Dogruyol Partisi Genel Baskani Basbakan Yardimcisi ve Disisleri Bakani Sn.Prof.Dr.Tansu ÇILLER'in korumasinda görevlendirilmis olduklari,

Sayin ÇILLER'in Istanbul'a çok sik seyahatler nedeniyle ikametgahlari ile aile fertlerinin korunmasi önem arzettiginden, Istanbul'daki hizmet araçlarinin hazirlanmasi, gerekli koruma tedbirlerinin alinmasi ve yakin koruma hizmetlerinin en iyi sekilde yürütülmesi amaciyla istanbul'da görevlendirilmis olduklari,

Sözkonusu polis memurlarinin olay saatinde saldiri sonucu öldürülen Tevfik Nurullah AGANSOY'un yaninda ne amaçla bulunduklarinin belli olmadigi,

Içisleri Bakanligi Emniyet Genel Müdürlügünün 20 Eylül 1996 tarihli sorusturma onayinda ise konu ile ilgili inceleme yapan polis müfettislerinin:

Polis memuru Ferda TEMEL'in, silah kullanmadigini söylemesine ragmen alinan ekspertiz raporuna göre olay yerinde elde edilen bos kovanlarin bir kisminin adi geçenin silahindan atildiginin tesbit edildigi, bu nedenle polis memuru Ferda TEMEL'in öldürme ve yaralama olayina sebep oldugunun düsünülebilecegi,

Mafya olarak bilinen Tevfik AGANSOY ve adamlarinin yaninda Basbakanlik Koruma Müdürlügüne mensup iki polis memurunun bulunmalari ve gezmelerinin çok dikkat çekici ve vahim bir durum olarak müsaahade edildigi, birlikteliklerinin sebeninin ise menfaat oldugunun düsünüldügü,

Tevfik AGANSOY'un koruma görevini yapan polis memuru Haci AKPINAR'in ise Tevfik AGANSOY gibi bir adamin tavassutuyla araba almasi ve bedelinin ödenip ödenmediginin tereddüt yaratmasinin da polis memurunun görevine uygun bir davranis olmadigi;Yazida belirtilen sebeplerden dolayi Basbakanlik Koruma Müdürlügünde görevli polis memurlari Celal BABÜR (müteveffa), Ferda TEMEL ve Haci AKPINAR haklarinda eylemlerine uygun olarak T.C.K.'nun ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzügünün ilgili maddelerine göre adli ve idari yönden sorusturma yapilmasi görüs ve kanaatina varilmis olmakla;

Adi geçenler hakkinda silah kullanma, yaralama, öldürme, mafya tabir edilen çeteyle iliski kurarak nüfuzunu kötüye kullanmak sureyitle çikar saglamak suçlarindan dolayi M.M.H.K. hükümleri muvacehesinde adli ve idari yönden sorusturma yapilmasi gerektigini ifade ettikleri, Polis Basmüfettisleri Yasar GÖKISIK ve Ibrahim KAYA tarafindan birlikte düzenlenen 1966/684 sayili sorusturma raporunda olayda adi geçen polis memurlari hakkinda çesitli disiplin cezalarinin verilmesinin öngörüldügü incelenmistir.(Ek:119)

2- Meclis Arastirma Komisyonunca Emniyet Genel Müdürlügü Kaçakçilik ve Istihbarat Daire Baskanligina hitaben yazilan 14.2.1997 tarih ve 10/89-229 sayili yazi ile, Nurullah Tevfik AGANSOY isimli sahsin Almanya'da yakalanmasi üzerine, Almanya Güvenlik makamlarinin bu sahsin el yazisi ile alinmis ifadesinin bir suretinin acele olarak Komisyona gönderilmesinin istenildigi incelenmistir.(Ek:120)

3- Emniyet Genel Müdürlügünün 20.2.1997 tarih ve 44422 sayili cevabi yazilarinda ise Yasar ve Ayse'den olma Bitlis Ili Zeydan Mah. nüfusuna kayitli 1960 dogumlu Nurullah Tevfik AGANSOY'a ait dairede kayitli 45948 nolu dosyanin tetkikinde sözkonusu el yazisi ifade tutanagina rastlanmadiginin bildirildigi incelenmistir. (Ek:121)

4- Yine, Emniyet Genel Müdürlügünce, Meclis Arastirma Komisyonu Baskanligina sunulmus olan 28 Subat 1997 tarih ve 990010 sayili cevabi yazida, Nurullah Tevfik AGANSOY'un el yazisi ifadesinin Almanya Interpol'ünden talep edildigi ve alinan cevabi yazida ise, adi geçen hakkinda çikartilan tevkif müzekkereleri kapsaminda ihtiyaç duyulan herhangi bir tutanak var ise, bunun istinabe yoluyla talep edilmesinin gerektiginin bildirildigi,bu nedenle sahisla ilgili herhangi bir adli evrakin Adalet ve Disisleri Bakanliklari kanaliyla uluslararasi istinabe hükümleri uyarinca talep edilmesinin uygun olacaginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:122)

5- (10/89,110,124,125,126) sayili Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca Adalet Bakanligina hitaben yazilan 29.11.1996 tarih ve GEÇ/3 sayili yazida Tevfik AGANSOY dosyasinin incelenmek üzere Komisyona gönderilmesinin talep edildigi,

Adalet Bakanliginca Meclis Arastirma Komisyonu Baskanligina sunulan 24.12.1996 tarih ve 32451 sayili cevabi yazida, Tevfik AGANSOY'un öldürülmesi olayi ile ilgili Istanbul 2. Agir Ceza Mahkemesinin 1996/410 esas sayili kamu davasi dosyalarinin onayli fotokopi suretlerinin yaziya ekli olarak sunuldugunun bildirildigi incelenmistir. (Ek:123)

6- Meclis Arastirma Komisyonu Baskanliginca Sisli Cumhuriyet Bassavciligina gönderilen 7.2.1997 tarih ve 10/89-221 sayili yazi ile Nurullah Tevfik AGANSOY'un Engin CIVAN olayi nedeniyle Türkiye'de ve yurtdisinda alinan ifadelerinin bir örneginin çok acele olarak Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:124)

7- Sisli Cumhuriyet Bassavciliginca Arastirma Komisyonuna sunulan 17.2.1997 tarih ve 1997/738 D.M. sayili cevabi yazida; Nurullah Tevfik AGANSOY hakkindaki evrakin Istanbul 2. Agir Ceza Mahkemesinde dava dosyasinda kayitli bulundugunu, istenilen bilgilerin Komisyona verilmesi için Istanbul 2. Agir Ceza Mahkemesine bilgi verilmis oldugunu ve yazi cevabinin adi geçen Mahkemeden takip edilmesi gerektigi,

Nurullah Tevfik AGANSOY'un öldürülmesi olayi ile ilgili olarak Istanbul 2. Agir Ceza Mahkemesinin 1996/410 esas sayili dava dosyasinin incelenmesinde;

Alaaddin ÇAKICI, Adnan ÇIÇEK, Kenan Ali GÜRSEL, Ahmet ATLILAR, Aydin GÖKER, Yener ÜÇÜNCÜ, Ferdi HEYBET, Kamil ÖZKILIÇ, Hasan TASKIN, Ramazan VURMAZ adli sahislarin sanik olduklari, taammüden adam öldürmek, kasten adam öldürmek, adam öldürmeye tesebbüs, silahla yaralama ve 6136 sayili Kanuna muhalefetle suçlandiklari,

Alaaddin ÇAKICI'nin azmettirmesi sonucu Tevfik Nurullah AGANSOY'u öldürme isini üstlenen, planlayan ve diger saniklardan bir grup olusturarak is bölümü yapip onlari silahlandirarak öldürme suçuna azmettiren Adnan ÇIÇEK ile Kenan Ali GÜRSEL ayni zamanda olay günü bizzat kendileri de olaya katilip silahlariyla ates ettikleri sanik Ahmet ATLILAR'da olay gününden önce kendisine temin edilen telefon ve araba ile Tevfik Nurullah AGANSOY'u yakin takibe alip izleyerek diger saniklara yerini bildirip diger saniklarin olay yerine silahlariyla gelmesini temin etmesi ve kendisi de silahiyla olaya katilmasi ve ates etmesi, diger saniklar Yener ÜÇÜNCÜ, Aydin GÖKER, Ferda HEYBET, Kamil ÖZKILIÇ ve Hasan TASKIN'in olay gününden önce azmettirilmeleri sonucu Tevfik Nurullah AGANSOY'u öldürmek suçunu gerçeklestirmeyi kabul edip tertibat alarak birçok defa olayi gerçeklestirmeye çalismalari, gerçeklestirememeleri neticede olay günü yukarida izahina çalistigimiz sekilde birlikte hareket ederek silahlariyla olaya katilip ates etmeleri, bu atislari sirasinda Tevfik Nurullah AGANSOY'u birçok yerinden yaralayip öldürmeleri, Celal BABÜR'ü de yaaralayip öldürmeleri, Ayse Gülçin BALABAN'i da yaralayip öldürmeleri, Ferda TEMEL'i, Burak ÇALISKAN'i ve Emrah ÇIFTÇI'yi de öldürmeye tesebbüs derecesinde yaralamalari, Gültekin ALKOR'u da ayrica silahla yaralamalari fiillerinden saniklar Adnan ÇIÇEK, Kenan Ali GÜRSEL, Ahmet ATLILAR, Aydin GÖKER, Yener ÜÇÜNCÜ, Ferda HEYBET ve Kamil ÖZKILIÇ'in ayri ayri eylemlerine uyan T.C.K. nun 450/4, 31, 33, 448, 31, 33, 448, 31, 33, 448, 62, 31, 33, 448, 62, 31, 33, 448, 62, 31, 33, 456/1, 457/1 ve 6136 Sayili Kanunun 13/1. maddeleri geregince ayri ayri tecziyelerine,

Karar verilmesinin talep edildigi,

Maktül Nurullah Tevfik AGANSOY'un Emlak Bankasi Eski Genel Müdürlerinden Engin CIVAN'in silahla yaralanmasi olayinda suça azmettiren kisi sifatiyla sanik oldugu,Meclis Arastirma Komisyonunca Basbakanliga gönderilen 10.01.1997 tarih ve 10/89-118 sayili yazi ile Susurluk olayina iliskin sorusturma raporu ve eklerinin talep edildigi,

Basbakanlikça Meclis Arastirma Komisyonumuza 6.3.1997 tarih ve 258 sayili yazi ekinde gönderilen 9.1.1997 tarihli Basbakanlik Teftis Kurulunca hazirlatilmis olan raporun Tevfik Agansoy'la ilgili bölümünde.

Emniyet Genel Müdürlügünden alinan 06.12.1996 gün ve 2675-96 sayili yazinin eki 1 nolu dosyanin tetkikinden;Polis Memurlari Celal Babür ile Ferda Temel'in Basbakan Yardimcisi ve Disisleri Bakani Sn.Prof.Dr.Tansu Çiller'in koruma görevlileri olduklari, Sayin Tansu Çiller'in Istanbul'a çok sik seyahatleri ve Istanbul'daki ikametgahlari ve aile fertlerininde korunmasi amaciyla adi geçen polis memurlarinin Istanbul'da görevlendirildikleri, 28.08.1996 günü gecesi Istanbul Bebek'te Tevfik Agansoy'un öldürülmesi olayi sirasinda beraberinde olan Polis Memuru Celal Babür'ün öldügü, Polis Memuru Ferta Temel'in yaralandigi, olay üzerine Emniyet Genel Müdürlügünce iki Polis Basmüfettisine inceleme yaptirildigi, Ferda Temel hakkinda düzenlenen 02/2/1996 gün ve 1996/684 sayili raporda Hizmet disinda resmi sifatinin gerektirdigi, sayginligi ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranislarda bulundugu gerekçesiyle 6 ay süreli kademe ilerlemesinin durdurulmasi cezasiyla tecziyesinin teklif edildigi, islemin henüz sonuçlanmadigi anlasilmaktidir. Ayrica, Ferda Temel hakkinda adam öldürmek suçundan T.C.K.'nun 49 uncu maddesi geregince Istanbul Cumhuriyet Bassavciliginca düzenlenen 17.10.1996 tarih ve Hz:96/36903 sayili Iddianame ile Istanbul 2.Agir Ceza Mahkemesinde kamu davasi açilmis oldugu bildirildigi incelenmistir.
Labradorr Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Eski 18-09-2007, 12:12 PM   #5 (permalink)
Labradorr - ait Avatar
Mesajlar: 97 | Albüm: Labradorr'in Resim Albümü
Tecrübe Puanı: 110
Rep Puanı : 714
Rep Derecesi : Labradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to behold
İletişim:
H-DILEK ÖRNEK ILE ILGILI INCELEME

1- TBMM'de Kurulan (10/89,110,124,125,126) Esas Numarali Meclis Arastirmasi Komisyonu Baskanligimizca Istanbul DGM Bassavciligina yazilan 10.01.1997 gün ve A.1.01.GEÇ.10/89-125 sayili yazi ile ``Komisyonumuzca alinan karar geregince; Susurluk Kazasi sonrasinda Bassavciliginiz tarafindan baslatilan bir suç islemek için tesekkül kurmak eylemi ile ilgili olarak yapilan tahkikata dair son duruma dair evraklar ile celbedilen evraklarin birer suretinin Komisyonumuz görevlisi Akman AKYÜREK'e elden teslim edilmesinin'' talep edildigi incelenmistir.(Ek:133)

2- Komisyon Baskanligimizca Istanbul DGM Bassavciligina yazilan 10.01.1997 gün ve A.1.01.GEÇ.10/89-146 sayili yazi ile ``Komisyonumuzca alinan karar geregince kara para aklama operasyonu sirasinda yakalanan kurde Dilek ÖRNEK ve arkadaslari hakkinda yapilan tahkikata iliskin evraklarin birer suretinin Komisyonumuz görevlisi Akman AKYÜREK'e elden teslim edilmesinin'' talep edildigi incelenmistir.(Ek:134)

3- Istanbul DGM Cumhuriyet Bassavciliginin 27.2.1997 gün ve 1997/440 sayili cevabi yazisi ekinde ``Dilek ÖRNEK ve arkadaslarina ait tahkikat evraklarinin bir suretinin'' Komisyonumuza gönderildigi bildirilmis olup, dosyanin muhteviyatinda bulunan Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Bassavciliginca hazirlanan Hazirlik: 1996/2637, Esas: 1997/211 Iddianame:

Dilek ÖRNEK, Youssef Gharachehdaghi, Ercan DOGAN ve Ayhan AKÇA adli sahislarin sanik olduklari, ruhsatsiz uyusturucu madde ihraci maksadi ile tesekkül olusturmak ve bu tesekküle dahil olmak, 4208 Sayili Kara paranin aklanmasinin önlenmesine dair Kanuna muhalefetle suçlandiklari ve 23.12.1996 tarihinde Dilek ÖRNEK, Youssef Gharachehdaghi'nin 10.01.1997 tarihinde Ercan DOGAN'in tutuklanmis olduklari ve tutukluluklarinin devam ettigi,

Ayni zamanda Hollanda vatandasi olan ve uzun süredir yurtdisinda yasiyan Dilek ÖRNEK'in sik sik yurda giris-çikis yaptigi ve PKK adina faaliyet yürüttügünün polise ihbar edilmesi üzerine, 15.12.1996 günü Istanbul Atatürk Havaalanindan yurda giris yaparken üzerinde ve valizinde çok miktarda çesistil ülke paralari ile yakalandigi, Dilek ÖRNEK'in anlatiminda: Bu paranin ülke disina çikarilan uyusturucunun satisindan elde edildigi, her defasinda havaalaninda kendisini karsilayan Mehmet ve Latif ALAKEL kardeslere getirdigi paralari teslim ettigi, onlarin da bu paralari Feramez adini kullanan Youssef Gharachehdaghi isimli kisiye teslim ettikleri, bu kisinin Lokman Ghodsi Makbood Alam isimli bir ortagi oldugu ve Kapaliçarsidaki halen kapali olan Azer Döviz Bürosunun bunlara ait oldugu ve bu kisilerin Emniyet Müdürlügü Narkotik Subedeki kayitlarindan daha önce de Hursit HAN isimli kisinin yakalattigi uyusturucu isine de karistiklari, subedeki resimlerinden Dilek ÖRNEK tarafindan bu kisilerin teshis edildikleri,

Feramez ismi ile taninan Youssef GHARACHEHDAGHI ve Ayhan AKÇA disindaki yakalanan kisilerin olayla ilgisi bulunamadigindan serbest birakildigi,

Istanbul DGM Bassavciliginin Istanbul (6) No'lu DGM'nin 1996/13 Esas sayili dosyaya konu 1996/1967 hazirlik dosyasinda, hakkinda ek takipsizlik karari verilen Mehmet ALAKEL'in kullandigi Narkotik Sube elemanlarinca daha önceden bilinen 3422034 plakali BMW otonun, Avcilar'da bir evin önünde park halinde görülmesi üzerine, adi geçenin yakalanmasini teminen kapi açtirildiginda Ayhan AKÇA isimli polis memurunun çiktigi,

Dilek ÖRNEK, Youssef GKHARACHEHDAGHI ve Ayhan AKÇA disindaki yakalanan kisilerin olayla ilgisi bulunamadigindan serbest birakildigi,

Dilek ÖRNEK'in suç ortaklarindan Ercan DOGAN da, Antalya Havalimaninda yurtdisina çikarken yakalanarak Istanbul Emniyet Müdürlügü Narkotik Subeye gönderildigi,

Öte yandan olayla ilgileri bulundugu sonucuna varilan Mehmet ALAKEL, Abdüllatif ALAKEL, Lokman GHODSI, Makbood ALAM ile Dilek ÖRNEK'in yurda girislerinde üzeri ve esyasi aranmaksizin serbestçe geçisini saglayan Gümrük Muhafaza Memuru Vahdettin SEYLAN isimli sahislarin yakalanamadigi, haklarinda Giyabi Tevkif karari alindigi, tefrikli 1997/342 evrak üzerinden aranmalarina devam edildigi,

Ayhan AKÇA disindaki saniklar haklarindaki sorusturmanin tamamlanmasi üzerine çikarildiklari Mahkemede fiillerini ikrar etmekle mahkemece tutuklanmislar, Ayhan AKÇA serbest birakilmistir.

el konulan esya:

Sanik Dilek ÖRNEK'in üzerinde ele geçen yabanci paralar ile Türk parasi kendisine iade olunmus, valizindeki paralar ise son olarak banka görevlilerine saydirildigindan, 27.536.000 Ispanyol Pesetasi, 4.793.000 Portekiz Eksüdosu (emanet/8. sira), 5 adet 2.000.lik sahte Ispanyol Pesetasi (emanet/7.sira),

Sanik Youssef CHARACHEHDAGHI'dan elde edilen Amerikan Bankasina ait 25.lik 7 koçan bos çek yapragi (emanet/1.sira), 3 adet cep telefonu (emanet/4.sira), 50 Ingiliz Sterlini, 220 Amerikan Dolari ve 8085 Alman Marki (Emanet/8.sirada olup, Mehmet ALAKEL'in elinde bulunan 3660 Alman Marki ile ayni hesaba alinarak, toplam 11.745.Alman Marki olarak kayit edildigi), 34 MC 449 Plakali BMW marka oto ve Hüseyin ABDÜLKASIM'a ait olup devamli olarak sanigin kullandigi anlasilan 34 PZY 78 plakali Dogan marka otolar (Emniyet Müdürlügü otoparkinda),

Sanik Ercan DOGAN'dan elde edilen 13.770 Alman Marki, 8.000 Hollanda Guldeni, 20 Amerikan dolari ve 1 adet cep telefonu (ek-emanet /1-2.sira),

Giyabi Tevkifli sanik Abdüllatif ALAKEL'e ait banka hesap defteri (Emanet/2.sira), muhtelif kapi anahtarlari (Emanet/3.sira), Ayhan AKÇA'nin kullandigi 34 L 2034 Plaka sayili BMW marka oto (emniyet Müdürlügü Otoparkinda),

Giyabi tevkifli sanik Mehmet ALAKEL'e ait muhtelif kapi anahtarlari (Emanet/3.sira), ev aramasi sirasinda bulunan 3660 Alman Marki (Emanet/8.sirada 11,745 Alman Marki içinde), Mehmet Murat UZUNBOY'dan ele geçirilen ve Mehmet ALAKEL'e ait oldugu tesbit edilen 1 adet cep telefonu (Emanet/6.sira), 34 TER 65 plaka sayili oto (emniyet Müdürlügü Otoparkinda),

Giyabi tevkifli sanik Lokman Ghodsi MAHBOOD ALAM'in evinde yapilan aramada, esi Simin Lotfi JAVID'den alinan 1 adet cep telefonu (Emanet/5.sira),

Mehmet ALAKEL ile Abdullatif ALAKEL'e ait evlerde yapilan aramada zabt edilen ve emanetin 9. sirasina kayit edilen, sorusturma sirasinda da kadin esyasi oldugu anlasilan birtakim altin, ziynet esyasi, saat gibi esya mahkeme karari ile sahiplerine iade edilmistir.

olayin hukuki durumu:

Uyusturucu madde kaçakçilari tarafindan, yurtdisina gönderilen uyusturucu maddelerin Avrupanin çesitli ülkelerinde satildigi ve elde olunan paralarin, kaçakçilarin yurtdisi baglantilarinda toplanarak, kuryeler araciligi ile yurda sokuldugu ve bir elden dagitiminin yapildigi bilinmektedir.

Sorusturma sonucuna göre, olayda Garo GÖKOGLU, Ercan DOGAN ile açik kimligi tesbit edilemeyen SÜLO isimli sahislarin, satistan gelen parayi topladiklari, bunlardan Ercan DOGAN'in bir ara nikahsiz yasadigi esi Fatma KUNT ile bu kisinin akrabalari Dilek ÖRNEK, Yildiz ÖRNEK, Ihsan ÖRNEK, Ali KUNT ve Murat ASKAR araciligi ile, yine Garo GÖKOGLU'nun yegeni Parseh KÖROGLU ve onunla birlikte yasayan Birigitte BAARSLAF ve yine Simon ACLACOGLU vasitasi ile Türkiye'ye gönderdikleri, burada Azer Döviz Bürosunda çalisan Mehmet ve Abdüllatif ALAKEL'in kuryeyi karsilayip, parayi Feramez adi ile bilinen Youssef GHARACHEHDAGHI'a aktardigi, bu suretle Azer Döviz Bürosunda Lokman Ghodsi Mahbood ALAM'a ulasan yabanci paranin sonradan uyusturucu kaçakçilarina ödendigi anlasilmaktadir.

Lokman Ghodsi Mahbood ALAM isimli Iran uyruklu sahis döviz isi ile ugrasmakla birlikte, Hursit AHN ve arkadaslari hakkindaki 7.9.1996 suç tarihi ve halen Istanbul (6) Nolu DGM.nin 1996/13 Esas sayili dosyasina konu, tesekkül halinde eroin ithali suçunun 9.nolu sanigi olup Iran yolu ile yurda giren uyusturucunun, islenerek yurtdisina satisi sonucu elde edilen parayi akladigi iddiasi ile yargilanmakta oldugu, o tarihten beri firarda olan bu sahsin olayimizda da ayni rolü, yardimcilari Youssef GHARACHEHDAGHI, Mehmet ve Abdüllatif ALAKEL isimli serikleri ile birlikte üstlendigi görülmektedir.

Bahsedilen davanin hazirlik sorusturmasi sirasinda Mehmet ALAKEL için de takibat yapilmis ancak; adi geçen sanik delil yetersizligi nedeni ile serbest birakilmis ve hakkinda ek takipsizlik karari verilmistir.

Uyusturucunun yurtdisina gönderilmesi, orada satisi ve bedelinin kurye araciligi ile yurda sokularak döviz bürosunda aklanmak sureti ile uyusturucu kaçakçilarina dagitilmasi seklinde gelisen olayin ``Ruhsatsiz olarak uyusturucu ihraç etmek'' ve ``Uyusturucu satisindan elde edilen paranin baskalarinca bulundurulmasi'' olmak üzere iki özellik arz ettigi ortadadir.

Ruhsatsiz uyusturucu ihraç etmek fiili, TCK.nin 403/2. maddesinde tarif edilmektedir. Olayda, ihraç fiilini isleyenler belli olmamakla birlikte, uyusturucunun ihraci ve paranin yurda girisi safahatinda birden fazla kisinin bu suçu islemek için önceden anlasarak irade birligine vardiklari izahtan varestedir. Kuryelerin yaklasik iki yildan beri para getirdikleri, dosya kapsamindan anlasilmakla, uyusturucunun birden fazla ihraçi sözkonusu edilmesine ragmen, cins ve miktari bilinmemektedir. Diger bir deyisle, ortada uyusturucu bulunmamaktadir. Bu nedenle saniklarin fiili TCK.nin 403/10. maddesi kapsaminda kalmaktadir.

Uyusturucu satisindan elde edilen para, 4208 S.K.nin 2/a maddesi uyarinca ``karapara'' olarak tarif edilmektedir. TCK.nin 403. Maddesindeki fiilin islenmesi sureti ile elde edilen paranin baskalarinca iktisap edilmesi, bulundurulmasi, kullanilmasi, zilliyet yada malikinin degistirilmesi ise, kara para aklama suçu olarak ayni maddede belirtilmistir.

saniklar ve hukuki durumlari

Saniklardan Dilek ÖRNEK, Youssef GHARACHEHDAGHI ve Ercan DOGAN'in yukarida olaylarin özetlendigi gibi cereyan ettigini itiraf ettikleri ve dolayisiyla suçlarini ikrar ettiklerinden,

Sanik Dilek ÖRNEK'in, uyusturucu ihraci maksadi ile olusturulan tesekküle sonradan dahil olmaktan ve birden fazla karapara bulundurmak ve karaparanin baskalarinca iktisap edilmesi ve zilyetliginin degistirilmesi fiilinden sorumlu oldugu,

Sanik Youssef GHARACHEHDAGHI'nin, yurtdisina eroin ihraci maksadi ile kurulan tesekküle dahil oldugu ve uyusturucunun satisindan elde edilen karaparayi ``bulundurdugu, zilyetliginin degistirilmesi ve baskalarinca iktisabini sagladigi'' nedeni ile bu fiillerinden sorumlu oldugu,

Sanik Ercan DOGAN'in, uyusturucu ihraci maksati ile olusturulan tesekküle Azer Döviz Bürosunu ziyaret ederek ve olayin ayrintilarini bilerek dahil olmaktan ve birden fazla karapara bulundurmak ve karaparanin baskalarinca iktisap edilmesi ve zilyedinin degismesi fiillerine kuryeleri azmettirmekten sorumlu oldugu,

Sanik Ayhan AKÇA'nin esasen Özel Harekat Dairesi Baskan Vekili Ibrahim SAHIN'in koruma polisi olup, haklarinda giyabi tevkif karari bulunan Mehmet ve Abdüllatif ALAKEL ve Lokman Ghodsi Mahbood ALAM ile yakin iliski içinde bulundugu sanik Abdüllatif'e ait 1996 model BMW otomobilin emrine tahsis edildigi, karaparanin aklandigi Azer Döviz Bürosuna sik sik ugradigi, adlari belirtilen kisilerin yurtdisina eroin göndermek üzere olusturduklari tesekküle bu suretle dahil oldugu ve yurda gelen karaparanin tasinmasina da aracilik etmek sureti ile kara para bulundurdugu ve bu parayi baskalarinin iktisabina yardimci oldugu sebebi ile tesekküle dahil olmak ve karapara bulundurma fiillerinden sorumlu oldugu,

tefrikli dosya:

Sanik Dilek ÖRNEK'e gümrükten geçis kolayligi saglayan Mehmet SAYLAN, karaparayi teslim alan Mehmet ve Abdüllatif ALAKEL, parayi aklayan Lokman Ghodsi Mahbood ALAM halen firarda olup, tefrik edilen 1997/342 hazkirlik sayili dosyada haklarindaki giyabi tevkifin infazina intizar edilmektedir.

Dosyamiz saniklarinin tutuklu olmalari nedeni ile kamu davasinin gecikmemesini teminen iddianamenin tanzimi lüzumu hasil olmustur.

SONUÇ :

Açiklanan nedenler ile saniklarin durusmalarinin 2845 S.K.nin 20. maddesine göre yapilarak, yukarida gösterilen sevk maddeleri uyarinca saniklarin cezalandirilmasi, emanete alinan suçta kullanilan ve suçtan hasil olan esyanin TCK.36 Md. uyarinca ZORALIMINA, karar verilmesinin talep edildigi, incelenmistir.
Labradorr Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Eski 18-09-2007, 12:13 PM   #6 (permalink)
Labradorr - ait Avatar
Mesajlar: 97 | Albüm: Labradorr'in Resim Albümü
Tecrübe Puanı: 110
Rep Puanı : 714
Rep Derecesi : Labradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to beholdLabradorr is a splendid one to behold
İletişim:
I-ANAVATAN PARTISI GENEL BASKANI MESUT YILMAZ'A

BUDAPESTE'DE YAPILAN SALDIRI ILE ILGILI INCELEME

1- 10/89 sayili TBMM Arastirma Komisyonu Baskanliginca Emniyet Genel Müdürlügüne yazilan 10.1.1997 tarih ve 10/89-111 sayili yazi ile Mesut Yilmaz'a Budapeste'de yapilan saldiriya iliskin olarak yapilan tahkikata dair dosyanin bir suretinin Meclis Arastirma Komisyonuna gönderilmesinin talep edildigi incelenmistir. (Ek:136)

2- Içisleri Bakanligi Emniyet Genel Müdürlügünün Bila tarih ve 96/1910 sayili cevabi yazilari ile 24.11.1996 günü Macaristan'in Budapeste Kentindeki Hilton otelinde Mesut Yilmaz'a yönelik yapilan saldiri ile ilgili olarak sürdürülen yurtiçi ve yurtdisi tahkikatlari ihtiva eden dosyanin bir klasör içinde gönderildiginin bildirildigi,dosya muhteviyatinin incelenmesinde:

Saldiriyi gerçeklestirenlerin 20.4.1970 Demirtas dogumlu, Esref ve Nazife oglu Veysel Özerdem, 04.04.1960 Elazig dogumlu Ahmet ve Ayten oglu Ismail Koçkaya ile açik kimlikleri henüz belirlenememis olan Ziya Kortu ve Veysel Özgür olduklari,

Konu ile ilgili olarak Mesut Yilmaz'in yakin korumaligini yapan polis memurlari Hüseyin Arslan, Yasar Günaydin'in 26.11.1996 tarihlerinde ifadelerine basvurulmus oldugu, Türk Interpol'ünden Macaristan Interpol'üne 25.11.1996 tarihinde faks çekilerek bilgi talep edildigi, 27.11.1996 tarihinde Macaristan Interpol Sefi Zoltan Nagy ile yapilan görüsmede alinan telefon notunda, Mesut yilmaz'in Macaristan polisine sikayette bulunmadigi, bu nedenle yasalarina göre bir tahkikat yapmadiklarini, bu asamadan sonra ancak Türk Büyükelçiliginin basvurusu üzerine bir tahkikat yapilabilecegini, 27.11.1996 tarihinde böyle bir basvuruda bulunuldugunu, yapilacak çalismalardan bilgi vereceklerini ifade ettigi, Mesut Yilmaz'a saldirida bulunduklari ileri sürülen Ismail Koçkaya, Veysel Öerdem, Cengiz Korkut ve Veysel Özgür adli sahislarin Kaçakçilik ve Organize Suçlarla Nücadele Daire Baskanliginin Arsivinde yapilan fis tetkiki neticesinde ilisik kayitlarinin bulunmadigi,

Ismail Koçkaya'nin Bakirköy 3. Agir Ceza Mahkemesinde 1995/190 esas sayili dosyada giyabi tutuklu oldugu ve yargilamasinin devam ettigi,

Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut Yilmaz'a, 24.11.1996 günü bulundugu Budapeste'deki Hilton otelinde saat: 17.00 sularinda yapilan saldiriyla ilgili olarak 25.11.1996 tarihinde Budapeste Interpolüne acele ibareli bir mesaj çekilerek bilgi talep edildigi,

Öte yandan, saldiriyla ilgisi bulunabilecegine dair duyum alinan 20.4.1970 Asagi Demirtas dogumlu, Elazig nüfusuna kayitli, Esref ve Nazife oglu Veysel Özerdem, 4.4.1960 Elazig dogumlu, ahmet ve Ayten oglu Ismail Koçkaya, Veysel Özgür ve Cengiz Korkurt isimli sahislar hakkinda daire Baskanligimizca yapilan tetkikler neticesinde;

Ismail Koçkaya'nin 7.2.1995 tarihinde Atatürk Havalimanindan ülkemize girisiyle birlikte 27.2.1996 tarihinde yine ayni limandan çikis yaptigi,Veysel Özerdem'in 8.8.1995 tarihinde Dereköy Hudut Kapisindan ülkemize girisiyle birlikte 9.9.1995 tarihinde Kapikule Hudut Kapisindan çikis yaptigi,1952 dogumlu Veysel Özgür isimli sahsin 25.7.1995 tarihinde Kapikule Hudut Kapisindan çikisiyla birlikte 12.8.1995 tarihinde yine ayni kapidan giris yaptigi,1953 dogumlu Veysel Özgür isimli diger bir sahsin da 22.10.1994 tarihinde Kapikule Hudut Kapisindan çikis yaptigi tesbid edildigi,

Sahislar hakkinda KIHBI Baskanligindan da bilgi talep edilmis olup, Kaçakcilik, Temüh, Asayis, yabancilar, Bilgi Islem ve Istihbarat Daire Baskanliklari ile de koordineli olarak çalisildigi,

Yukarida adi geçen sahislardan Ismail Koçkaya ile Macaristan'da yasayan Türklerden Hasan Karabacak'in resimleri ayrica Mesut Yilmaz'in korumalarina teshis amaciyla gösterilmis olup, sanik ile benzerlikleri olmadigi da tesbit edildigi,

Sözkonusu ülke Interpolüne 26.11.1996 tarihinde çekilen acele ibareli ikinci bir mesajla da; Mesut Yilmaz'in korumalarindan ögrenilen sanigin eskali verilerek, korumalari ile arasinda geçen mücadeleden dolayi yaralanmis olabileceginden bahisle Macaristan'daki hastahane kayitlarindan da arastirilmasi talep edildigi,

Emniyet Genel Müdürlügünce Istanbul Emniyet Müdürlügüne yazilan 27.12.1996 tarih ve 291144 sayili yazi ile Baran ve Refiye oglu 20.6.1961 Ankara dogumlu Aydin Ipekli'nin sahibi yada ortak oldugu sirketlerin adi ile adreslerinin ve kimlerle ortak oldugunun soruldugu,

Istanbul Emniyet Müdürlügünce, Emniyet Genel Müdürlügüne verilen 3 Ocak 1997 tarih ve 96/675 sayili cevabi yazida: Sultan Tekstil Sanayi Ltd.Sirketinin 7.4.1992 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Mahallesi, Asik Veysel Cad. 68/A sayili adreste, baba ve anne Boran-Refiye Ipekli tarafindan kuruldugu, 7.8.1992 tarihinde aydin Ipekli ile ablasi Serpil Ipekli'nin de ortak edildigi, 22.11.1993 tarihinde baba Baran Ipekli'nin ölümü üzerine, babalarina ait hisseler Refiye-Aydin-Serpil ve Gülay Aydin isimli sahislara devredildigi, 23.11.1993 tarihinde Refiye Ipekli'nin tüm hissesinin, Gülay aydin'in tüm hissesinin ve Aydin Ipekli'ye ait bir miktar hissenin kendisini Mehmet Özbay olarak tanitan ve yurtdisinda tanidiklari oldugunu söyledikleri sahsa ait oldugu, Mehmet Özbay'in bu hisseleri 100 bin DM karsiliginda aldigi, Mehmet Özbay'in satin aldigi hisselerin resmi islemlerinin Mehmet Özbay'in esi Meral Çaatli adina yapildigi, 26.1.1995 tarihinde resmi olarak Meral Çatli adina kayitli bulunan hisselerin Aydin Ipekli ve Serpil Ipekli üzerine devredilmis oldugu,

Slovak Interpolünden alinan 28.11.1996 gün ve 12785/NUI-96-GA sayili mesajda Mesut Yilmaz'a saldirida bulunduklari anlasilan Veysel Özerdem, Ziya Korkut ve Cengiz Korkut'un lacivert bir minibüsle Slovak Sinirini geçmis olduklarinin anlasildigi,

Disisleri Bakanligi Istihbarat ve Arastirma Genel Müdürlügünün 3 Aralik 1996 tarih ve 3633 sayili yazilari ile Içisleri Bakanligi (Emn.Gn.Md)'ne verdigi bilgide, saniklarin Çek Cumhuriyetinde olduklarinin ögrenildigi,

Saldiri olayina adi karisan Ziya Korkut, Ismail Koçkaya ve Veysel Özerdem haklarinda Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesince 10.12.1996 tarihinde giyabi tevkif karari verildigi, Adi geçen sahislarin yurtdisinda yakalanmalari ve suçlularin Iadesine Dair Avrupa Sözlesmesinin 12. maddesine istinaden ülkemize iadelerinin temini için Interpol'e üye tüm ülkelere 12.12.1996 tarihinde ``Dagitimli'' yazi gönderilmis ve bu meyanda her üç (3) sahis için Kirmizi Bülten düzenlenerek Interpol Genel Sekreterligine iletildiginin ek bilgi notundan anlasildigi,

Ankara Cumhuriyet Bassavciliginca Adalet Bakanligina yazilan 11.12.1996 tarih ve 3/14292 sayili yazi ile Mesut Yilmaz'a saldirida bulunan saniklardan Veysel Özerdem, Ismail Koçkaya ve Ziya Korkut'un Çek Cumhuriyetinde bulunmalarinin muhtemel oldugu belirtilerek yakalanmalari ve yargilanmak üzere ülkemize iade edilmelerinin talep edildigi,

Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut Yilmaz tarafindan 2.12.1996 tarihinde emniyet Genel Müdürlügüne gönderilen yazida kendisine yöneltilen saldirinin Abdullah Çatli'nin ortagi, Sultan Tekstil'in sahibi Aydin Ipekli tarafindan organize edildigini iddia ettigi incelenmistir.(Ek:137)

J-ALPASLAN PEHLIVANLI'NIN ÖLDÜRÜLMESI ILE ILGILI

INCELEME

1- Komisyonumuzun 3.2.1997 tarih ve 205 sayili yazi ile Kirikkale Cumhuriyet Bassavciligindan; Alparslan Pehlivanli'nin ve Alparslan Pehlivanli'yi öldüren sahsin abisinin öldürülmesi olayina iliskin tahkikat ve dava dosyalarinin bir suretinin istendigi incelenmistir. (Ek:138)

2- Kirikkale Cumhuriyet Bassavciligi 6.2.1997 tarih ve 1995/89 Hz. sayili yazisi ile Kirikkale milletvekili Alparslan Pehlivanlinin 14.4.1994 tarihinde Keskin ilçesi yakinlarinda öldürülmesi ve Alpaslan Pehlivanli'yi öldüren Haci Vural'in büyük kardesi Metin Vural'in öldürülmesi olayi ile ilgili Kirikkale Cumhuriyet Bassavciligi ve Kirikkale Agir Ceza mahkemesinde bulunan kararlar ve dosya suretini gönderdigi incelenmistir. (Ek:139)

K-KARTAL DEMIRAG ILE ILGILI INCELEME

1- Türkiye Cumhuriyeti 8. Cumhurbaskani merhum Turgut Özal'a Kartal Demirag isimli sahis tarafindan, 18.6.1988 günü Ankara Atatürk Kapali Spor Salonunda yapilan Anavatan partisi 2. Olagan Kongresinde, yapilan suikast tesebbüsü ile ilgili olarak Komisyonumuza intikal eden evraklarin incelenmesi neticesinde;

Turgut Özal'in Kartal Demirag, tesebbüsü sonucu elinden yaralandigi, adi geçen suikastçinin yarali olarak ele geçirildigi, sahsin üzerinden Hayati Ipek adina düzenlenmis sahte kimlik çiktigi,

Davanin Ankara 1 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde görüldügü 23.11.1988 tarih ve 1988/86 esas, 1988/127 karar sayili karara baglandigi,

Bahsi geçenin ideolojik amaçla T.C.Basbakani Turgut Özal'i tasarlayarak hamili bulundugu ve emanette kayitli tabancasiyla iki el ates etmek suretiyle öldürmeye tam tesebbüs suçundan, ayrica memnu tabanca ve nüfus tezkeresinde sahtekarlik fiillerinden sorumlu tutuldugu, yargilama neticesinde; daha önce öldürmeye tam tesebbüsten hükümlü oldugu cezasini çekmekte iken cezaevinden firar ettigi, mezkür suikasti tek basina kararlastirdigi, siyasî bir amacinin bulunmadigi, geçmisteki ülkücü kisiliginin bunda etkili olmadigi ifadesini vermis, mahkeme 20 yil agir hapis ve ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklilik cezasi vermistir.

Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savciliginca olayin sorusturulmasi sirasinda sanikla birlikte olan, sanigi suça tesvik eden veya muzaharette bulunan, birlikte suç isleyen veya sanigin suç isledigi aleti veya vasitayi temin eden baska kisi ya da kisilerin bulundugu yönünde bir delil elde edilemedigi ancak kisinin hedef küçültme, yerde yuvarlanarak kaçma sekliylede davranislarindan profesyonel oldugu kanaatlerinide belirtmislerdir.

Suikastçi Kartal Demirag 15.4.1992 tarihinde de Devlet Güvenlik Mahkemesinin 14.4.1992 tarih 1992/90 sayili karari geregi mesruten tahliye edildigi incelenmistir. (Ek:140)

L- HURSIT HAN ILE ILGILI INCELEME

1- 10/89, 110,124, 125, 126 Esas Numarali TBMM Arastirma Komisyonu Baskanliginca Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligina gönderilen 10.1.1997 tarih ve 124 sayi yazi ile Hursit Han ve arkadaslari hakkinda devam eden eroin kaçakçiligi dava dosyasinin onayli bir örneginin gönderilmesinin talep edildigi incelenmistir. (Ek:141)

2- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca 17.1.1997 tarih ve 1997/90-71 sayili yazi ile Meclis Arastirma Komisyonu Baskanligina 6.Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1996/13 Esas sayili Hursit Han ve arkadaslari hakkindaki dava dosyasinin birer örneginin Meclis Arastirma Komisyonuna gönderildiginin bildirildigi,

Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginin yazilarina ekli olarak gönderilmis bulunan 1996/13 Esas sayili dava dosyasinin incelenmesinde:

Istanbul DGM Bassavciliginca hazirlanan 30.9.1996 tarih ve 1996/1967 Hazirlik, 1996/1311 esas ve 1996/1224 iddianame sayili iddianame ile eroin ithal ettigi ve ticaretini yaptigi belirlenen saniklardan Hursit Han, Sükrü Han, Sevket Çagirtekin, Sükrü Çagirtekin, Idris Çagirtekin, Hasan Yilmaz, Muhittin Arslan, Mustafa Hanifoglu ve Iran uyruklu Lokman GHAUDSI MAHBOOD ALAAM haklarinda Istanbul 6 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde dava açilmis oldugu ve davanin devam ettigi,

Hursit Han'in 15.1.1995 tarihinde Bakirköy'de Afyonsakizi ve eroin ticaretine iliskin olay, 26.6.1994 tarihinde Bakirköyde Kokain ticaretine iliskin olay, 3.1.1995 tarihinde yine Bakirköyde eroin ve Afyonsakizi ticareti ve 8.3.1995 tarihinde Tekirdag-Saray ilçesinde eroin ve baz morfin imal etme olayinda kardesi Sükrü Han ile baasrolde bulunduklari ve yönlendirici olduklari, bu sahislarin Pakistan uyruklu Haci Ibrahim isimli uyusturucu pazarlayan sahisla iliski kurduklari ve bu sahistan eroin temin etmek için anlastiklari, Sükrü ve Hursit Han'in bu eroinleri Çag-Tur Nakliye Sirketinin Mersin'de bulunan sahipleri Sükrü Çagirtekin ve Idris Çagirtekin ile temasa geçtikleri ve yurtdisina getirecekleri eroinin yer ve zaman konusunda bu sahislarla anlastiklari ve nakliyecilik yapan Hasan Yilmaz ve Muhittin Arslan ile de bu nakliyecilik yapan sahislarin anlasarak eroinin yurtdisindan getirilmesi isini üstlendikleri ve Sevket Çagirtekin'in uyusturucunun kilosunu 700 DM den, soför Hasan Yilmaz'in 40.000 DM ve Muhittin Arslan'in da 1 milyar TL fiat üzerinden Sükrü ve Hursit Han ile anlastiklari,

Uyusturucularin Agri Gürbulak'tan Türkiye'ye sokularak, Hursit ve Sükrü Han'in Sapanca'daki sahibi olduklari çiftlik evine götürüp indirmelerinin önceden kararlastirildigi, ancak yapilan bir ihbar sonucu Horasan'da uyusturuculari birlikte soförlerin yakalandigi Lokman Godsi ve Mustafa Hanifoglu'nun belli bir komisyon karsiliginda kara parayi akladiklari, Eminönünde bulunan Azer Döviz A.S.'yi bu amaçla kullandiklari,

Hursit Han ve Sükrü Han'in evlerinde, yazliginda ve villasinda yapilan aramalarda satisa hazir eroin ile eroin yapiminda kullanilan çesitli malzemelerin bulundugu,

Hursit Han'in eroin yapimini Yüksekova'da yasadigi tarihlerde ögrendigi, yurt disindan eroin ithal ederek bu isin ticaretini yaptigi, adi geçen diger sahislarin da Sükrü ve Hursit Han ile birlikte hareket ettikleri ve tesekkül halinde yurtdisindan uyusturucu madde, eroin ithal etmek ve ticaretini yapmak suçunu isledikleri, Bu nedenle Hursit Han ve Sükrü Han'in T.C.K.'nun 403/1, 6,7,8, 31, 33,40 ve diger sahislarinda TCK 403/1, 6,7, 31,33,40 maddeleri uyarinca cezalandirilmalarinin Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciliginca talep edildigi ve davanin devam ettigi,

Hursit Han 20.9.1996 tarihinde Istanbul DGM Bassavciliginca alinan ifadesinde ``Sabanca'daki çiftliginde yakalanan su (Asit Anhidriti) kabul ettigini, bir arkadasinin bunu saklamasini kendisinden istedigini, Bakirköy Mahkemeleri tarafindan hakkinda bu suçlardan dolayi giyabi tevkif karari verdiginin dogru oldugunu, Silivrideki yazliginda ele geçirilen eroinin kendisine ait oldugunu, 1992 yilinda kendisinden para istenilmesi üzerine korkudan PKK'ya 1 milyar TL yardimda bulundugunu'' ifade ettigi,

7-8-9 Eylül 1996 tarihlerinde görevlilerce yapilan seri operasyonlar neticesinde 1963 dogumlu Hasan Yilmaz ile 1970 dogumlu Muhittin Arslan isimli sahislarin kullandiklari ve Hursit Han'a ait oldugu ileri sürülen Tir'dan ve Hursit Han'in yazlik ve çiftlik evlerinde elde edildigi belirtilen uyusturucu maddelerle ilgili olarak 17.9.1996 tarihinde Istanbul DGM C.Savcisi Aykut Cengiz Engin huzurunda Narkotik Sube Müdürlügünde bir tutanak düzenlenmis oldugu ve yakalanan uyusturucularin dökümünün yapildigi,

Hursit Han'in yazlik ve çiftlik evlerinde yakalanan uyusturucu maddelerle ilgili olarak Kriminal Polis Laboratuarin da uyusturucu madde analizi yaptirildigi ve 18.9.1996 tarih ve 13026 sayili ekspertiz raporunda yakalanan uyusturucularin saf morfin, eroin ve asit anhidrit maddeleri oldugu incelenmistir.(Ek:142)

M- AHMET TEKIN BAYKAL ÇETESI ILE ILGILI INCELEME

1-25.10.1996 günü Torbali ilçesinde çetebasina ait benzinlikte silahli çete olusturmak adam öldürmek, adam yaralamak, haraç toplamak amaciyla Ege bölgesinde kurulmustur. Bu çeteyle ilgili olarak 91 kisi hakkinda fezleke hazirlanmistir. Bu çeteden 46 kisinin yakalandigi, 1991 yilindan bu yana 18 kisiyi öldürdükleri, 7 kisiyi yaraladiklari, adam kaçirma, iskence, haraç toplamak ayrica sahislarin arazi, para vs. nedeni ile aralarinda olusan ihtilaflari, gayrilazimi yollardan çözme yoluna girdikleri, bu çetenin 4 adet tam otomatik tüfek, 2 adet dürbünlü tüfek, 16 adet tam otomatik tabanca, 6 adet pompali tüfek, 31 adet sarjör, 870 adet fisek ve mermi yakalanmistir. Suçlarin bizzat çete elebasisi Ahmet Tekin Baykal'in talimati ile islendigi zabitanin üzerlerine fazla gelmemesi için suçlarin bir kisminin faili meçhul kalmamasina özen gösterdikleri, tanik, müsteki ve magdurlar üzerinde korku olusturduklari. Çetebasi Ahmet Tekin Baykal'in halen firarda oldugu incelenmistir.(Ek:143)

N- ESREF BITLIS OLAYI ILE ILGILI INCELEME

1- Komisyonumuzun 10.01.1997 tarih ve 108 sayili yazisi ile Kara Kuvvetleri Komutanligindan ``Esref Bitlis Pasanin ölümüne yolaçan uçak kazasi ile ilgili yapilan tahkikat dosyasinin tasdikli bir suretinin gönderilmesinin istendigi incelenmistir. (Ek:144)

2- Kara Kuvvetleri Komutanligi Askeri Savciligi 20 Ocak 1997 tarih ve 1993/291 sayili cevabi yazisinda,

17 Subat 1993 günü PTT ANKARA Posta Isleme Merkezine düsen ve Jandarma Genel Komutani Orgeneral Esref Bitlis ile üç subay ve bir astsubayin sehit olmalari sonucunu doguran 10011 kuyruk numarali Beechcraft Super King Air B200 marka askeri uçakla ilgili olarak verilen 1993/273-239 sayili kovusturmaya yer olmadigi karari ve dosya Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesince istenildiginden ilgili Mahkemeye gönderildigi ve halen Savciliga iade edilmedigi Dosyanin tasdikli suretlerinin Ankara 13 ncü Asliye Hukuk Mahkemesinden istenebilecegini bildirdigi incelenmistir. (Ek:145)

3- Komisyonumuzun 10.1.1997 tarih ve 131 sayili yazisi ile Ankara Cumhuriyet Bassavciligindan ``Ankara 13. Asliye Hukuk mahkemesinde devam etmekte olan, bir uçak kazasinda vefat eden eski Jandarma Genel Komutani Esref Bitlis'in yakinlari tarafindan açilan tazminat davasinin bir suretinin gönderilmesinin istendigi incelenmistir. (Ek: 146)

4- Ankara Cumhuriyet Bassavciligi 6.2.1997 tarih ve 5/11309 sayili cevabi yazisi ekinde; Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/151 sayili dava dosyasini gönderdigi incelenmistir. (Ek:147)

5- Ankara Cumhuriyet Bassavciligi 4.3.1997 tarih ve 5/11309 sayili 2. bir yazi ile Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 4.3.1997 tarih ve 1994/151 esas sayili müzekkereleri ve ekindeki torba içindeki evraki mahkemeye iade edilmek üzere tetkik edilmek için gönderdigi incelenmistir. (Ek:148)

6- Komisyonumuzun 12.3.1997 tarih ve 272 sayili yazisi ile; Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 4.3.1997 tarih ve 1994/151 esas sayili dosyanin bir nüsha fotokopisi çekilerek, iade edildigi incelenmistir.(Ek:149)

O- TARIK ÜMIT'IN KAYBOLMASI OLAYI ILE ILGILI INCELEME

1- Komisyonumuzun 10.01.1997 tarih ve 110 sayili yazisi ile Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanligindan Silivri Jandarma bölgesinde araci bulunan ve kendisinden iki seneden beri haber alinamayan Tarik ÜMIT ile ilgili yapilan islemler dosyasinin tasdikli bir suretinin gönderilmesinin istendigi incelenmistir.(Ek:150)

2- Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanliginin 17 Ocak 1987 tarih ve 14911 sayili cevabi yazisi ekinde talep edilen dosyanin gönderildigi incelenmistir. (Ek:151)

3- Komisyonumuzun 22.01.1997 tarih ve 171 sayili yazisi ile Jandarma Genel Komutanligindan Tarik ÜMIT isimli sahsin kaybolmasindan sonra Istanbul Il Jandarma Alay Komutanligi tarafindan yapilan istihbarat çalismalari ile bu çalismalar sirasinda gözaltina alinan ve bilgisine basvurulan sahislarla ilgili tutanak bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istendigi incelenmistir. (Ek:152)

4- Jandarma Genel Komutanliginin 23 Ocak 1997 tarih ve 19164 sayili cevabi yazisinda, konuya iliskin olarak dogrudan ve dolayli arastirma ve sorusturmalara zaman içinde devam edilmisse de, herhangi bir ipucu olmadigindan tutanak tanzim edilemedigi ve gözaltina alinan da bulunmadigi bildirildigi incelenmistir.(Ek:153)

5- Komisyonumuzun 23.01.1997 tarih ve 174 sayili yazisi ile Sakarya Emniyet Müdürlügünden, bilgisine basvurulmasina karar verilen Dr. Cemalettin ÜMIT'in 28.01.1997 günü saat 12.30'da Komisyonumuzda bulunmasi için tebligat yapilmasinin istendigi incelenmistir. (Ek:154)

6- Sakarya Emniyet Müdürlügünün 27.01.1997 tarih ve 482 Fax sayili cevabi yazisinda, Dr. Cemalettin ÜMIT, Istanbul'da ikamet ettiginden Istanbul telefonunun ögrenilip arandigi, kendisine ulasilamadigindan esinin telefonla bilgilendirildigi, incelenmistir.(Ek:155)

7- Komisyonumuzun 28.3.1997 tarih ve 324 sayili yazisi ile Adalet Bakanligi Adli Sicil Genel Müdürlügünden Tarik ÜMIT'in sabika kaydinin gönderilmesinin istendigi incelenmistir. (Ek:156)

8- Adli Sicil Genel Müdürlügünün 28.3.1997 tarih ve bila sayili yazisi ile Tarik ÜMIT'in sabika kaydinin gönderildigi incelenmistir. (Ek:157)

9- Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi C.Bassavciliginca Mehmet AGAR ve Sedat Edip BUCAK haklarinda hazirlanmis bulunan 30.1.1997 tarih ve 1997/221 Hazirlik ve 1997/1 sayili Fezlekede: Tarik ÜMIT olayi ile ilgili olarak:

`` 04.03.1995 tarihinde Silivri Ilçesi Kiliçli Köyü yakinlarinda bir otomobilin terkedilmis olarak bulunmasi üzerine ilgili Karakol Komutani ve Ilçe Jandarma Komutanliginin yaptigi arastirmalar sonunda bu otomobilin Tarik ÜMIT isimli kisiye ait oldugu tesbit edilmis ve Tarik ÜMIT'in ailesi (Kizi Hande ve amcasi Cemalettin ÜMIT)nin adresleri arastirilip bulunarak sorusturma baslatilmistir.

Tarik ÜMIT'in kizi Hande BIRINCI ve amcasi Cemalettin ÜMIT'in Istanbul DGM.C.Bassavciliginca alinan ifadeleri, Kadiköy C.Bassavciligina, Silivri C.Bassavciligina ve idari mercilere verdikleri dilekçeler münderecaatina göre;

Tarik ÜMIT'in 3 Mart 1995 tarihinde Istanbul Erenköy Divan Pastanesinde oturdugu sirada yanina gelen Ziya ve Ayhan isimli iki polis memuru ile kisa bir süre konustuklari (o sirada Tarik ÜMIT'in yaninda Baha SEN isimli bir sahis ve bir bayan arkadasi bulunmaktadir.) bu polis memurlarinin, Tarik ÜMIT'e ``Ibrahim agabey gelmedi. O seni evde bekliyor. Ona gidecegiz'' dedikleri bu görüsmeden sonra oradan birlikte ayrildiklari ve Tarik ÜMIT'in bir daha bulunamadigi anlasilmistir.

Milli Istihbarat Teskilatinda istihbarat elemani olarak kullanildigi belirlenen Tarik ÜMIT'in orada amiri olan Mehmet EYMÜR'ün arastirmalari ve ayrica Ahmet ALTINTAS isimli Jandarma Istihbarat görevlisi astsubayin yaptigi arastirmalarda, Tarik ÜMIT'in en son yaptigi telefon görüsmesi tesbit edilmis ve son görüsmenin Avsar KEDEROGLU isimli kisi adina kayitli cep telefonu ile yapildigi belirlenmistir. Jandarma Istihbarat görevlisi Ahmet ALTINTAS tarafindan Avsar KEDEROGLU bulunmus, Tarik ÜMIT'le görüsme sebebi arastirilmis ancak, Avsar KEDEROGLU'nun Tarik ÜMIT'i hiç tanimadigi herhangi bir görüsme yapmadigi ve bu telefon kendi adina kayitli olmakla beraber, olay günlerine tekabül eden dönemde bu telefonu Özel Harekat Dairesinde görevli Ayhan AKÇA ile Ziya BANDIRMALIOGLU'nun Avsar'dan aldiklari ve kullandiklari anlasilmistir.

Bunun üzerine Avsar KEDEROGLU araciligi ile Jandarma Astsubay Ahmet ALTINTAS Ayhan AKÇA ile görüsme yapmak üzere bulusmuslardir. Ataköy civarinda bir parkta Ahmet Altintas Ayhan AKÇA'yi beklemis buraya Ayhan AKÇA, Ayhan ÇARKIN'la birlikte gelmislerdir. Jn. Astsubaydan görüsme sebebini ögrenmisler ve bunun üzerine kendileri hakkinda arastirma ve sorusturma yapamiyacagini ifade ederek onunla münakasa yapmislardir. Bu münakasayi müteakip bulusma yerine yakin Ataköy Polis Karaakoluna gidilerek orada görüsmeye devam edilmistir. Ataköy Karakolundaki bu görüsme sirasinda ayhan AKÇA ve Ayhan ÇARKIN ile o sirada Ankara'da bulunan Özel Harekat Daire Baskanvekili Ibrahim SAHIN telefon görüsmesi yapmislar ve Jn.Astsubay Ahmet ALTINTAS'i orada telefonla arayan Ibharim SAHIN ``Sen kim oluyorsun, bu polisler hakkinda arastirma yapiyorsun'' diyerek onu ikaz etmis ve bu olaya karismamasini söyleyerek müdahalede bulunmus ve arastirmanin devamini engellemistir.

Yine Hande BIRINCI ve Cemalettin ÜMIT'in ifadelerine göre Jn. Astsubay Ahmet ALTINTAS'in yaptigi bu arastirmalar sirasinda Mit Kontrterör Merkez Yöneticisi olan Mehmet EYMÜR'ün de iki kisiyi görevlendirdigi ve Hande BIRINCI ile gerek telefonla gerek bizzat yaptigi görüsmelerde ona hitaben ``Babani Abdullah ÇATLI, Sami HOSTAN ve Haluk KIRCI kaçirdilar, bu hususta hemen basina açiklama yap ve ilgili yerlere dilekçeler ver, ayrica babanin kaçirilmasinda Korkut EKEN'in de rolü var'' diyerek onu uyardigi anlasilmistir.

Cemalettin ÜMIT'in ifadesi ve ifadesine ek olarak ibraz ettigi ve o tarihte Adalet Bakani olan Mehmet AGAR'a hitaben yazdigi mektup ve Mehmet EYMÜR'ün beyanlarina göre, Tarik ÜMIT'in kaybolmasindan sonra Mehmet EYMÜR'ün, o tarihte Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet AGAR ve Özel Harekat Daire Baskanvekili olan Ibrahim SAHIN ile görüsmeler yaptiklari, bu görüsmeler de Tarik ÜMIT'in, Abdullah ÇATLI ve adamlari tarafindan sorgulandigini ve serbest birakilmasi hususunda yardimci olmasini istedigi, adi geçenlerin de ``bakariz'' dedikleri ancak herhangi bir sonuç alinamadigi anlasilmistir.

Olayi arastiran Jn.Ast.Sb.Ahmet ALTINTAS'a yukarida belirtildigi sekilde yapilan müdahaleler sebebiyle arastirmayi devam ettirememis ve kisa bir süre sonra da baska toplumsal olaylarda da görevlendirilmis ve bilahare Il Jandarma Alay Komutanligina tayin edilmistir.

Silivri C.Bassavciligindan suretleri celp edilen, bu olayla ilgili 1995/627 Hazirlik sayili evrakin tetkikinde; hazirlik tahkikatinin devam ettirildigi ve henüz olay faillerinin somut delillerle tesbit edilemedigi, bulunamadigi görülmüstür.

Istanbul DGM.C.Bassavciliginca celp edilerek 27.01.1997 tarihinde sanik sifati ile ifadesi alinan Ziya BANDIRMALIOGLU isimli polis memuru (ifadesi alindiktan sonra Istanbul 2 Nolu DGM. Yedek Üyeliginde tutuklanmis, islemleri yapildigi sirada firar etmistir.) Bu olayin baslangiç bölümünü yukarida izah edildigi sekilde teyid etmistir. Söyleki; Tarik ÜMIT ile eski tarihlerden beri tanistiklari 2 Mart 1995 tarihinde kendisinin Ankara'da bulundugu sirada Tarik ÜMIT'in onu telefonla arayarak görüsmek üzere Istanbul'a çagirdigini, 3 Mart 1995 tarihinde Istanbul'a gelen Ziya BANDIRMALIOGLU'nun Avsar KEDEROGLU isimli arkadasini Halkali Gümrük Semtinde bulunan tir garajina gittigini ve oradan Avsar KEDEROGLU'na ait cep telefonu ile Tarik ÜMIT'i aradigini ve ayni gün 18.00'de Erenköy Bagdat Caddesi Divan Pastanesinde bulusmayi kararlastirdiklarini ifade etmistir. Ayni gün saat 19.00- 20.00 siralarinda Bagdat Caddesi Divan Pastanesine geldigini söyleyen Ziya BANDIRMALIOGLU, orada Tarik ÜMIT'in yaninda bir bay ve bayan arkadasinin oturdugunu, onlarla birlikte Tarik ÜMIT'le yaklasik yarim saat oturup hal hatir sorduklarini ve bay ve bayanin kalkmasini müteakip kendilerinin de kalktiklari, Tarik ÜMIT'in 3-4 paket çikolata yaptirarak arkadaslara dagitilmak üzere kendisine verdigini ve pastahane önünde vedalasarak ayrildiklarini belirtmis ve iddia edildigi gibi, Tarik ÜMIT'in yanina giderken yaninda baska bir arkadasinin olmadigini, Dündar KILIÇ isimli kisi hakkinda yapilacak bir operasyon ile ilgili olarak ne önceki tarihlerde ne de pastanedeki bulusmalarinda herhangi bir konusmalarinin olmadigini ifade etmistir.

Bu bulusmanin amacini, eskiden beri tanidigi Tarik ÜMIT'e sadece hal hatir sormak maksadiyla izah etmeye çalismis ise de; Ankara ilinden telefonla aranarak irtibat kurulmasi, Ziya BANDIRMALIOGLU'nun Istanbul'a geldiginde Tarik ÜMIT'le tekrar telefon görüsmeleri yaptiktan sonra Bagdat Caddesi Divan Pastanesinde biraraya gelmeleri, sadece hal hatir sorduk gibi basit bir sebeple izahi inandirici bulunmamistir. Aksine bu bulusma safhalari (iddialara konu olan) önemli bir olay ve sebebin bulundugu kanaatini olusturmustur.'' denildigi incelenmistir.(Ek:44)

10- Komisyonumuzca Emniyet Genel Müdürlügüne gönderilen 2.4.1997 tarih ve 331 sayili yazi ile, Özel Harekat Dairesi Baskan Vekili Ibrahim SAHIN ve Ayhan AKÇA'nin 2.3.1995 tarihinde Diyarbakir'da görevli olduklarini belirten görev onayi, gidis-dönüs tarihleri, bu göreve gidisleri ile ilgili uçak biletlerinin fotokopileri ile, hangi acentadan aldiklari, bilet ücretlerinin ne sekilde ödendigi, uçakla dönmüsler ise hangi sehire indiklerinin acele bildirilmesinin istenildigi incelenmistir. (Ek:158)

11- Emniyet Genel Müdürlügünce Meclis Arastirma Komisyonumuza gönderilen 2.4.1997 gün ve 276 sayili cevabi yazida:

``2.3.1995 günü Ibrahim SAHIN ile Ayhan AKÇA'nin H.H.Y. 257 sefer sayili uçagi ile saat 10.00'da Diyarbakir'dan Ankara'ya hareket ettikleri, Ibrahim SAHIN'in 2352405877736 numarali bilet, Ayhan AKÇA'nin ise 2352405877738 nolu bilet ile Ankara'ya hareket ettikleri, bu seyahatleri ile ilgili olarak adi geçenler hakkinda herhangi bir geçici görev onayinin bulunmadigi ve kendilerine herhangi bir ödemenin yapilmadigi incelenmistir.(Ek:159)

P- YÜKSEKOVA ÇETESI ILE ILGILI INCELEME

1- Komisyonun 29.11.1996 gün ve A.01.1.GEÇ/4 sayili yazisina, Içisleri Bakanligi, Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügünce ayri ayri cevap verildigi,

A- Jandarma Genel Komutanliginin 6 Aralik 1996 tarih ve HRK: 2060-90- 96/ASYS.Pl.(217053) sayili cevabi yazida:

Hakkari-Yüksekova'daki Necip Baskin'in evine 22 Eylül 1996 günü saat 03.00 siralarinda terörist kiyafeti ile gelen Komiser Fatih ÖZALTAN, itirafçi Kahraman BILGIÇ ve GKK Mehmet Emin ERGEN'in adi geçen sahsi alarak Yüksekova Emniyet Müdürlügü Özel Harekat binasina götürdükleri, tetöristler tarafindan kaçirildigi görüntüsü vererek yakinlarindan 200.000 DM. fidye istedikleri saniklarin alinan ihbar üzerine Yüksekova J.Tak.Snr.A.K.liginca suçüstü yakalandigi, olayla ilgisi görülen (1) Komiser, (1) Polis Memuru, (1) itirafçi ve (3) GKK.'nin adli makamlara sevk edilerek ilk sorgularini müteakip tutuklandigi, bu hususta adli islemlere de devam edildigi,

B- Emniyet Genel Müdürlügünün 9.12.1996 tarih ve B.05.1.EGM.0.60.05.03/ 2694-96 sayili cevabi yazilarinda ``konuya iliskin Emniyet birimlerince düzenlenen evrakin bir dosya içerisinde gönderildigi'', belirtilmis,

Adi geçen dosyanin incelenmesinde;

a- Yüksekova Ilçe Jandarma Komutanliginca hazirlanan 23 Eylül 1996 tarihli vukuat raporunda; Olayin mahiyetinin 22 Eylül 1996 tarihli vukuat raporunda belirtildigi ve olaya adi karisan Kahraman BILGIÇ ile GK Koruculari Mehmet Emin ERGEN, Necmettin HAZEYI, Osman ERGEN, Abdülkerim ÖZCÜK ve Osman ÖZPAZAR'in gözlem altina alindigi, Komiser Fatih ve 2 polis memuru hakkinda da Kaymakamlikça idari sorusturma, Cumhuriyet Savciliginca da adli sorusturmanin yürütülecegi, olayin da; PKK terör örgütü süsü verilerek adam kaçirma, hürriyeti tahdit ve fidye isteme suçu olarak sifat kazandigi,

b- Necip BASKIN'in kaçirma olayina adi karisan Kahraman BILGIÇ'in 22.9.1996 tarihli ifadesinde konuyla ilgili ve daha önce gerçeklestirdigi eylemlerle ilgili bilgi verdigi,

c- Osman ERGEN'in 22.9.1996 tarihli ifadelerinde kaçirma olayindaki rolünü anlattigi,

d- GKK Mehmet Emin ERGEN 23.9.1996 tarihli ifadesinde; kendisinin kaçirma olayi ile ilgisinin olmadigini söyledigi,

e-GKK Osman ÖZPAZAR 23.9.1996 tarihli ifadesinde kaçirma olayina katildigini söyledigi,

f- GKK Abdulkerim ÖZCÜK 23.9.1996 tarihli ifadesinde kaçirma olayina katildigini söyledigi,

g- Hakkari Il Emniyet Müdürlügünün 23.9.1996 tarihli Valilikten aldigi onayla; Necip BASKIN'i kaçirma olayina adi karisan polis memurlari Fatih ÖZHAN, Azmi AYDIN ve Abdulkadir BAYRAM'in görevden uzaklastirildigi,

h- Hakkari Il Emniyet Müdürlügünün Emniyet Genel Müdürlügüne yazdigi 23.9.1996 tarih ve 719/96 sayili yazisiyla, Necip BASKIN'i kaçirma olayina karisip Valilikçe açiga alinan polis memurlari hakkindaki sorusturmanin Teftis Kurulu Müfettislerince yapilmasini talep ettigi,

i- Emniyet Genel Müdürü Alaattin YÜKSEL imzasiyla Teftis Kurulu Baskanligina yazilan 24.9.1996 tarih ve 223/15728 sayili yazi ile olayda adi geçen polis memurlari hakkinda sorusturma emri verdigi,

j- Hakkari Il Emniyet Müdürlügünün, Emniyet Genel Müdürlügüne yazdigi 13.10.1996 tarihli fax mesaji ile; Necip BASKIN'i kaçirma olayina adi karisan polis memurlarindan Abdulkadir BAYRAM ile GKK Osman ERGEN'in Yüksekova Sulh Ceza Mahkemesince serbest birakildigi, polis memurlari Fatih ÖZHAN ve Yusuf Azmi AYDIN ile GKKoruculari Osman ÖZPAZAR, Abdülkerim ÖZCÜK ve Necmettin HAZEYI'nin Yüksekova Sulh Ceza Mahkemesince tutuklandiklarinin bildirildigi incelenmistir.(Ek:160)

2- Komisyonun 10.1.1997 tarih ve 139 sayili yazisi ile Yüksekova Cumhuriyet Bassavciligindan, ``Yüksekova Çetesi'' olarak bilinen ve birkisim güvenlik görevlilerinin karistigi adam kaçirma ve tehdit olayina iliskin yapilan tahkikata dair evrakin tasdikli birer suretinin gönderilmesini talep ettigi incelenmistir.(Ek:161)

3- Komisyonun bu yazisina Yüksekova Cumhuriyet Bassavciliginca 27.2.1997 tarih ve 1997/1171 sayili yazisi ile verilen cevabi yazida; olayla ilgili sorusturma evraklarinin 15.10.1996 tarih ve 1996/960 hazirlik 1996/117 sayili görevsizlik karari ile Diyarbakir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Bassavciligina gönderildigine dair kararin gönderildigi incelenmistir.(Ek:162)

4- Komisyonun 16.1.1997 tarih ve 159 sayili yazisi ile Diyarbakir DGM Bassavciligindan ``Yüksekova Çetesi olarak bilinen ve birkisim güvenlik görevlilerinin karistigi adam kaçirma ve tehdit olayina'' iliskin yapilan tahkikata dair evrakin tasdikli birer suretini istedigi incelenmistir. (Ek.163)

5- Diyarbakir DGM Bassavciliginin 12.3.1997 tarih ve 1996/3885 Hz.sayili yazisi ekinde gönderilen hazirlik sorusturmasina ait evrakta;

Kahraman BILGIÇ, Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN, Abdulkerim ÖZCÜK, Osman ÖZPAZAR, Necmettin HAZEYI, Abdülkadir BAYRAM, Mehmet Emin ERGEN ve Osman ERGEN haklarinda;

a- Cürüm islemek için tesekkül olusturmak,

b- Tesekkül halinde para almak için adam kaldirmak,

c- Tesekkül halinde birden fazla kisiyi öldürmeye eksik tesebbüs,

Suçlarindan iddianame tanzim edildigi,1997/298 sayili iddianamede;

Saniklardan Kahraman BILGIÇ'in 1991-1994 yillarinda PKK Terör örgütü adina faaliyetlerde bulundugu, 1994 yilinda teslim olmasina müteakip Hakkari, Yüksekova ve Çukurca Bölgelerinde yapilan operasyonlarda Güvenlik Kuvvetlerine yardimci oldugu,

Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN ve Abdulkadir BAYRAM'in Hakkari Özel Harekat Subesinde Polis Memuru olarak görevli olduklari, ancak zaman zaman çevre ilçelerde de geçici olarak görevlendirildikleri ve operasyonlara katildiklari,

Diger saniklar Mehmet Emin ERGEN, Osman ERGEN, Necmettin HAZEYI, Abdulkerim ÖZCÜK (Korucu Kadir olarak taninip biliniyor) ve Osman ÖZPAZAR'in ise Yüksekova Ilçesi yazili kamp köyünde geçici köy korucusu olarak görev yaptiklari,

Saniklarin önce Yüksekova Vezirli Köyünden örgüt adina hayvanlarin kaçirilmasini kararlastirdiklari, ancak bu eylemi gerçeklestirmedikleri,

Yukaridaki olayin konusulmasi sirasinda saniklardan geçici köy korucusu olarak Abdulkerim ÖZCÜK (Korucu Kadir) ve Necmettin HAZEYI'nin sanik Kahraman BILGIÇ'e, ``Tahir BASKIN ve Faris BASKIN'in çok zengin ve örgüte yardim eden kisiler olduklarini belirtip PKK adina bu kisilerden para alinmasini'' teklif ettikleri,

Kahraman BILGIÇ'in bu teklifi kabul ettigi, kaçiracaklari kisiyi saklamak için yer aradiklari, ertesi gün görüsmelerinde Kadir'in yer bulamadigini söyledigi, o sirada Kadir'in Özel Harekatta görevli Komiser Fatih dedigi, Fatih ÖZHAN'la telefonla görüstügü, Kadir'in konusmasindan sonra telefonu alan Kahraman BILGIÇ'in, Fatih ÖZHAN'i kaçirma olayina yardimci olmasi için çagirdigi, kisa bir süre sonra yaninda akrep soförü ile birlikte 3 kisi (diger polis saniklar) olduklari halde eve geldikleri Kahraman ve diger saniklar tarafindan kaçirma ve para isteme olayinin Fatih'e açiklanarak yardiminin istenmesi üzerine, teklifi kabul ederek ``adam kaçirildiktan sonra Emniyete götürülüp parayi getirene kadar bekliyecegiz'' dedigi ve bu olayi bu sekilde planladigi;

Kahraman ve geçici köy koruyucusu olan saniklar adami aldiktan sonra Yüksekova-Yazili Köyü arasina getirecekler, buradan Fatih alip Emniyete götürüp 2-3 gün sakliyacak, sonra adamlari havaalani mevkiine çagiracaklar, burada Kahraman BILGIÇ, Abdulkadir ÖZCÜK birkaç GKK ile Özel Harekattan birkaç polis bulunacak, para alindiktan sonra PKK kiyafeti giydirilmis ve eline ignesi kirik bir silah verilmis kaçirilan kisi ile parayi getiren kisiler verilen isaret üzerine, PKK'lilarla çikan bir çatisma süsü verilerek olay yerinde öldüreceklerdi.

Planin uygulanmasinda, bir aksama olmamasi için önceden sanik Kahraman BILGIÇ ile Fatih ÖZHAN'in birlikte Fatih'e ait Mazda otomobil ile olayin gerçeklestirilecegi yerde kesif yaptiklari,

Bu sekilde, gerçeklestirilecek eylem için tüm plan ve hazirliklar tamamlandiktan sonra, 21.09.1996 günü gecesi sanik Kahraman ve geçici köy korucusu olan diger saniklarin Mehmet Emin ERGEN'in evinde PKK Terör Örgütüne özgü kiyafetleri giydikleri, bu esnada sanik Fatih'in de yanlarinda oldugu ve Kahraman'a ``Çektar Engizek'' adina düzenlenen PKK'li kimligini verdigi, Kahraman'in ise daha önceki operasyonlarda elde edilen ERNK mühürlü bir makbuza kürtçe olarak 200.000 Mark yazarak hazirladigi, bu hazirlik bittikten sonra sanik Fatih ÖZHAN ile diger polis memuru saniklarin köyden ayrilip ilçeye döndükleri,

Saniklarin saat 23.00 siralarinda Mehmet Emin ERGEN'in evinden ayrilip yaya olarak Vezirli köyüne gittikleri, köyde önce Abdullah BASKIN'in evine giderek sorduklarinda hanimi tarafindan Abdullah BASKIN'in Yüksekova'ya gittiginin söylenmesi üzerine, Necmettin HAZEYI'nin gösterdigi Necip BASKIN'in evine gidildigi, evin kapisi çalinmadan köpeklerin havlamasi üzerine birisinin ``kim var orada, kimsiniz'' diye seslendigi, sanik Kahraman'in ``Biz Hevaliz'' diye karsilik verdigi,

Bu cevap üzerine kapinin açilmasindan sonra, sanik Kahraman'in içeri girdigi, sanik Ozman ÖZPAZAR ve Abdulkerim ÖZCÜK'ün kapida bekledikleri, Osman ERGEN ile Necmettin HAZEYI'nin ise emniyet için bahçede tedbir aldiklari,

Içeri giren sanik Kahraman BILGIÇ ile içerde uyuyan ve gürültüler üzerine uyanan Necip ve Ilhan BASKIN'la aralarinda terör örgütünde yer alan iki teröristle ilgili geçen kisa konusmadan sonra, sanik Kahraman tarafindan önceden hazirlanan para makbuzunun Ilhan BASKIN'a verildigi, Necip BASKIN'in evin disina çikarilarak Yüksekova yolunu göstermesinin istenildigi, bu esnada sanik Kahraman disinda yüzleri maskeli olan diger saniklarin yanlarina geldigi, birlikte ilçeye dogru yürümeye basladiklari, belli bir yere gelindiginde sanik Kahraman tarafindan Necip BASKIN'in gözlerinin bir pusi ile baglandigi üzerine kar basligi geçirildigi, Necip'in sormasi üzerine ``gözlerinin bulusmaya gelecek örgütün milislerini tanimamasi için'' kapatildiginin söylendigi,

Ilçe ile yazili kamp köyü arasindaki bulusma noktasina gelindiginde burada kaçirilan Necip BASKIN'i alacak sanik Fatih ve arkadaslarinin olmadigi görülüp bir süre beklendigi gelmeyince Kahraman tarafindan Abdulkerim ÖZCÜK ile Osman ERGEN'in Fatih'e telefon etmek üzere yazili kamp köyüne gönderildigi,

Buna ragmen Fatih'in gelmemesi üzerine bu defa sanik Kahraman'in köye gittigi bu sirada Fatih ve arkadaslarinin akrep denilen araçla köye geldikleri, yaptiklari görüsmede Necip'in bu araçla götürülmesi sakincali bulundugundan, birlikte ilçeye dönerek, Fatih'e ait Mazda araç ve akrep ile tekrar bulusma noktasina gelip Necip'i mazda otoya bindirip ilçeye götürdükleri, Necip'in götürülmesinden sonra Geçici Köy Koruyucusu olan saniklarin köylerine döndükleri,

Saniklar Kahraman, Fatih ve diger polis memuru saniklar tarafindan Emniyet Müdürlügüne saat 03.30 civarinda götürülen Necip'in binaya ana giris kapisindan sokulmayip Yusuf Azmi AYDIN'in kapidaki nöbetçi polis memurlarini oyalamasindan yararlanilarak, arka taraftan ve duvardan atlatilmak suretiyle gizlice sokuldugu, binanin üst katinda bulunan Özel Harekata ait bir odaya kapatildigi,

Necip BASKIN'in kaçirilarak hapsedilmesinden sonra Kahraman'in polis Fatih ve arkadaslari tarafindan yazili kamp köyüne götürülerek Mehmet Emin ERGEN'in evine birakildigi,

Geceyi Mehmet Emin'in evinde geçiren sanigin 22.09.1996 günü komando taburunda bulundugu sirada Fatih ÖZHAN'in telefonla aramasi üzerine Emniyet Müdürlügünde bulustuklari ve bu asamadan sonra yapilacaklari yeniden gözden geçirdikten sonra ilçe merkezine gittikleri,

Sanik Fatih'in 22.09.1996 günü saat 16.00 siralarinda ilçedeki bir fotografçi dükkanindan, önce Hakkari Terörle Mücadele Sube Müdürünü, onu bulamayinca Emniyet Müdürünü arayarak ``bir PKK'li milis yakaladiklarini, aksam örgütün toplanti yapacagi yeri belirlediklerini, operasyon yapacaklarini ve kuvvetlerinin yeterli oldugunu'' bildirerek, olaya yasal bir görünüm kazandirmaya çalistigi, Emniyet Müdürünün de olaydan kendisine bildirilen bu sekli ile haberdar oldugu,

Daha sonra sanik Kahraman'in bir telefon kulübesinden Baskin ailesine telefon ederek emaneti (200.000 Alman Markini) hazirlamalarini istedigi, ancak bu konusmada parayi nereye getireceklerini söylemedigi,

Diger yandan Necip BASKIN'in açiklandigi sekilde saniklar tarafindan kaçirilmasindan sonra Baskin ailesinden Tahir BASKIN tarafindan olayin Ilçe Jandarma Komutanligina ve Yüksekova 21. inci Jandarma Sinir Tabur Komutanligina ihbar edilmesi üzerine, sanik Kahraman'in Tabur Komutani Yarbay Hami ÇAKIR tarafindan tabura çagrilarak bilgisinin olup olmadiginin soruldugu, sanigin Tabur Komutanina bilgisi olmadigini bildirdigi, ancak daha sonra Tabur Komutani Yarbay Hami ÇAKIR'in sanigi tekrar çagirtip fidye makbuzu verilen Ilhan BASKIN'la yüzlestirmesi üzerine sanik Kahraman'in olayi itiraf ederek ayrintili olarak anlattigi ve bunun sonucu saniklar hakkinda yasal sorusturmaya baslandigi,

Bu arada sanik Kahraman'in Tabur Komutani Yarbay Hami ÇAKIR'la birinci görüsmesinden sonra Tabur Gazinosunda sanik Abdulkerim ÖZCÜK ile karsilastigi Abdulkerim'e ``olayin Tabur Komutanina sikayet edildigini ve durumu Fatih ÖZHAN'a bildirmesini'' söyledigi, muhtemelen bu durumun Fatih'e iletilmesi üzerine Necip BASKIN'in ayni gece saat 22.00 siralarinda serbest birakildigi,

Yukarida ayrintili olarak açiklanan olayda tüm saniklarin Necip BASKIN'in fidye almak amaciyla kaçirilmasindan bilgileri oldugu, alinacak paradan tüm saniklara pay verilecegi,

Bu suretle saniklarin tamaminin Cürüm Islemek Için Tesekkül Olusturmak ve Tesekkül Halinde Para Almak Için Adam Kaldirmak suçlarini,

Saniklar Kahraman BILGIÇ, Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN ve Abdulkadir BAYRAM'in ayrica Tesekkül Halinde Birden Fazla Adam Öldürmeye Eksik Tesebbüs suçunu isledikleri,

Sanik Kahraman BILGIÇ'in 26.09.1996 tarihli Emniyet Müfettislerince tespit edilen ifadesi, Yüksekova Cumhuriyet Savciliginca tespit edilen 26.09.1996 ve 14.10.1996 tarihli ifadeleri, DGM. Bassavciliginca tespit edilen 05.12.1996 ve 26.02.1997 tarihli ifadeleri, diger saniklarin, Yüksekova Cumhuriyet Savciligi, Sulh Ceza Mahkemesi ve DGM. Bassavciliginca tespit edilen ifadeleri, yüzlestirme tutanaklari, magdur, müsteki ve taniklarin beyaniyla anlasilmistir.

Bu nedenle saniklarin yargilanmalarinin 2845 sayili Kanun Hükümlerince yapilarak;

a- Saniklarin tamaminin; Cürüm Islemek Için Tesekkül Olusturmak suçundan eylemlerine uyan TCK'nun 313/1-2-4-5 madde ve fikralari uyarinca, Tesekkül Halinde Para Almak Için Adam Kaldirmak suçundan eylemlerine uyan TCK'nun 499. maddesi uyarinca ayri ayri cezalandirilmalarina,

b- Saniklar Kahraman BILGIÇ, Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN ve Abdulkadir BAYRAM'in Tesekkül Halinde Birden Ziyade Kisiyi Öldürmeye Eksik Tesebbüs suçundan eylemlerine uyan TCK'nun 450/5-9 ve 61. Md ve Fikralari uyarinca ayri ayri cezalandirilmalarina,

c- Sanik Kahraman BILGIÇ disindaki saniklar TCK 279. maddesi anlaminda memur olduklarindan ve isledikleri cürümlerde memuriyetlerine ait kuvvet ve vasitalari kullandiklarindan haklarinda hükmedilecek cezalarin TCK'nun 281. maddesi uyarinca arttirilmasina,

d- Tüm saniklar hakkinda TCK'nun 31,33 ve 40. maddelerinin uygulanmasina karar verilmesinin talep edildigi incelenmistir.(Ek:164)

6- Diyarbakir DGM Cumhuriyet Bassavciliginca, ``1991-1994 yillarinda Devlet hakimiyeti altindaki topraklardan bir kismini devlet idaresinden ayirmaya yönelik silahli eylemde bulunmak'' suçundan Kahraman BILGIÇ hakkinda ayrica 4.3.1997 tarih ve 1997/708 hazirlik numarasiyla tanzim edilen ikinci bir iddianamede de;

Sanigin 1991 yilinda Mersin'de ikamet ederken gittigi Mersin HEP Il binasinda kendisine yapilan propagandalar ve arkadasinin babasi Yusuf isimli sahsin propagandalari sonucu PKK terör örgütünün görüslerini benimsedigi,

Mersin'de Terörle Mücadele yasasina karsi düzenlenen açlik grevlerine katildigi,

Daha sonra örgüte katilmaya karar veren sanigin Lokman ORAL ile birlikte Mersin'den otobüse bindirilerek Cizre ilçesine gönderildigi,

Cizre'de bir milis tarafindan karsilandigi, birkaç gün milisin evinde kaldiktan sonra ayni milis tarafindan Silopi ile Cudi dagina götürülerek PKK örgüt mensuplarina teslim edildigini,

Böylece 1991 yili 6. ayinda PKK terör örgütüne katilan sanigin teslim edildigi grupla birlikte örgütün Kuzey Irak'taki Hakurk Kampina gittigi,

Hakurk Kampinda askeri ve siyasî egitim gören saniga kalesnikof silah ve Havar kod adi verildigi,

1991-1992 yillarini Kuzey Irak'taki örgüt kamplarinda geçiren sanigin 1993 yilinda Bölük Komutani olarak görevlendirildigi ve Bölügü ile birlikte Çukurca kirsalina geldigi, 1993 yili sonlari ve 1994 yili baslarinda Çukurca Alan düzü mevkiinde üstlendikleri,

Çukurca'da kaldiklari sürede beyanina göre silahli çatismaya katilmadiklari, asagidaki eylemleri gerçeklestirdikleri,

Eylem 1- 1993 yili sonlari veya 1994 yili baslarinda Hakkari-Çukurca yolunun kesilerek araçlarin durdurulmasi, yolculara PKK Terör Örgütünün propagandasinin yapilmasi,

Eylem 2- Birinci eylemden yaklasik bir ay kadar sonra yine Hakkari-Çukurca yolunun kesilerek araçlarin durdurulmasi, yolculara örgüt propagandasinin yapilmasi,

Bu eylemlerden birinde durdurulan araçlardaki yolculardan ikisinin teröristlerce götürüldügü, bilahare ayni gece serbest birakildiklari,

1994 yili Nisan ayinda 1993 yili degerlendirmesi, 1994 yilinin planlanmasi amaciyla Kuzey Irak'taki örgüt kamplarinda gerçeklestirilen toplantiya katilan sanigin bu toplantilarda diger örgüt mensuplariyla bazi konularda ihtilafa düsüp tartismalara girmesi nedeniyle silah ve telsiziyle birlikte örgütten kaçtigi, pesmergeler vasitasiyla Türk Güvenlik Kuvvetlerine teslim edildigi,

Silopi, Sirnak ve Hakkari'ye götürüldügü, beyanlarinin alindigi ancak alinan beyanlari Devlet Güvenlik Mahkemesine iletilmedigi için hakkinda sanik olarak islem yapilmadigi ve kayitlarin tetkikinde de hakkinda sorusturma yapilip kamu davasi açilmadiginin anlasildigi,

Ancak sanigin teslim oldugu 1994 yilinda tutuklandigi tarihe kadar Hakkari, Çukurca ve Yüksekova bölgesinde ayrica Kuzey Irak'taki örgüt kamplarina yönelik operasyonlar da Güvenlik Kuvvetlerine örgüt kamplari, siginak, depolar, barinma noktalarini ve örgüte yardim edenlerle ilgili bilgiler vermek suretiyle yardimci oldugu, DGM Savciliginca alinan beyanlari ile anlasilmis olup,

Sanigin samimi beyanlari ile atili suçu isledigi anlasildigindan 2845 sayili Kanun Hükümlerince yargilanmasinin yapilarak eylemine uyan T.C.Kanununun 125,31,33,40 maddelerince cezalandirilmasinin talep edildigi incelenmistir.(Ek:165)

7-Komisyonun 6.2.1997 tarih ve 211 sayili yazisi ile Mardin Emniyet Müdürlügünden Kahraman BILGIÇ'in hangi tarihten itibaren arandiginin bildirilmesinin istendigi incelenmistir.(Ek:166)

8- Mardin Il Emniyet Müdürlügünün 7.2.1997 tarih ve 114/97 sayili cevabi yazisinda; 31.7.1993 tarihinde yakalanarak hakkinda islem yapilan Davut GÜNDÜZ'ün ifadesinde Kahraman BILGIÇ'in eylem ve faaliyetlerinden bahsetmesi nedeniyle bu tarihten itibaren arama kayitlarina alindigini, 24.9.1996 tarihinde de Hakkari Il Jandarma Komutanliginca yakalaninca düsümünün yapildigi incelenmistir.(Ek:167)

9- Yüksekova'da ölü bulunan 3 kisi (Semsettin Yurtseven, Mikdat Özeken ve Münir Saritas'in) ile Abdullah Canan'in kaçirilmasi ve ölü bulunmasi ile ilgili olarak 1995 yilinda sorusturma açildigi ve Yüksekova C.Bassavciliginin 27.12.1995 tarihli ve 1995/223 ve 224 sayili Görevsizlik Kararlari ile dosyanin 21.J.Sinir Tümen Komutanligi Askeri Savciligina gönderildigi,

Bu Savciligin da anilan suçlarin askeri suç olmadigi, o askerler aleyhine ve askeri mahalde islenmedigi kanaati ile, 28 Mayis 1996 tarih ve 1996/14 sayili Görevsizlik Karari ile Diyarbakir Devlet G.M. Bassavciligina gönderildigi ve tahkikatin devam ettigi incelenmistir.(Ek:168)

10- Komisyonun 6.2.1997 tarih ve 212 sayili yazisi ile Diyarbakir DGM Bassavciligindan Binbasi Mehmet Emin YURDAKUL hakkinda yapilan tahkikatlara dair evrak ile Abdullah CANAN isimli sahsin Hakkari/Yüksekova'da kaçirildiktan sonra ölü bulunmasi ile ilgili evrakin örneginin istendigi incelenmistir. (Ek:169)

11- Diyarbakir DGM Bassavciliginin 12.3.1997 tarih ve 1996/3885 Hz. sayili yazisi ekinde gönderilen hazirlik sorusturmasina ait evrakta;

Kamuoyunda Yüksekova Çetesi olarak bilinen ve çete olusturarak fidye almak amaciyla adam kaçirmak suçuyla ilgili polis memurlari Fatih Özhan, Yusuf Azmi Aydin, Abdülkadir Bayram, itirafçi, Kahraman Bilgi, GK Koruculari Abdülkerim Özcük, Osman Özpazar, Necmettin Hanefi, Mehmet Emin Ergen, Abidin Durna ve Nusret Aslan haklarinda Yüksekova C.Savciliginin 15.10.1996 gün ve Hz.no:1996/960 ve 22.10.1005 tarih ve 1996/3385 numarali hazirlik sirasina kayit edilerek hazirlik sorusturmasina baslanilarak;

a) Jandarma Genel Komutanliginin 12.11.1996 gün ve AD.MÜS:7200-145- 1996 (191824) sayili yazisinin ekinde gönderilen saniklardan itirafçi Kahraman Bilgiç'in ilk ifadesini tesbit eden Jandarma Astsubay Kidemli Basçavus Hüseyin Oguz'un yazili ifadesi üzerine, anilan kisinin Savciliga celbedilerek 30.11.1996 tarihinde tanik sifati ile ifadesinin tesbit edildigi,

b) Jandarma Astsubay Kidemli Basçavus Hüseyin Oguz'un ifadesinin tesbitinden sonra saniklardan itirafçi Kahraman Bilgiç (HAVAR KOD ADLI) de 5.12.1996 tarihinde Savciliga celbedilerek isnad edilen suçlar ve iddialar ile ilgili ifadesi alindiktan sonra 17.12.1996 tarihinde tutuklu saniklardan polis memurlari Fatih Özhan ve Yusuf Azmi Aydin ile GKK'su saniklar Abdülkerim Özcük, Osman Özpazar ve Necmettin Haneyi'nin de ifadeleri alindigi,

c) Saniklarin ifadelerinin tesbitinden sonra yapilan degerlendirme sonucu diger saniklarla birlikte çete olusturarak fidye almak amaciyla adam kaçirmak suçunu isledikleri kanaati olusan tutuksuz saniklar Mehmet Emin Ergen ve Osman Ergen hakkinda Savciligin 10.12.1996 gün ve 1996/3385 Hz.Ü.H.sayili yazisi ile giyabi tutuklama talebinde bulunuldugu, bu saniklarin Diyarbakir 3 Nolu DGM Yedek üyeliginin 11.12.1996 gün ve 1996/464 Müt. sayili karari ile giyaben tutuklandiklari, saniklar hakkindaki giyabi tutuklama kararlari Yüksekova Sulh ceza mahkemesinin 12.12.1996 gün ve 1996/164 sayili ve 20.12.1996 gün ve 1996/167 sayili kararlari ile vicahiye çevrildigi,

Saniklardan Kahraman Bilgiç'in Yüksekova ilçe jandarma komutanliginda tesbit edilen ilk ifadesinin bulundugu video kaset ile altibuçuk sahife oldugu belirtilen ifade tutanaklari savciligin 28.11.1996 gün ve 1996/3385 hz.Ü.H. sayili yazisi ile Yüksekova ilçe jandarma komutanligindan istendigi, bu komutanligin 29.11.1996 gün ve HRK:7130-1795-96/4817 sayili cevabi yazisinda kaset ve ifade tutanaklarinin bulunmadgi bildirildigi,Ancak, tanik Jandarma Astsubay Basçavus Hüseyin Oguz'un ve itirafçi sanik Kahraman Bilgiç'in Savcilikça tesbit edilen ifadelerine göre sözü edilen video kaset ve altibuçuk sahifelik sanik Kahraman Bilgiç'e ait ifade tutanaklarinin mevcut oldugu kanaati olustugundan, Savciligin 10.12.1996 gün ve 1996/3385 Hz.Ü.H. sayili yazisi ile sözkonusu video kaset ve ifade tutanaklarinin temini ile gönderilmesi için Diyarbakir Jandarma Asayis Komutanligindan talepte bulunuldugu, ayni yazi bilgi için Jandarma Genel Komutanligina gönderilmisse de, bu yaziya hala cevap alinamadigi,

Ayrica, itirafçi sanik Kahraman Bilgiç'in olayin ortaya çikmasindan sonra ilk ifadesinin tesbitine katilan Yüksekova ilçe jandarma komutanliginda görevli Jandarma Tegmen Yalçin, Jandarma Astsubay Aydin, Jandarma Astsubay Atilla Aras ve Jandarma Uzman Çavus Mustafa isimli görevlilerin ifadelerine basvurulmak üzere çagrildiklari, ancak halen Savciliga basvurmadiklarindan ifadelerinin alinamadigi,

Yüksekova Cumhuriyet Bassavciligi'nin yaptigi hazirlik sorusturmasi sonucu saniklarin üzerine atili suçun TCK'nun 313. maddesinde anlatilan suça uymasi, bu suçlari kovusturma görevinin de 2845 sayili Kanunun 9. maddesi geregince Devlet Güvenlik Mahkemesi C.Bassavciliginin görev alanina girmesi nedeniyle görevsizlik karari vererek, Diyarbakir DGM C.Bassavciligina gönderilmesine karar verdigi, Yüksekova Çetesi diye tabir edilen, Tabur Komutani Binbasi M.Emin Yurdakul basta olmak üzere bazi askeri personel ile polis memurlari ve GK Koruculari hakkinda adam kaçirma ve öldürme, eroin ve silah kaçakçiligi gibi suçlarla ilgili olarak Diyarbakir Devlet Güvenlik Mahkemesi Bassavciliginca baslatilan tahkikatin devam ettigi incelenmistir.(Ek:170)

12- Komisyonun 27.3.1997 tarih ve 318 sayili yazisi üzerine; Diyarbakir Devlet Güvenlik Mahkemesi Bassavciliginin 28.3.1997 tarihinde gönderdigi 519 sayili cevabi yazi ve eklerinin incelenmesinde de;

a- Necip Baskin isimli sahsin fidye almak amaciyla kaçirilmasi olayi ile ilgili (9) Sanik hakkinda ``Cürüm Islemek için Tesekkül olusturmak, Tesekkül halinde para almak için Adam kaldirmak ve Tesekkül halinde birden fazla kisiyi öldürmeye eksik tesebbüs'' Suçlarindan Diyarbakir (1) Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde;

Sanik Kahraman Bilgiç hakkinda ``Devlet Hakimiyeti altindaki Topraklardan bir kismini Devlet Idaresinden ayirmaya yönelik silahli eylemde bulunmak ``Suçundan Diyarbakir (1) Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde, kamu davasi açildigi,

b- Bu olaylarla ilgili suçlanan iddianamede yazili olanlar disindaki saniklardan,

Piyade Binbasi Mehmet Emin Yurdakul, Piyade Yüzbasi, Nihat Yigiter, Piyade Yüzbasi Bülent Yetüt, Levz.Asb.Üst.çvs. Ali Kurtoglu, Yüksekova Belediye Baskani Ali ihsan zeydan, Yüksekova Et ve Balik Kurumu Müdürü Mustafa Koca, Korucu Ismet Ölmez, Korucu Kemal Ölmez, Korucu Cemal Ölmez, Korucu Hasan Öztunç, Polis Memuru Enver Çirak, Soför Oguz Baygünes, Itirafçi Kahraman Bilgiç'in tutuklu olduklari, 4.3.1997 tarihinde tutuklandigi belirtilen Albay Hamdi Pozraz'in degisen delil durumu ve ileride maduriyetine meydan verilmemesi için Diyarbakir 3. No'lu DGM Baskanliginin 27.3.1997 tarihli karari ile tahliye edildigi; Firari sanik Oguz Baygünes'in de giyabi tutuklanmasina karar verildigi,

c- Havar Kod adli Kahraman Bilgiç'in teslim olduktan sonra verdigi ifadeler üzerine haklarinda islem yapilan saniklarla ilgili Diyarbakir (4) Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1994/837 Esas Nolu Dava dosyasinda sürdürülen yargilama sirasinda Tanik olarak dinlenmesine karar verilen Kahraman Bilgiç'in 26.4.1995 tarihli Tutanakla öldügüne iliskin 2 Ekim 1995 tarihli Hakkari il jandarma Komutanligi çikisli yazisinda bahsedilen kisinin; aslen Suriye-TEBKA Köyü nüfusuna kayitli Fevzi oglu, Zelve'den olma 1975 dogumlu HAVAR (KK) Sirga Sirko oldugu,

d- Bir kisim Görsel ve yazili Basinda bir takim iddialarda bulunan Murat Ipek ve Murat Demir haklarinda Bassavciligimizin 1997/697 Hz. numarasinda sorusturma baslatilmis olup yakalanmalari için Diyarbakir Emniyet Müdürlügü ile Emniyet Genel Müdürlügüne müzekkereler yazilarak sonucun beklenmekte oldugu incelenmistir.(Ek:171)

13- Komisyonun 14.2.1997 tarih ve 227 sayili yazisi ile Jandarma Genel Komutanligi (Hakkari Il Jandarma Komutanligindan; Mardin Ömerli Kayagöze Köyü nüfusuna kayitli Resat-Gülperi oglu 1976 dogumlu Kahraman BILGIÇ'in hangi tarihte Komutanlikça yakalandiginin ve kendisinin hangi tarihten beri güvenlik hizmetlerinde kullanildiginin bildirilmesinin istendigi incelenmistir. (Ek:172)

14- Içisleri Bakanligi Jandarma Genel Komutanliginin 7 Mart 1997 tarih ve 56633 sayili cevabi yazida Kahraman Bilgiç'in;

a- Hakkari Ili Yüksekova Ilçe Jandarma Komutanliginca 22 Eylül 1996 tarihinde; 6136 sayili kanuna muhalefet, adam kaçirarak fidye istemek suçlarindan yakalandigi, hakkinda yasal islem yapilarak 22 Ekim 1996'da adli mercilere teslim edilerek tutuklandigi ve halen Diyarbakir Devlet Güvenlik Mahkemesinde yapilan yargilanmasinin devam ettigi,

b- Anilan sahsin, Jandarma tarafindan yakalanmadan önceki tarihlerde, Hakkari Ilinde Güvenlik Kuvvetlerine yer gösterme, kilavuzluk gibi faaliyetlerde yardimci oldugu, daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulmasi halinde konunun Olaganüstü Hal Bölge Valiliginden sorulmasi gerektiginin bildirildigi incelenmistir.(Ek:173)

15- Hakkari Il Jandarma Komutanliginda, Istihbarat Subay Vekili olarak görev yapan Jandarma Astsubay Hüseyin Oguz, 18 Ekim 1996 tarihinde Jandarma Genel Komutanliginda (Hakim Albay Sadrettin Aktas tarafindan alinan) ve 18 Subat 1997 tarihinde Komisyonu- muzda verdigi ifadelerde;

Hakkari ilinde istihbarat elemani olarak çalisan bazi korucularin PKK ile isbirligi yaptiklarini ve güvenlik güçleri hakkinda PKK örgütüne bilgi verdiklerini, bunun sonucunda bazi güvenlik güçlerinin PKK tarafindan pusuya düsürüldügünü farkettigini, (örnek olarak; Korucubasi Zeki KARATAS'in Rosat kod adli PKK militanina telsizle ``Eval, mecburen biz de sizden yanayiz'' dedigini ve ayni sahsin terörist gruplarina erzak götürdügünü duydugu,)

Ayrica; Hakkari'de devlet yanlisi görünen bazi kisilerin (ki bunlar itirafçi, korucu veya diger sivil kisilerin) bu konumlarini kullanarak çesitli sekillerde menfaat temin ettikleri, bazi kamu görevlilerinin, özellikle bazi polis ve asker kisilerin de onlarla isbirligi içinde menfaat temin ettiklerini, bu arada uyusturucu madde ve silah kaçakçiligina bulastiklari, ayrica masum vatandaslari kaçirarak fidye istedikleri öldürme suçlari islediklerini,

Yine Hakkari'de yetkili bazi Silahli Kuvvetler mensuplarinin ``Silahli Kuvvetlerin adi lekelenmesin'' gerekçesi ile anilan suçlara bulasan bazi görevliler hakkindaki suçlamalari örtbas egiliminde olduklarini iddia etmekte, buna örnek olarak da bizzat yasadigi, tanik oldugu ya da duydugu bazi olaylari anlatmaktadir.

Örnek olarak;

a-Hakkari Jandarma Komutanliginda görevlendirildiginde, çalisacagi odada daha önce çalismis J.Binbasi Ibrahim ISGÜDAR'a ait çekmecede biri 14'lü Saddam, digeri tanimadigi bir silah buldugunu, buna iliskin J. Astsb. Atilla ARAS ve Mehmet ismindeki bir erle tutanak tutarak imzaladiklarini, sonra tabancalari Albay Komutan Yardimcisi J.Yarb. Mesut KURU'ya, daha sonra da Il J.Al.Kom. Necati KILIÇKAYA'ya götürdügünü, O'nun emri ile tabancalari Kd.Bçvs. Arif ÖZKAN'a teslim ettigini, ancak Alay K.'nin Binbasi hakkinda hiçbir islem yapmadigini, yalnizca Merkez Karakol Komutanligi tarafindan ``buluntu silah'' olarak tutanak tutularak öylece Savciliga intikal ettirildigini, 20 Eylül 1997 tarihinde uyusturucu madde kaçakçiligi nedeniyle gözaltina alinan bazi kisileri sorgulamak üzere 10 günlügüne Yüksekova ilçesinde görevlendirildigini, ertesi gün Anavatan Partisi ilçe Baskani Tahir Baskin isimli sahsin, yegeni Necip Baskin'in kaçirildigini ihbar etmek üzere Jandarma Sinir Komutanligina basvurdugunu ve olayin tanigi olan Ilhan baskin'in eskal tarifi üzerine Dag Komanda Tugayinda barinan Kahraman Bilgiç adindaki itirafçidan süphelendiklerini ve sorgusuna basvurduklarini, bu konuda uzman olmasi nedeniyle sorguda bizzat bulundugunu ve adi geçenin ifadelerini tutanaga geçirdiklerini,

b- Kahraman Bilgiç'in tutanagini kendisinin de imzaladigi bu sorgusunda;

b-1) (5. maddede genis sekilde anlatilan olay hakkinda) Necip Baskin'i Korucu timbasi Mehmet Emin ERGEN, Korucular; Abdülkerim ÖZCÜK, Necmeddin HAZEYI, Osman ÖZPINAR, Osman ERGEN, Özel Harekat Polis Memurlari Fatih ÖZHAN, Yusuf Azmi AYDIN ve Abdülkadir BAYRAM ile birlikte planlayip kaçirdiklarini ve 200.000 mark fidye istediklerini, ayrica fidye ödemeye gelenlerle birlikte PKK ile çatisma süsü vererek öldürmeyi planladiklarini, ancak yakinlarinin jandarmaya sikayeti üzerine adi geçeni biraktiklari, (bu sahislarin önce Tahir ismindeki MHP Ilçe Baskani ile birlikte hayvan kaçirmayi planladiklari, daha sonra bundan vazgeçtikleri),

b-2) (K.BILGIÇ) Cebinden çikan ``Agustos ayinin 15'inden sonra ara'' notunun ve üzerindeki (05326154381) No'lu cep telefonunun daha önce Hakkari'de çalisan ve Ankara'ya tayin olan Çukurca Jan.Kom.Taburundan J.Ord. Astb. Yüce Karademir'e ait oldugunu, kendisi ile Çukurca'da tanistigini, adi geçen Astsubayin Ankaraya giderken, banka araçlarini soymak amaci ile 7 adet lav, 1 bomba atar, 1 RBK, 2 Kales, 2 tabanca ve 1 Uzi Marka tabanca götürdügünü, kendisi ile de irtibat kurmasi için bu notu ve telefonu verdigini, (Bu ifade üzerine daha sonra bu astsubayin evinde yapilan aramada bu silahlarin bulundugu ve mahkemeye verildigi, halen Van'da tutuklu oldugu)

b-3) Kemal Ölmez isimli sahis adina Yüksekovada ikamet eden Naci Düsünmez'e telefon ettigini, ``PKK'ya yardim ettigini, bu nedenle dostlari olan Özel Timde hakkinda islem yaptirmamak için 10 bin mark istedigini, bunun 3 bin markini kendisi (K.BILGIÇ) aldigini,

b-4) Abdullah CANAN'in kaybolmasi nedeni ile Yakup EDIS ve Burhan ÖLMEZ vasitasi ile önce Yakup Edis'in evinde, bilahare Hakkari Sener Otelde, Mehmet CANAN ve birkaç kisi ile görüstügünü ve Abdullah CANAN'in akibetini ögrenmek için Yakup EDIS'ten 5 bin mark aldigini, adam bulunursa 20 bin marka tamamlanacagini, paranin bin markini harcadigini, 4 bin markini koyun almasi için Burhan Ölmez'e verdigini, (K.Bilgiç, Diyarbakir DGM'de bu olayi dogrulamakta, ancak Burhan ÖLMEZ'e 3 bin mark verdigini söylemektedir.)

(Hüseyin OGUZ, Abdullah Canan olayi ile ilgili olarak, tutanakta olmamakla birlikte Kahraman Bilgiç'in sorgu sirasinda kendisine; ``M.Emin Yurdakul'un Abdullah Canan'i tabura aldirdigini, bir hafta sorguladigini, daha sonra beraberinde getirdigi ve üstegmen olarak tanittigi 2 itirafçiya öldürttügünü'' söyledigini, binbasinin adi geçince bu hususun tutanaktan çikartildigini, daha sonra bir gece Mehmet CANAN'i Jandarmaya gizlice çagirarak sikayetini aldigini ve K.BILGIÇ ile yüzlestirdigini, bu sirada da K, BILGIÇ'in hem sözkonusu parayi aldigini söyledigini, hem de ``Binbasi M.Emin YURDAKUL'un Abdullah AYDIN'i yol aramasinda aldirdigini `` söyledigini iddia etmekte,

H.OGUZ, Jandarma Genel Komutanligina verdigi ifade de ayni konuda; 1996 yili Ocak ayindaa bir operasyonda 3 çobanin öldürülmesi ile ilgili olarak, M.Emin Yurdakul'un Kahraman Bilgiç'e ``Oglum, biz Abdullah Canan'i nasil öldürdük, delil birakmadik, tanik olmasin diye üçüncü çibani da yok etmeniz lazim'' dedigini, bunun üzerine K.Bilgiç'in de M-16 silahiyla 3. çobani da öldürdügünü beyan etmektedir.

Ancak Kahraman Bilgiç, Diyarbakir DGM'de verdigi ifadede, ``Yüksekova Jandarmada böyle bir ifade vermedigini, zaten bu tarihte M.Emin Yurdakul'un tayininin çiktigini'' söylemekktedir.) (Ancak yapilan arastirmada M.Emin Yurdakul'un bu tarihte Yüksekova'da görevli oldugu, 1996 Haziran ayinda ayrildigi anlasilmistir.)

(Abdullah Caanan'in kaçirilmasi ile ilgili olarak bazi yayin organlarinda T.S.K. aleyhine çikan yayinlari incelemek üzere Tugay komutanliginca yapilan idari sorusturmada ifade veren Binbasi M.Emin Yurdakul 29.2.1996 tarihli ifadesinde ``Tugay Komutanligina çekilen mesaj geregi alinan bir ihbari teyit maksadi ile sadece askeri konvoy ve askeri malzeme aranarak herhangi bir malzemeye rastlanmadigindan 9.30 da kislaya dönüldügünü, arama faaliyetinin askeri konvoydaki askeri personelin aranmasina yönelik olup gözetim altina alinanin olmadigini'' belirttigi, tanik olarak ifadesi alinan diger askeri personel de ayni dogrultuda ifade kullanmislarsa da;

Hakkari Yüksekova C.Savciliginca konuyla ilgili olarak tanik sifatiyla ifadesi alinan Ahmet Koca isimli sahista 29.1.1996 tarihli ifadesinde özetle; ``Bahise konu olay günü Hakkariye giderken Keremaga Köprüsünü geçince pilank çesmesi civarinda 20- 30 kadar sivil arabinin hangi birlige ait oldugunu bilmedigi askeri personel tarafindan saat 9-10 siralarinda aramaya tabi tutuldugunu, Yüksekova'ya döndügünde de Abdullah Canan'in Hakkariye gittigini ve geriye dönmedigini duydugunu, ancak onun aranip aranmadigini bilmedigini'' belirttigi, buradan da aramanin sadece askeri araçlarla sinirli tutulmadigi anlasilmakta,

Iddialarin odak noktasini olusturan Yüksekova Tabur Kamutani M.Emin Yurdakul ise komisyona verdigi ifadede özetle; Itirafçi Kahraman Bilgiç'i operasyonlar disinda özel olarak kullanmadigini, buralarda da Tugay Komutaninin emri dogrultusunda hareket ettigini, Belediye Baskaninin hanimina silah verme, toz alma ve Abdullah Canan ile Agaçli Köyündeki 3 sahsin kaçirilip öldürülmesine yönelik iddialarin tamamen asilsiz ve Silahli Kuvvetleri yipratmaya yönelik oldugunu belirtmistir.)

(Ayni olayla ilgili olarak CHP Genel Merkezince görevlendirilen milletvekillerince hazirlanan raporda; Kahraman BILGIÇ'i kastederek, Tugayda görevli saçlari amerikan trasli bir kisinin ``Abdullah CANAN bizde, Yüksekova Tabur Komutani bu sahsi infaz etmemiz için bize verdi. Biz de hakkkindaki istihbaratlari degerlendirdik. Infazi engelleyecegiz, A.CANAN'in infazini önleyebiliriz.'' diyerek Mehmet CANAN'la 20 bin marka pazarlik yaptigi, bunun 12 bin markini aldigi, 8 bin markini da A.CANAN birakilinca verilmek üzere mutabakata varildigi, Ikinci kez Esat CANAN ve Musa ANIK da yanlarinda oldugu halde bu sahsin Mehmet CANAN'a ayni seyleri söyledigi, yani Abdullah CANAN'in kendilerinde oldugu ve kurtaracagini söyledigi, Esat CANAN'in bu konuyu Tugay Komutanina ve Valiye anlattigi, Tugay Komutaninin bir kaç gün sonra Esat CANAN'a ``Ben o sahisla görüstüm. o sizden para almak için bunu yapmis, sizden de 5 bin mark almis'' dedigi belirtilmektedir.)

(Ayni olayla ilgili olarak Esat CANAN da Komisyonumuza verdigi beyanda; CHP Raporunda anlatilan olayi, yani Kahraman BILGIÇ'in Mehmet CANAN'la Abdullah CANAN'in taburda olduguna iliskin konusmasini ve para alma olayini aynen terar etmekte ve binbasinin Abdullah CANAN'in arabasini dere yatagina ittigini iddia etmekte ve A.AYDIN'in cesedinin Bayramin 2. günü Jadarma tarafindan bulundugunu belirtmektidir.) b-5) Tabur Komutani Mehmet Emin YURDAKUL komutasinda Konuklu Köyünde yapilan bir operasyonda 13 kilo eroin ve 4 tabanca buldugunu, eroin sahiplerinin yakalandigi halde geceden birakildigini, tabancalarin üçünü tabur komutaninin götürdügünü, bir tabancayi Yüksekova Belediye Baskaninin karisina hediye ettigini,

b-6) M.Emin YURDAKUL'un taburunda çalisan ve kendisi ile samimi olan Ali ismindeki Astsubayin Izmir'de eroin ile yakalandigini, M.Emin Yurdakul'un ismini vermemesi için bu astsubayin ailesine bir miktar para (480 veya 580 milyon TL) gönderdigini, bu eroinin tahminen Çukurca Köyünde yakalanan eroin oldugunu,

b-7) Kurmay Baskani Hamdi POYRAZ'in Kemal ve Ismet ÖLMEZ ile bir Kuzey Irakliyi ve kendisini Çigli Köyüne gönderdigini, yolda güvenlik güçleri aramasin diye bir de not yazdigini, kendisinin askeri kogusta yattigini, K.Iraklinin Irak'a geçip, sonra geri döndügünü, ertesi günü Kemal ve Ismet'in elinde bir paket oldugu halde Hakkariye döndüklerini, bu paketi Hamdi POYRAZ'a teslim ettiklerini, pakette ne oldugunu bilmedigini, ama silah ve uyusturucu olabilecegini, ancak adi geçenlerin paketi jandarmanin görmesini istemediklerini, (K.Bilgiç DGM'deki ifadesinde, bu pakette ceviz ve bal olabilecegini ifade etmektedir.)

b-8) Çolak Hasan, Ismet ve Kemal Ölmez'in Kurmay Baskani araciligi ile beyanname yaptirip Irak'tan koyun getirip sattiklarini, b-9) Yüksekova Belediye Baskani A.Ihsan Zeydan Güvenlik Güçleri tarafindan arandiginda M.Emin Yurdakul'un bunu kendisine haber verdigini, O'nun da Yüksekova'dan kaçtigini, uzun süre gelmedigini,

b-10) Belediye Baskani Ali Ihsan Zeydan'in seçimlerden önce gösterdigi adamlarin yakalanip daha sonra M.Emin Yurdakul tarafindan para karsiliginda serbest birakildigini, bir seferinde M.Emin Yurdakul'un Belediye Baskaninin abisine (Mustafa Zeydan'a) ``Seni seçimlerde kazandiracagim, benim 5 milyarimi hazirla'' dedigini, M.Emin Yurdakul'un operasyonlar sirasinda, bazi köylüleri PKK'li olduklari gerekçesi ile gözaltina aldirdigini, bilahare Belediye Baskani Ali Ihsan Zeydan'in araya girmesiyle bu sahislarin 1000 mark karsiligi serbest birakildigini,

(Adi geçen Jandarmada verdigi ve tutanaga geçen ilk ifadesinde, para karsiligi serbest birakma konusuna deginmemis, ancak bir gün taburun bahçesinde Tabur komutani, A.Ihsan ZEYDAN, abisi ve kendisi otururken tabur komutaninin A.Ihsan ZEYDAN'a hitaben; ``Size seçimleri kazandiracagim. Benim bes milyarimi hazirla'' dedigini,

Kahraman Bilgiç, Diyarbakir DGM'de verdigi ifadede de; ``1995 yili sonlarinda yapilan genel seçimler öncesi su anda belediye baskani olan Ali Ihsan Zeydan (Dogruyol Partisinden) özellikle seçimlerde kendilerine oy verilmesini saglamak amaciyla tabur komutani Binbasi Mehmet Emin Yurdakul'dan kendilerine muhalif olan özellikle HADEP egilimli seçmenlerin görüslerini degistirmek amaciyla gözaltina alinmalarini istedigini, bu yönde bildigi kadariyla bir köyden 4-5 kisi gözaltina alindigini, bunun üzerine bu vatandaslarin yakinlarinin tabur komutani ile yakin iliski içerisinde oldugunu bildikleri Ali Ihsan Zeydan'in yanina giderek serbest birakilmalari için talepte bulunduklarini, bunun sonucuda bu kisilerin serbest birakildiklarini, ancak serbest birakilmalarinda herhangi bir sekilde para verilmesi olayi olmadigini, bu hususun dogru olmadigini, yapilan seçimde HADEP'in büyük bir çogunluga ulastigini, baraji asabilseydi, Hakkari'deki bütün milletvekillerini alacagini, ancak baraji asamadigi için milletvekili çikaramadigini, Ali Ihsan Zeydan'in amcasi olan Mustafa Zeydan'in milletvekili seçildigini belirtmistir.)

b-11) 1996 bahar aylarinda M.Emin Yurdakul komutasindaki askeri timlerle özel harekatçilarin Yüksekovanin bir köyünde yaptiklari bir operasyon sirasinda bir siginakta bol miktarda mark, dolar, Iran dinari (tümen) ve Türk Lirasi bulundugunu, bu olayla islem yapilmadigini, (Kahraman Bilgiç, Diyarbakir DGM'de verdigi ifadede, bu olayi kismen dogrulamakta, sözüedilen olayin Karli Köyünde oldugunu, bulunan paranin 200 mark ve isabet olarak parçalanmis az bir miktar Iran Tümeni bulundugunu, dolar ve Türk Parasi olmadigini, bunun tutanaklarinin da tutuldugunu)

b-12) (Kahraman BILGIÇ'in) Kemal Ölmez'in istegiyle Yüksekova'da Vahyettin ASLAN'dan ``örgüte yardim yapiyormussun'' diye tehditle para istedigini, sahsin Kemal ile kendisine 10'ar bin mark gönderecegini bildirdigini, ancak paranin gelmedigini,

b-13) Yüksekova sinir tabur komutani Yarbay Kamber OGUZ'un bir gün kendisine (K.BILGIÇ'e ) ``Sana gerekirse panzer veririm, gidecegin yere gidersin, sözde örgüt adina para toplarsin'' dedigini, o zaman bu olaylara girmedigi için kabul etmedigini,

c- Hüseyin Oguz, Kahraman Bilgiç'in anlattiklari disinda kendi arastirma ve duyumlarini da söyle siralamaktadir: c-1) Yüksekova'da market sahibi Fakin Mengeç'den tehdit edilerek para istendigi, kendisinin C.Bassavciligina dilekçe verdigi, dilekçenin Emniyete havale edildigi, bundan sonra tehdit edilmedigi, buradan tehditin polislerden geldigi kanaatina vardigi,

c-2) 1996 yili Eylül ayinda Tugay civarinda pusuya düsürülerek 2 astsubay 4 erin sehit edilmesi hadisesinde, astsubayin telsizle yardim istemesine ragmen yardim gönderilmedigini, operasyona da 2 gün sonra baslandigini, Tugaya 1-2 km mesafedeki Otluca Köyünden 5 yasinda çocuklar dahil bir çok insanin sözkonusu pusuda teröristlere yardim ettikleri gerekçesi ile Tugaya götürüldügünü, bunlardan 5 kisinin eline 5 kalesnikof verilerek tutanak tutuldugu ve bunlarin daha sonhra öldürüldügü, daha sonra bu köyün bosaltildigini ve köyden 2 bin koyunun Tugaya götürülerek kesildigini, bu olaylar üzerine daha önce devlet yanlisi olan bu köyden 24 kkisinin kirsala çikarak örgüte katildigini, böylece örgütün gücüne güç katildigini,

d- Tugayin ve Il Jandarmanin koyun, odun temin etmek gibi bütün ihalelerini; Çolak Hasan, Ismet ve Kemal Ölez'lere verildigini bunlardan Ismet Ölmez 3 yil önceye kadar otobüs muavinligi yaparken su anda Izmir Ödemis'te Salça ve Konserve Fabrikasi sahibi olduklarini, Çolak Hasan da hademe iken apartman insa ettirdigini, kisaca bu kisiler devletten yana görünerek, esrar, eroin ve silah kaçakçiligi yaptiklarini, bu isin içinde Kurmay Baskani Hamdi Poyraz'in da bulundugunu,

(Kendisinin Yüksekova Jandarma'da verdigi ilk ifade tutanaginda olmamakla birlikte Kahraman Bilgiç DGM'de soru üzerine verdigi ifadede bu durumu ÖLMEZ'lerle ilgili iddiayi dogrulamakta, hatta, bu kisilerin KASURAN asiretinin ileri gelenlerinden olduklarini, hem askerle, hem de polisle yakin dialog içinde olduklarini, bu konumlarini da kullanarak silah ve uyusturucu ticareti yaptiklarini herkesin bildigini, hem askere, hem polise hem de PKK'ya kaçak silah sattigini tahmin ettigini, su anda bu kisilerin çok zengin oldugunu, Izmir'de fabrikalarinin oldugunu ifade etmistir.)

e- Uyusturucu kaçakçiliginda Van'in bir merkez oldugunu, her tarafa sevkiyatin buradan yapildigini, Van'da bir kadinin uyusturucunun THC (Tetro Hidro Karnobilen), yani kalite kontrolünü yaptigini, Yüksekova'nin da uyusturucu imalinde ve Türkiyeye girisinde önemli bir merkez oldugunu, geçici köy korucularinin gümrüklerdeki akrabalari vasitasiyle sinirlardan geçis yapildigini, asiri para kazanma hirsi bulunan bazi güvenlik gücü mensuplarinin da uyusturucu naklini kendi arabalari ile sagladigini, çünkü bunlarin arabalarinin aranmadigini, özellikle istihbarat amaciyla Suriyeye gidip gelenlerin uyusturucu tasiyiciligi da yaptiklarini, en fazla asker ve polisin bulundugu Van ve Hakkkari yöresinde uyusturucu kaçakçiliginin da en fazla olmasinin nasil açiklanacagi, bu sebekenin TBMM'de de uzantisinin bulundugunu,

f- Hüseyin Oguz, komisyondaki beyaninda; ayrica evinde silah ve askeri malzeme bulunarak tutuklanan Yüce Karademir'i Van'a götürürken arabada kendisi ile konustugunu, bu konusmada Yüce KARADEMIR'in kendisine;

f-1) Hakkari Merkezde petrol istasyonu olan ve kendisinin de samimi oldugu Çukurcali ÇEKO ismindeki kisinin silah ticareti yaptigini, Çukurca Jand. Tabur Kom. kidemli Binbasi Cengiz YILDIRIM'in (Halen Yarbay olup Jandarma Gen.Kom. Sinir Kaçakçilik Sb. Müdürü ) kendisine (Yüce Karademir'e) 2 sifir kalesnikof, 1 M-16, bir 9 mm. 16'li Baretta verdigini, kendisinin de bunlardan 2 kalesnikofu halen Nigde Jandarma Komutani olan Albay Bayram AKDOGAN'a, bir M-16'yi da Hamdi Poyraz'a verdigini, (Hamdi Poyraz'in da bu silahi Kahraman Bilgiç'e verdigini),

f-2) Kendisinin (Yüce Karademir'in) Ramazan ismindeki astsubaya 75.000.000 TL karsiligi verdigini,

Hüseyin Oguz, J.Gn.K. verdigi ve Diyarbakir DGM'de tekrar ettigi ifadesinde; kendi arastirmalari sonucunda;

g- Binbasi M.Emin Yurdakul'un emrinde çalisan (1996 Temmuzunda Çorlu'ya tayini çikan) Yüzbasi Fethullah KARASU'nun Izmir çobançesmede 5 katli 270 m2 arsa üzerine 6 daire ve 2 dükkani oldugu, Izmir Asikkentte kardesleri ile birlikte dükkani oldugu, Van'daki uyusturucu kaçakçilarinin kendisine (Hakkariden Avanta Hayat) anlamina gelen 35 HAH 65 plakali kirmizi bir Toyoto araba hediye ettiklerini, ayrica bu sahsin ve esinin bankalarda 3-4 milyar nakit parasi oldugunu, bütün bu servetini Yüksekova'da görev yaptigi sirada gayri mesru yollardan elde ettigini, M.Emin Yurdakul'un mahiyetinde oldugundan birlikte faaliyette bulunduklarini, bu kisinin GATA'ya basvurarak malulen emekli olmak için ugrastigini, ancak henaz bunu basaramadigini,

h- (Jandarma Astsubay Ömer Koç'un ve Çukurca Jandarma Komutanligi Taburunda ikmal subayligina atanan astsubayin bildirdigine göre); Astsubay Yüce Karademir'in 1995 yilinda Jeneratörlerde kullanilan akaryakiti Van'da sattigini,

i- Halen Nigde Il J.K.'nda görevli Astsubay Kd.Üçvs. Metin Koç tarafindan 10 adet G-3 piyade tüfegi ve 30-40 bin adet kalasnikof mermisinin satildigini, (bu konuyu Astsubay Ömer Koç ve Yüce Karademir'in bildigi),

i- Ayni kisilerin ve ismini bilmedigi bir yüzbasinin silah kaçakçiligi yapan bir sahisla 750 milyon TL yüzünden anlasmazliga düstügü, bu yüzden bu sahsi öldürerek helikopterden Kuzey Irak'a attiklarini,

k- Üzümlü Karakolu Baskinindan sonra teslim olan biri Suriyeli, digeri Mardin'li 2 kizin Tugay'a getirildigini, sonra kaybolduklarini, halbuki Tugay'in gözaltina yetkisinin bulunmadigini ifade ettigi,

Hüseyin OGUZ, Kahraman BILGIÇ'in ifadesi alindiktan sonra Albay Ersan ALKAN, Yarbay Hami ÇAKIR'la birlikte J. Sinir Taburunda ``Olaylarin üzerine gidiyoruz'' imajini vermek ve halki devletin yanina çekmek için bir halk toplantisi yaptiklarini, bütün asiret reislerini çagirdiklarini, Yüksekova Belediye Baskani hariç bütün asiret liderlerinin bu toplantiya katildiklarini, bunlara kolonya ve çikolota ikram ettiklerini, halkin sikayetlerini dile getirdigini,

H.Oguz, K.Bilgiç'in ifadelerinin bir suretinin Basçavus Aydin'a, bir suretinin Taktik Alay Komutani Albay Ersin Alkan'a verildigini, 4 suretinin de saklandigini, Hakkari Il Jandarma Komutanligina mesaj çekildigini, Il J.A.Komutani Necati KILIÇKAYA'nin tepki göstererek ``Ulan Silahli Kuvvetleri mi hedef aldiniz, Ne haliniz varsa görün, Ben bu iste yokum'' dedigini,

Bunun üzerine Albay Ersan ALKAN'in konuyu bilen ilgililerle bir odada toplanarak;

``Bu isin açiga çikmasinin sonuçta Silahli Kuvvetlerin prestijini sarsacagini, yara alabilecegini'' söyliyerek, ne yapilmasi gerektigini sordugunu, bu arada Abdullah Canan'in PKK yanlisi olmasi nedeniyle öldürüldügü görüsünün ileri sürülerek ``PKK'lilari mi koruyacagiz, devleti mi koruyacagiz'' seklinde bir sorunun ortaya atildigi,

Toplantiya katilan Yarbay Hami Çakir'in ``Bu isten devlet zarar görecekse burada olayin kesilmesi'' yönünde görüs bildirdigini, daha sonra da ``Devleti düsünmeniz gerekir, böyle is olmaz, bu saatten sonra ben de yokum'' diyerek odadan çiktigini,

Kendisinin de ``M.Emin Yurdakul'un devlet yararina faaliyet gösterdigi süpheli, kendisi adam kaçirip para istiyormus'' dedigini,

Bundan sonra albay Ersan'in kendisini aradigini ve Kahraman'in yeniden ifadesinin alinmasini istedigini, kendilerinin de Kahraman Bilgiç'in yeniden ifadesini alarak olayi Necip Baskin olayi ile sinirlayarak adliyeye sevkettiklerini,

24 eylül 1996 günü Hakkari il Jandarma Isth.Sb.Müdürü Binbasi Abdullah Kaya'nin Yüksekova'ya sorgu için geldigini ve Yüce Karademir ile ilgili Kahraman Bilgiç'in genis sekilde ifadesini tesbit ettigini, kendisinin yazdigini,

Bu olaylar medyada çiktiktan sonra çok acele Il'e çagrildigini, Hakkari Il J.K.Ist.Sb.Md. Abdullah Kaya tarafindan bir suçlu gibi odasinin arandigini,

Bundan sonra kendisini gözaltinda gibi hissettigini ve esini aradigini, esinin de Milletvekili Mahmut Isik'i aradigini M.Isik'in da esinden telefon alarak kendisini aradigini,

Hüseyin Oguz'un Mahmut Isik ile itibati sonucu Jandarma Genel komutanligina çagrildigi ve 18.10.1996 tarihinde ifadesinin alindigi, bu ifaadenin 16.21.1996 tarihinde Diyarbakir DGM'ne gönderildigi, bunun üzerine Diyarbakir DGM'nin 30.11.1996 tarihinde Hüseyin Oguz'un tanik sifatiyla ifadesinin alindigi, adi geçen bu ifadesinde de, Genel Komutanliktaki ifadelerini aynen tekrar ettigi, (Ek:

Daha sonra DGM'nin 5.12.1996 günü Kahraman Bilgiç'in ifadesini aldigi, K.Bilgiç'in bu ifadesinde, 22-24 Eylül 1996 tarihinde Yüksekova Jandarma Bl. Komutanliginda verdigi ifadelerini çogunlukla kabul ettigini, Yüksekova Savciliginda verdigi ifadesini Polis Memuru Fatih Özhan'in psikolojik baskisi ve tehdidi ile verdigi ve yalan beyanda bulundugunu ifade ettigi,

Daha önce teferruatiyla anlatildigi gibi Kahraman Bilgiç'in ifadesinin alinmasindan sonra, Necip Baskin olayinin Ilçe Jandarma Komutanligi tarafindan yargiya intikal ettirildigi, Yüksekova C.Savciliginin 15.10.1996 gün ve 1996/117 sayili Görevsizlik Karari üzerine, davanin Diyarbakir DGM'ne intihal ettigi,

DGM'nce Necip Baskin'in kaçirilma olayina karisan itirafçi Kahraman Bilgiç, Korucular Abdülkerim özcük, Osman Özpinar, Necmeddin Hazeyi, Mehmet Emin Ergen, Osman Ergen ve Polis Memurlari Fatih Özhan, yusuf Azmi Aydin ve Abdülkadir Bayram'in tutuklandigi ve haklarinda Diyarbakir DGM Bassavciliginin 4.3.1997 tarih ve 1997/298 sayili iddianamesi ile dava açildigi,

Daha sonra Hüseyin Oguz'un ifadeleri dogrultusunda Yüksekova Çetesi olarak:

Kurmay Albay Hamdi POYRAZ, Piyade Binbasi Mehmet Emin YURDAKUL, Piyaade Yüzbasi Nihat YIGITER, Piyade Yüzbasi Bülent YETÜT, Levz.Asb.Üst.Çvs. Ali KURTOGLU, Yüksekova Belediye Baskani Ali Ihsan ZEYDAN, Yüksekova Et ve Balik Kurumu Müdürü Mustafa KOCA, Korucu Ismet ÖLMEZ, Korucu Kemal ÖLMEZ, Korucu Cemal ÖLMEZ, Korucu Hasan ÖZTUNÇ, Polis Memuru Enver ÇIRAK, Soför Oguz BAYGÜNES, Itirafçi Kahraman BILGIÇ isimli kisilerin tutuklandiklari, bunlardan 4.3.1997 günü tutuklanan Kurmay Alb. Hamdi POYRAZ'in 27.3.1997 günü serbest birakildigi incelenmistir.(Ek:225)

16- CHP Genel Merkezince görevlendirilen Milletvekilleri Ercan KARAKAS, Mahmut ISIK ve Mustafa YILDIZ'in Van ve Hakkari illerinde 7-9.3.1996 tarihleri arasinda yaptiklari gezi sonucunda hazirladiklari raporda komisyonumuzu ilgilendiren konularda Özetle; Yüksekova'da vatandaslarin Kaymakam, Jandarma, polis ve diger devlet kurumlari ile büyük sikintisinin olmadigi, bütün sikayetin orada bulunan Komando Taburuna, özellikle de Komutani M.Emin YURDAKUL'a yönelik oldugu, tüm faili mechul cinayetlerin bu sahistan kaynaklandigi, hatta bilgisi ve emri dahilinde yapildiginin israrla iddia edildigi,

Ayni Raporun bir baska maddesinde; Vali, Belediye Baskani ve Tugay Komutaninin halka güven verdigi, ama Tugay Komutaninin alt kkademesinde daha sert bir tutum gözlendigi,

Van-Hakkari Karayolu üzerindeki yol aramalarinin halkta bikkinlik meydana getirdigi, bu aramalarda uygun olmayan davranislarin sergilendigi, istihbaratin artirilarak yalnizca süpheli araçlarin halki potansiyel suçlu görmeyen görevlilerin kontrolünde aranmasi,Ayrica Köy korucularindan bir hayli sikayet alindigi,

Yüksekova gibi sorunlu yerlerde ileri teknik altyapiya sahip narkotik subeleri kurulmasi gerektiginin belirtildigi incelenmistir. (Ek:49)

17- Hakkari Eski Milletvekili Esat CANAN da konumuzla ilgili olarak 05.12.1997 tarihinde Komisyonumuza verdigi beyaninda; Abdullah CANAN, Mahir ve Eyüp KARABAG, Haci TEKNIK, Miktar ÖZEKEN, Semsettin YURTSEVEN, Münir SARITAS, Mehmet YASAR ve Nezir TEKÇI'nin Mehmet Emin YURTSEVER'in ekibi tarafindan öldürüldügünü iddia ettigi incelenmistir. (Ek:180)

18- VAN-TUR Otobüs Isletmesinin sahibi Senar ER'in Komisyonumuza verdigi 13.01.1997 tarihli beyaninda 1994 yilindan buyana fidye isteme olaylarinin yogunlastigini, Yüksekova'da herkesten para toplandigini, kendisinden de sabika kaydi için 5 bin mark istenildigini, en çok para alma isini korucularin yaptigi, Yüksekova'da insanlarin kendilerini güvenlik içinde hissetmediklerini, her an evden alinip götürülme korkusu içinde olduklarini, insanlarin bu nedenle isteyen herkese para vermek zorunda olduklarini, kendisinin fidye vermedigini, buna mukabil babasinin kaçirildigini, otobüslerinin yakilip kursunlandigini, YESIL, Ahmet DEMIR, Mahmut YILDIRIM adlariyla dolasan sahsin askerlerin içinde oldugunu, JITEM'ci olarak bilindigini, fakat bu sahsin sivil oldugunu, ancak yaninda birkaç kisi ve elinde telsizle dolastigini, devamli askerlerle birlikte oldugunu, bu sahsi herkesin sesinden tanidigini, Yesil'in kendisi ile de birkaç kez konustugunu ve bir defasinda kendisini ölümle tehdit ettigini, bugüne kadar Yüksekova'da çok fidye alindigini, örnegin Selim ISIK adli uyusturucu kaçakçisindan 750 bin mark fidye alindigini, kendi babasinin basina gelenlerden sonra fidye istendiginde herkesin gizlice gidip verdiklerini beyan ettigi incelenmistir.
Labradorr Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
susurluk
Konuyu Açan: Qrqaniq - Bölüm: Marmara Bölgesi - Tarih: 05-08-2008 03:53 AM
TBMM Susurluk Komisyonu Raporu 3.Bölüm
Konuyu Açan: Labradorr - Bölüm: Ergenekon - Tarih: 18-09-2007 12:15 PM
TBMM Susurluk Komisyonu Raporu 1.Bölüm
Konuyu Açan: Labradorr - Bölüm: Ergenekon - Tarih: 18-09-2007 12:07 PM
Susurluk sanığı Yaşar Öz gözaltında
Konuyu Açan: DeCCaL - Bölüm: Türkiyeden Haberler - Tarih: 06-08-2007 03:24 PM
Susurluk Dizi Oluyo
Konuyu Açan: @ŁŤ@íR™ - Bölüm: Televizyon Arşivi - Tarih: 17-02-2007 10:11 PM
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
2bölüm, komisyonu, raporu, susurluk, tbmm, tbmm susurluk

Konu Seçenekleri

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Forumun Mobil Arayüzü
Powered by vBulletin ® Version 3.7.5 Jelsoft Enterprises Ltd. 2006- 2014 © PcForumları

PcForumları Uyarı: Sitemiz forum sitesi olduğundan, gönderilen mesajlar incelenmeden ve onay almadan yayınlanmaktadır. Bu nedenle mesajlardaki yasadışı unsurların sorumluluğu mesajı gönderen kullanıcıya aittir. Yasadışı Mesajları burdan bildirebilirsiniz.Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.

PcForumları İçerikler: Malometre | Forum | Forumlar | Video Galeri | Etiketler | Yerli Diziler | Reklam Vermek İçin